Renkli nedir, Renkli ne demek

Renkli; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Renkli" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Masallar folklor bakımından da türkülerden daha seyyal ve ekseriya daha renkli olurlar." - A. H. Çelebi
  • "Renkli bir politikacı."
  • "Havaya renkli fişekler atıyordu." - P. Safa

Yerel Türkçe anlamı:

Çeşitli.

Renkli tanımı, anlamı:

Renkli basın : Boyalı basın.

Renkli devrim : Eski Sovyet coğrafyasında Batı'dan destek alan iktidar değişikliği, kadife devrim.

Renkli film : Renkleri yansıtan film.

Renkli işitme : Ses duyumu sırasında göze birtakım renklerin görünmesi durumu.

Renkli televizyon : Renkleri olduğu gibi ekrana yansıtan televizyon sistemi veya aleti.

Tek renkli : Yalnız basit bir renk veren (ışık). Tek rengi olan.

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.

Renklilik : Renkli olma durumu.

Beyaz : Beyaz ırktan olan kimse. Bu renkte olan. Beyaz zehir. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Ak, kara, siyah karşıtı.

Neşe : Hafif sarhoşluk, çakırkeyif olma. Mutlu olmaktan doğan ve dışa vurulan sevinç, şetaret.

 

Canlı : Canlı yayın. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Güçlü, etkili. Canı olan, diri, yaşayan.

Çekici : Alımlı. Kaza veya arıza yapan, yanlış yere park eden aracı belli bir yere götürmek için kullanılan taşıt.

İlginç : İlgi uyandıran, ilgi ve dikkat çekici olan, enteresan.

Çarpı : Birbiriyle çarpılan iki sayı arasına konulan işaret: "a x b" veya "a . b", "a çarpı b" diye okunur. Kaba sıva, çarpma sıva.

Nitelik : Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite. Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet.

Neşeli : Sevinçli, keyifli, şen, pürneşe. Sevinçli, keyifli, şen bir biçimde.

İlgi : Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.

 

Renkli alıcı : Renkli televizyon yayınlarını gerçekleştiren alıcı.

Renkli almaç : Renkli televizyon yayınlarının izlenebilmesini sağlayan almaç.

Renkli almaç ışıtacı : Elektron topunun sayısı, görüntülük iç çeperinin yapısı, elektron topu ile görüntülük arasında yer alan elek ya da renk ızgarasıyla siyah-beyaz almaç ışıtacından ayrılan renkli almacın ışıtacı.

Renkli ayar resmi : Ayar resminin renkli yayınlarda kullanılan, renkle ilgili ayarların yapılabilmesini sağlayacak bilgilerin yer aldığı çeşidi.

Renkli baskı : (Resim) Birden çok renkli baskıresim.

Renkli benek : Üçlü beneği oluşturan beneklerden her biri.

Renkli benekli kısa tüylü kedi : Amerika’dan köken alan, Siyam ırkı melezi olan, kulaklarının üst kısımları yuvarlak ve dikkat çekici genişlikte, gözleri iri badem şeklinde, tüyleri kısa yumuşak, sağlıklı ve üzeri uzun çizgili, rengi açık tek renklerinin yanı sıra benekli ve karışık renkli de olabilen, genellikle çikolata, kırmızı, mavi - krem tonlarında, yaşı ilerledikçe çizgileri giderek artan ve rengi koyulaşan, gözleri derin ve koyu mavi renkli, meraklı, hareketli ve sahibini eğlendirmekten büyük zevk alan, zeki, akılcı ve mantıklı, kısa tüylü kedi ırkı.

Renkli boş film : Renkli film çeviriminde kullanılan, özel duyarkatlı, henüz alıcıda kullanılmamış film.

Renkli cisim : Tayfsal geçirme ya da tayfsal yansıtma çarpanı dalga boyu ile değişen cisim.

Renkli emaye : Belirli bir rengi olan emaye.

Renkli ile ilgili Cümleler

  • O, parlak renkli kuşlar, çiçekler ve yapraklar gördü.
  • Meri ne yaptı aptal renkli gözlü sarışın bir çocuğa tutulup salya sümük ağladı.
  • Tom'un köpeği beyaz renklidir.
  • Renkli kalemlere ihtiyacım var.
  • Jale bir çift çok renkli çorap ördü.
  • Çin ve Tibet dağlarında yaşayan siyah ve beyaz renkli ayılara "panda" denir.
  • Ali bugün mavi renkli bir kazak giyiyor.
  • Jale'nin çok renkli tırnakları var.
  • Renkli gömleğiniz gerçekten dikkat çekiyor.

Diğer dillerde Renkli anlamı nedir?

İngilizce'de Renkli ne demek? : adj. colored, coloured [Brit.], colorful, colourful [Brit.], hued, lithochromatic, painted, staining, stirring

suff. hued

Fransızca'da Renkli : coloré/e, truculent/e

Almanca'da Renkli : adj. bunt, farbenfreundich, farbig

Rusça'da Renkli : adj. цветной, яркий, красочный, образный