Sudan nedir, Sudan ne demek
Sudan; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
"Sudan" ile ilgili cümle örnekleri
- "Teklif olunan antlaşma tadilleri pek sudan şeylerdi." - F. R. Atay
Sudan isminin anlamı, Sudan ne demek:
Kız ismi olarak; Su gibi güzel, berrak olan.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Bir grup sentetik, lipofilik, sentetik azo bileşiği. Mikroskobik olarak yağların ortaya konmasında kullanılır. Sudan III ve sudan IV gibi çeşitleri vardır.
İngilizce'de Sudan ne demek? Sudan ingilizcesi nedir?:
sudan
Sudan hakkında bilgiler
Sudan ya da resmî adıyla Sudan Cumhuriyeti ya da Kuzey Sudan, Afrika'nın en geniş 3. ülkesi. Başkenti Hartum'dur. Bir Doğu Afrika ülkesi olan Sudan kuzeyden Mısır, kuzeydoğudan Kızıldeniz, doğudan Etiyopya ve Eritre, güneyden Güney Sudan, batıdan Orta Afrika Cumhuriyeti ve Çad, kuzeybatıdan da Libya'yla çevrilidir. Nil nehri Sudan'ı Güney ve Kuzey Sudan olmak üzere ikiye ayırır. Hartum'un Rafediye bölgesi yakınlarında Beyaz Nehir ile Mavi nehir birleşir. Sudan'ın ortasından, dış ilişkilerinde kültürel, toplumsal ve ekonomik olarak büyük rol oynayan Nil Vadisi geçer.
İnsanların Sudan'da yaşamaya başlaması milattan önce 5000 yılına kadar uzanır. Yaklaşık 1886 milyon km2'lik yüzölçümü ile dünyanın en büyük 16. ülkesidir. Ülkenin, 2011 yılında Sudan ve Güney Sudan olarak ikiye ayrılmasından sonra yüzölçümü bakımından Afrika'nın en büyük ülkesi olma özelliğini Cezayir'e kaptırmıştır. Nüfus bakımından 30.9 milyonluk nüfusuyla dünyada 40. sıradadır.
Resmi dil ve eğitim dili Arapçadır. Halkın çoğunluğu Arapça bilmekle birlikte, çoğunluğun ana dili Arapça değildir, Nübyece, Beja, Fur, Nuban, Ingessana gibi diller konuşulur.
Resmi din İslam’dır. Halkın % 90'i Müslüman,geriye kalan kısım ise animizm ve Kıpti ve Ortodoks Hıristiyan mezhebine mensuptur.Müslümanların çoğunluğu Sünni ve Sünnilerin bir kısmı Şafii ve öbür kısmı da Maliki'dir.
Sudan ile ilgili Cümleler
- Bu bütün bir şey sudan bir mazeretti.
- O sudan ucuz.
- Kediler sudan nefret ederler.
- Sudan çık.
- Europa ve Enceladus'un, yüzeylerinin altında sıvı sudan oluşan bir okyanusa sahip oldukları düşünülmektedir.
- Senin sudan bahanelerini duymak istemiyorum.
- Sudan başka hiçbir şey görünmüyor?
- Sudan bir kurbağa çıktı.
- Sudan çıkmış balık.
- O, sudan bir mazeret.
- Küçük ve köhne bir kasabada yetişen Tom, büyük şehre yerleştiğinde sudan çıkmış balığa dönmüştü.
- Sudan’da geçen yıl, cinsel ilişki halinde yakalandığı keçi ile evlenmek zorunda bırakılan adam "dul" kaldı.
Sudan anlamı, tanımı:
Sudan bahane : Baştan savma, inandırıcı olmaktan uzak bahane.
Sudan cevap : Baştan savma, inandırıcı olmaktan uzak cevap.
Sudan sebep : Baştan savma, inandırıcı olmaktan uzak sebep.
Havadan sudan : Boş, önemsiz şeylerden.
Sudan çıkmış balığa dönmek : Herhangi bir sebeple ne yapacağını bilememek, çok şaşırmak.
