Basket nedir, Basket ne demek

Basket; bir spor terimidir. kökeni ingilizce dilinden gelmektedir.

  • Basketbolda kazanılan sayı.
  • Basketbol

Basket hakkında bilgiler

Basketbol, elle idare edilen bir topla oynanan popüler bir takım oyunu ve spor dalı. Profesyonel basketbolda beşer kişilik iki takım, yerden yüksekliği 3,05 metre olan ve pota adı verilen, yere paralel konumdaki bir çemberden topu geçirerek, rakibinden daha fazla sayı yapmak suretiyle, onar dakikalık dört devreden oluşan maçı kazanmaya çalışır.

Basketbol, ABD'nin Massachusetts eyaletinde, Springfield Genç Hristiyan Erkekler Birliği (YMCA) Eğitim Okulunda beden eğitimi öğretmeni olan Kanadalı Dr. James Naismith tarafından 1891'de icat edilmiştir. Atlet ve beyzbolculara kış antrenmanı yaptırmak amacıyla geliştirilen bu oyunda amaç, tahtadan yapılmış altı kapalı şeftali sepetlerine futbol topunun sokulmasıydı. Sepet yaklaşık 3 metre yükseklikte duvara monte ediliyordu ve her sayıdan sonra top sepetten elle çıkarılıyordu. Zamanla sepetin altı çıkarıldı ve sayı olan ancak sepete takilan toplar bir değnekle itilerek çıkarılmaya başlandı.

Basketbol ilk olarak 7 kişilik iki takım arasında 20'şer dakikalık üç devre üzerinden oynanmıştır. Dr. Naismitih bu oyuna "sepet topu" anlamına gelen "Basket Ball" adını verdi. James Naismith'in basketbolu Mayas kabilesinin tlahiotenie oyunundan esinlenerek yarattığı düşünülür.

 

Basketbolun ünü, bulunmasından kısa bir süre ortaya çıktığı okulu aşarak bütün okullara, üniversitelere ve hatta semtlerde bulunan jimnastik salonlarına kadar yayılmıştır. Gençlerde bu spora karşı uyanan istek ve heyecanda kulüpleri basketbol şubeleri açıp takımlar kurmaya zorlamış ve böylece basketbol, Amerika'nın en popüler ulusal oyunu haline gelmiştir.

Basket ile ilgili Cümleler

  • Tom'un mükemmel top becerileri var, o yüksek seviyede basketbol oynayamayacak kadar çok kısa.
  • Sen bu takımın şu ana kadar sahip olduğu en kötü basketbol koçusun.
  • Sen ve arkadaşların bizimle basketbol oynamak ister misiniz?
  • Tom'un beden eğitimi öğretmeni Mary'nin basketbol antrenörüdür.
  • Basketbol ve masa tenisi gibi top oyunları genellikle kapalı alanda oynanır.
  • Ben hep profesyonel bir basketbol oyuncusu olmak istedim.
  • Ali ve Mary'nin ikisi de basketbol oynamaktan hoşlanırlar.
  • Ali televizyonda basketbol maçlarını izlemekten zevk alıyor.
  • Basketbolla karşılaştırıldığında, beyzbolun biraz yavaş ve sıkıcı olabileceği düşünülebilir.
  • Hem Mustafa hem de Mary basketbol oynamaktan hoşlanıyorlar.

Basket anlamı, tanımı:

 

Basketbol : Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu.

Basket yapmak : Basketbolda sayı kazanmak.

Basketbolcu : Basketbol oyuncusu, basketçi.

Basketçi : Basketbolcu. Basketbolcuya özgü.

Kazan : Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

İdare : Hoş görme, göz yumma. İdare kandili veya lambası. Yetinme. Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü. Yönetme, yönetim, çekip çevirme. Bir kurumun işlerini yürüten kurul. Bir kurum veya kuruluşun yönetildiği yer veya makam. Tutum.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Popüler : Herkesçe tanınan, bilinen. Halkın arasında yaşayan motiflere, ögelere yer veren, onlardan yararlanan, halkın zevkine uygun, halk tarafından tutulan.

Takım : Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Takım elbise. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Sigara ağızlığı. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.

Oyun : Kumar. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Hile, düzen, desise, entrika.

Spor : Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü. Çiçeksiz bitkilerde üreme organı. Kullanışı rahat, kolay olan. Bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme hücresi.

Sayı : Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet. Gazete, dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha. Bir spor karşılaşmasında taraflardan her birinin başarı derecesini gösteren nicelik, skor.

Diğer dillerde Basket anlamı nedir?

İngilizce'de Basket ne demek? : n. type of container used for carrying goods (usually made from interwoven straw, cane, wood, etc.)

n. basketball, ball game in which two opposing teams must try and score points by throwing the ball into their opponent's basket; sneakers, sports shoe

n. basketball

Fransızca'da Basket : basket-ball [le]