Lemons türkçesi Lemons nedir
- Değersiz şey.
- Limon.
- İşe yaramaz kimse.
Lemons ile ilgili cümleler
English: Oranges are sweeter than lemons.
Turkish: Portakallar limonlardan daha tatlıdır.
English: If life gives you lemons, make lemonade.
Turkish: Hayat sana limonlar veriyorsa, limonata yap.
English: These lemons are fresh.
Turkish: Bu limonlar çok taze.
English: If life deals you lemons, make lemonade.
Turkish: Hayat sana limonatalar veriyorsa, limonata yap.
English: Oranges signify a happy love, while lemons - an unrequited one.
Turkish: Limonlar karşılıksız bir aşk anlamına gelirken portakallar mutlu bir aşk anlamına gelir,
Lemons ingilizcede ne demek, Lemons nerede nasıl kullanılır?
Lemons market : Limonlar piyasası. Alıcının malı kullanmadan önce kalitesi hakkında bilgiye sahip olamadığı, kalite farkının gözlenemediği malların alınıp satıldığı ve alıcılar arasındaki aşırı rekabetin düşük kaliteli malların fiyatını yükselttiği piyasa olup, bu tür ikinci el araba piyasasını adlandırmak için g. akerlof tarafından kullanılan kavram. krş. bakışımsız bilgi, ters seçim.
Lemon balm : Melissa. Oğul otu. Oğulotu. Limonotu. Melisotu. Acem otu. Kovanotu. Limon otu. Melisa.
Lemon butter : Limon yağı.
Lemon dab : Dere pisisi.
Lemon drop : Limon şekeri.
Lemon soda : Limonlu gazoz.
Lemon peel : Limon kabuğu.
Lemon squezzer : Limon sıkacağı.
Lemon squash : Limon şurubu. Limonata. Yeni sıkılmış limon suyu. Sıkılmış limon suyu. Limonata konsantresi.
Lemon sole : Kızıldil. Bir tür dilbalığı. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, yanyüzergiller (pleuronectidae) familyasından bir balık türü.
İngilizce Lemons Türkçe anlamı, Lemons eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lemons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Incubus : Sıkıntı. Al basması. Kabus. Kabus gibi şey. Ağır yük. Karabasan.
Succubus : Sukkubus. Şeytan.
Damn : Lanetlenmek. Lanetlemek. Mahvetmek. Lanet. Küfretmek. Lanet etmek. Suçu yüklemek. Ah etmek. Mahkum etmek. Beddua.
Cheeseparings : Cimri. Hesapçı. Hesapçı kimse. Pinti.
Bullshits : Boş şey. Deli saçması. Saçmalamak. Zırvalamak. Saçmalık. Palavra sıkmak. Zırva. Boş laf. Saçma.
Lemon : Limonlu. Moloz. Limon rengi. Hıyarağası. Limon ağacı. Turunçgiller (rutaceae) familyasından, ülkemizin akdeniz ve ege bölgeleri'nde yetiştirilen, c vitamini bakımından oldukça zengin meyveleri olan her dem yeşil bir bitki.
Bawbee : Eski bir iskoç bozuk parası. Yarım peni bozuk para. Küçük değerde olan şey.
Lown : Budala. Ahmak.
Dross : Metal yüzünde oluşan cüruf. Süprüntü. Artık. Değersiz şeyler. Posa. Cüruf. Dışık. Kül curuf. Maden posası.
Falderal : Değersiz süs. Boş laf. Süs. Manasız nakarat. Önemsiz şey.
Lemons synonyms : citrous fruit, citrus limon, dibbuk, succuba, lemon tree, lemon rind, daimon, never do well, citrus fruit, citric, bunkum, wastrels, basket case, citrus, scally, buncombe, dud, grunge, daemon, lemon peel, fiend, loon, wastrel, evil spirit, devil, dybbuk, bunkums, cheeseparing, damns, lame duck, bullshit, loons, bauble.
Lemons zıt anlamlı kelimeler, Lemons kelime anlamı
Sweet : Verimli. Tat. Şeker. Yumuşak başlı. Lezzetli. Tatlı (yemeğin sonunda yenilen). Melodik. Tatlılık. Güzel koku. Şekerli.
Lemons antonyms : natural object.

Bu kısımda Lemons kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lemons ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lemons anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lemons ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.