Basketballs türkçesi Basketballs nedir
Basketballs ingilizcede ne demek, Basketballs nerede nasıl kullanılır?
Basketball backboard : Skorbord.
Basketball coach : Basketbol koçu. Bir basketbol takımının lideri. Basketbol antrenörü. Basketbol oyuncularını eğiten kimse.
Basketball court : Basket sahası. Basketbol sahası. Her iki sonunda potalar olan dörtgen şeklinde saha (basketbol oynanması için tasarlanmıştır).
Basketball game : Her iki sonunda dikilmiş olan potalardan top geçirilen sahada oynanan bir ekip oyunu. Basketbol oyunu.
Basketball hoop : Basketbol potası. Basket potası.
Basketball player : Basketbol oyunu oynayan kimse (özellikle de profesyonel olarak). Basketbolcu. Basketbol oyuncusu. Basketçi.
Basketball : Basketbol. Sepettopu. Basket. Basket topu. Beşer kişilik iki takımla oynanan bir oyundur. her iki takımın amacı topu karşı takımın sepeti içine atmaktır. Basketbol topu.
Basketball team : Basketbol takımı. Beraber oynayan basketbol oyuncuları grubu. Aynı tarafta oynayan basketbol oyuncuları ekibi.
Basketball shoes : Basketbol spor ayakkabısı. Basketbol oynarken giyilmek için tasarlanmış ayakkabı. Basketbol ayakkabısı.
Playing court of basketball : Sepettopu alanı. Sepettopu oyununun oynandığı alan. bu alan kapalı bir salonda olduğu gibi açık havada da bulunabilir. dikdörtgen biçiminde, engelsiz sert bir yüzey olup çizgileri iç kenarlarından ölçüldüğünde, uzunluğu 26, genişliği ise 14 metredir.
İngilizce Basketballs Türkçe anlamı, Basketballs eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Basketballs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ball : Top yapmak. Misket. Top. Gülle. Masatopuna özgü, sellüloitten yapılmış, donuk ak renkte, çevresi 11,43 -12,06 cm. arasında, ağırlığı 2,40-2,53 gr. arasında olan yuvarlak. Sepettopu oyununda, oyuncuların sayı yapmak için kullandıkları küre biçimindeki oyun aracı. deri, sentetik bir nesne ya da lastik bir kılıf ile kaplı ve içi hava dolu bir lastik balon olup, çevresi en az 75 santim, ağırlığı ise en az 600, en çok 650 gramdır. 1.80 metre yükseklikten tahta bir alana bırakıldığı zaman en az 1.20, en çok 1.40 metre yüksekliğe zıplayacak biçimde basınçlı hava ile şişirilmiştir. Bilye. Fişek atmak. Yuvar. Tenis, masa tenisi, basketbol alanlarında kullanılır.
Rebound : Uzanış. Çarpıp geri sıçramak. Çarpıp geri gelmek. Sekmek. Yansıma. Yankılanmak. Oyuncuların, çember altında topu kapmak için yaptıkları zıplama hareketi. bu, özellikle çarpma tahtasına çarpıp geri gelen toplar için yapılır. Sekme. Geri gelme. Yansımak.
Tip off : İhbar etmek. Tiyo vermek. Uyarmak. Çıtlatmak. Sır vermek. Herkesin bilmediği bir haber vermek. Gammazlamak. İspiyonlamak. Tüyo vermek. Gizli bilgi vermek.
Half : Yarı. Buçuk. Hemen hemen. Ara. Yarı yarıya. Kısmen. Devre. Nısıf. Yarım. Neredeyse.
B ball : (gayriresmi) karşı karşıya olan iki takımın rakip takımın potasına topu sokarak sayı elde etmeye çalıştığı top oyunu.
Basketball game : Her iki sonunda dikilmiş olan potalardan top geçirilen sahada oynanan bir ekip oyunu. Basketbol oyunu.
Baskets : Zembil. Sepet örgüsünden yapılmış şey. Pota. Sepet. Sayı. Küfe. Çember (basketbol).
Tap off : Dağıtım kutusu. Hava atışııyla maçı başlatmak.
Hoops : Basketbol oyunu (argo terim).
Basketball : Beşer kişilik iki takımla oynanan bir oyundur. her iki takımın amacı topu karşı takımın sepeti içine atmaktır.
Basketballs synonyms : basketball shot, basketball play, basketball equipment, court game, professional basketball.

Bu kısımda Basketballs kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Basketballs ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Basketballs anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Basketballs ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.