Basketball türkçesi Basketball nedir
- [#basket Basketbol].
- Basketbol alanında kullanılır.
- Sepettopu.
- Basket.
- Beşer kişilik iki takımla oynanan bir oyundur. her iki takımın amacı topu karşı takımın sepeti içine atmaktır.
- Basket topu.
- Basketbol topu.
Basketball ile ilgili cümleler
English: Ali can't dribble a basketball very well.
Turkish: Ali basket topunu çok iyi süremez.
English: Ali and his friends played basketball all afternoon.
Turkish: Ali ve arkadaşları bütün öğleden sonra basketbol oynadı.
English: Ali and his friends played basketball last weekend.
Turkish: Ali ve arkadaşları geçen hafta sonu basketbol oynadı.
English: Ali doesn't play basketball on Mondays.
Turkish: Ali pazartesi günleri basketbol oynamaz.
English: A basketball team consists of five players.
Turkish: Bir basketbol takımı beş oyuncudan oluşur.
Basketball ingilizcede ne demek, Basketball nerede nasıl kullanılır?
Basketball backboard : Skorbord.
Basketball coach : Basketbol antrenörü. Basketbol koçu. Basketbol oyuncularını eğiten kimse. Bir basketbol takımının lideri.
Basketball court : Her iki sonunda potalar olan dörtgen şeklinde saha (basketbol oynanması için tasarlanmıştır). Basketbol sahası. Basket sahası.
Basketball game : Basketbol oyunu. Her iki sonunda dikilmiş olan potalardan top geçirilen sahada oynanan bir ekip oyunu.
Basketball hoop : Basket potası. Basketbol potası.
American basketball league : Abd'deki profesyonel basketbol liglerinden biri. Amerikan basketbol ligi. Abl.
Basketball season : Basketbol sezonu.
Basketball shoes : Basketbol oynarken giyilmek için tasarlanmış ayakkabı. Basketbol spor ayakkabısı. Basketbol ayakkabısı.
Basketball team : Basketbol takımı. Aynı tarafta oynayan basketbol oyuncuları ekibi. Beraber oynayan basketbol oyuncuları grubu.
Playing court of basketball : Sepettopu alanı. Sepettopu oyununun oynandığı alan. bu alan kapalı bir salonda olduğu gibi açık havada da bulunabilir. dikdörtgen biçiminde, engelsiz sert bir yüzey olup çizgileri iç kenarlarından ölçüldüğünde, uzunluğu 26, genişliği ise 14 metredir.
İngilizce Basketball Türkçe anlamı, Basketball eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Basketball ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Act of throwing goal : Sayıya giden atış. Bir oyuncu, sayıya gidecek atış yaparken karşı takım oyuncularından biri tarafından engellenirse, bu sayıya giden atış olarak kabul edilir ve hakemler tarafından sapkıyı yapan oyuncunun takımı zararına 2 serbest atış cezası verilir.
Basket : Sayı. Küfe. Sepet. Pota. Basketbol çemberi. Sepet örgüsünden yapılmış şey. Balon sepeti. İnce kamış, söğüt dalı, hayıt, tel ve plastikten örme veya geçirme biçimiyle yapılandırılmış çeşitli biçimde oluşturulan yapıtlar olup genellikle iç sularda kullanılan, balığın içerisine girmesini sağlayan bir kapısı veya huni biçiminde bir giriş yeri bulunan, içine çekici yem konan, balıkların bir kez girdikten sonra çıkamayacağı biçimde yapılandırılmış tuzaklar. Sele.
Double hand pass : Bir oyuncunun, topu, yakınındaki takım arkadaşına iki eliyle tutarak aktarması. Çift elle top aktarma. Çift elle pas verme.
Border lines : Kenarlık çizgileri. Sınır çizgisi. Sınır hattı. Sınır çizgileri. Oyun alanını sınırlayan 26 metre uzunluğundaki karşılıklı çizgiler. oyun bu sınırların içinde oynanır. sınır çizgileri, dip çizgileriyle oyun alanını dört yandan kuşatır. Kenar çizgisi. İki ülke arasındaki sınırı işaretleyen hat.
B ball : (gayriresmi) karşı karşıya olan iki takımın rakip takımın potasına topu sokarak sayı elde etmeye çalıştığı top oyunu.
Tap off : Hava atışııyla maçı başlatmak. Dağıtım kutusu.
Bounce pass : Yere çarptırılarak verilen pas. Zıplatarak aktarma. Yerden pas. Yerden sektirilerek atılan pas. Topun, savunma oyuncusuna kaptırılmadan zıplatılarak takım arkadaşına aktarılması. Baunspas dediğimiz.
Bordered zone : Sınırlı bölge. Dip çizgileri, serbest atış çizgileri ve dip çizgilerinin orta noktalarına 3 metre uzaklıktan başlayıp, bu çizgilerle serbest atış çizgilerini birleştiren çizgilerin sınırladığı alan.
End lines : Dip çizgisi. Oyun alanının çember yönüne rastlayan sınırını belli eden karşılıklı çizgiler. Dip çizgiler.
Rebound : Rezonans. Tepki. Oyuncuların, çember altında topu kapmak için yaptıkları zıplama hareketi. bu, özellikle çarpma tahtasına çarpıp geri gelen toplar için yapılır. Geri gelme. Yankı. Geri sekmek. Uzanış. Sekmek. Yankılanmak.
Basketball synonyms : court game, basketball equipment, professional basketball, basketball shot, basketball play, back court, centre point on side lines, ball, drag dribble, basketballs, basketball game, tip off, dead bali, backboard, baskets, half, dead ball, hoops, double foul, charged time out.

Bu kısımda Basketball kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Basketball ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Basketball anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Basketball ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.