Sudan geçirmek : Herhangi bir şeyi üstünkörü yıkamak. sabunlu çamaşırı durulamak.
Sudan tavuğu : Bir tür Beç tavuğu.
Sudan ucuz : Çok ucuz, bedava.
Sudanlı : Sudan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
Dibi görünmeyen sudan geçme : "bir işe girişirken her yönünü iyice araştır" anlamında kullanılan bir söz.
Elini sıcak sudan soğuk suya sokmamak : Hiçbir iş yapmamak.
Eşek sudan gelinceye kadar dövmek : Adamakıllı dövmek.
Keçesini sudan çıkarmak : Güç olan bir işi, durumu yoluna koyarak rahatlamak.
Savma : Savmak işi.
Uzak : Arada çok zaman bulunan. Eli, gücü veya hükmü yetişmez. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. İhtimali az olan. Yakın olmayan yer.
Cumhuriyet : Cumhuriyet altını. Milletin, egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimi.
Afrika : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.
Geniş : Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Bol (elbise). Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.
Ülke : Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge. Devlet. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket.
Başkent : Bir devletin yönetim merkezi olan şehir, hükûmet merkezi, başşehir.
Sudan alt-ırkı : Elevator ormanının kuzey bozkırları ve çayırlık bölgesinde yaşayan; çok koyu renkli deri, kıvırcık saç, uzun baş, geniş burun, kalın ve etli dudak, uzun boy (boyun yerel ayrılıklar gösterdiği olur) gibi özelliklerle ıralanan ve Zenci ırkına giren alt-ırk. a. bk. Bantu alt-ırkı, Nilot alt-ırkı.
Sudan boya deneyi : Dışkıda sindirilmemiş veya sindirilmiş yağ damlacıklarının varlığının araştırılmasında kullanılan bir boyama yöntemi.
Sudan bukalemunu : Pullu sürüngenler (Squamata) takımının, bukalemungiller (Chamaeleontidae) familyasından bir sürüngen türü. (Chamaeleon basiliscusı ): Pullu-sürüngenler (Squamata) takımının bukalemungiller (Chamaeleontidae) familyasından bir sürüngen türü.
Sudan çekirgesi : Yurdumuzun güneydoğu kesimlerine de üşüşerek, tarım bitkilerinde oldukça büyük yitiklere yol açan çekirge türü; çöl çekirgesi. Böcekler (Insecta) sınıfının düz kananatlılar (Orthoptera) takımından, hayatları tek tek ya da sürüler hâlinde yaşadıkları iki devreden meydana gelen, göç eden ve tarım alanlarına büyük zararlar veren bir eklem bacaklı türü. (zooloji) (Schistocerca gregaria) : Böcekler (İnsecta) sınıfının düzkanatlılar (Orthoptera) takımından bir eklembacaklı türü. Hayatları tek tek ya da sürüler halinde yaşadıkları 2 devreden meydana gelir. Göçederler ve zararlıdırlar.
Sudan çıkma : (coğrafya) (coğrafya) Deniz dibinin su üstüne yükselmesi.
Sudan otu : Sorgum.
Sudan siyah b yağ boyası : türü bakterilerin ve bakteri hücrelerindeki yağ vakuollerinin ortaya konmasında kullanılan bir boya. Yağ hücreleri siyah, bakteri hücreleri ise pembe renkte boyanır.
Sudanofili : Sudan boyasına karşı çekim merkezi oluşturan. Akyuvarların Sudan boyasıyla boyanan granüller içermesi durumu.
Diğer dillerde Sudan anlamı nedir?
İngilizce'de Sudan ne demek? : n. Republic of the Sudan, country in northeast Africa bordering the Red Sea; region in northern Africa
n. Sudan, Arab country in northern Africa
n. Sudan, Republic of the Sudan, country in northeast Africa bordering the Red Sea
Fransızca'da Sudan : le Soudan
Almanca'da Sudan : adj. sudanesisch, sudanisch
npr. Sudan
Rusça'da Sudan : adj. суданский
npr. Судан (M)
adj. незначительный, пустячный


Bu kısımda Sudan nedir? Sudan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sudan tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sudan hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.