Sweet türkçesi Sweet nedir

  • Cici.
  • Şekerli.
  • Kolay.
  • Verimli.
  • Rahat.
  • Şeker.
  • Tatlı (yemeğin sonunda yenilen).
  • Tatlılık.
  • Şekerleme.
  • Asitsiz (mineral).
  • Hoş.
  • Tat.
  • Güzel.
  • Güzel koku.
  • Şirin.
  • Tatlı.
  • Tatlı şey.
  • Mis gibi.
  • Sevgili.
  • Yumuşak başlı.
  • Ahenkli.
  • Zevk.
  • Kükürtsüz (benzin vb.).
  • Sevimli.
  • Nazik.
  • Lezzetli.
  • Melodik.

Sweet ile ilgili cümleler

English: All the sweet talk was just a ruse to get her into bed.
Turkish: Bütün o tatlı sözcükler yalnızca onun yatmasını amaçlayan bir hileydi.

English: Good night and sweet dreams.
Turkish: İyi geceler ve tatlı rüyalar.

English: Because you're a sweet and lovely girl.
Turkish: Çünkü sen tatlı ve güzel bir kızsın.

English: Betty has a sweet voice.
Turkish: Betty'nin tatlı bir sesi var.

English: Ali offered me a very sweet deal.
Turkish: Ali bana çok tatlı bir anlaşma önerdi.

Sweet ingilizcede ne demek, Sweet nerede nasıl kullanılır?

Sweet almond : Tatlı badem.

Sweet and sour : Tatlı ekşi. Şeker.

Sweet basil : Tatlı fesleğen. Fesleğen. Reyhan.

Sweet bay : Defne.

Sweet cherry : Kiraz ağacı.

Sweet enough : Yeterince tatlı.

Sweet chestnut : Yenebilen kestane. Kestane. Tatlı kestane.

Sweet fanny : Hiçbir şey.

Sweet face : Güzel yüz.

Sweet clover : Sarı yonca. Kokulu yonca. Taşyoncası.

İngilizce Sweet Türkçe anlamı, Sweet eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Sweet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Darlings : Cicim. Tonton. Can. Nonoş (argo terim). Çekici. Canım. Ciğerpare.

Catnaps : Tavşan uykusu. Şekerleme yapmak. Kestirme. (uyku) kestirmek. Kısa hafif uyku.

Fertilized : Aşılamak. Döllemek. Döllenmiş. Gübreli. Gübrelenmiş. Verimli kılmak. Gübrelemek. Verimli kılınmış.

Open and shut : Açıkta. Ortada. Aşikar. Kolay çözümlenebilir. Gün gibi ortada. Kolayca yapılan.

Gustation : Gustasyon. Tadında olma. Tatma. Tadına bakma.

Readier : Razı. Apiko. Amade. Becerikli. İstekli. Hazırlamak. Her günkü. Hızlı. Müsait. Hazır para.

Beauteous : Dilber.

Delightfulness : Hoşlanma. Eğlenme. Zevklilik. Keyiflenme. Mutluluk. Hoşluk.

Kind : Sevecen. Müşfik. Çeşit. Yürekten. Cins. Candan. İyi kalpli. Yardımsever.

Affability : Hoşluk. Naziklik. Nezaket. Sokulganlık.

Sweet synonyms : dear, good tempered, prettier, balm, flavoured, fertile, canny, concubines, copious, cuddly, above water, candied, aroma, cadillacing, brittles, songful, cuddlesome, has a good taste, delicious, sweeter, at ease, congruous, at peace, amusement, fun, daintier, savor, candying, cushy, cheap, full bodied, ecstasies, honeys.

Sweet zıt anlamlı kelimeler, Sweet kelime anlamı

Sour : Bozulmak. Mayhoş. Zehir olmak. Süt kesilmek. Hayatı zehir olmak. Kesilmek. Surat asmak. Somurtmak. Bozmak. Ekşimek.

Sugarless : Şekersiz.

Tasteless : Zevksiz. Lezzetsiz. Yavan. Kabak. Tadı olmayan. Tatsız. Uygunsuzluk. Yavan (yemek). Tadı tuzu yok. Tat alma yeteneği olmayan.

Sweet antonyms : hateful.

Sweet ingilizce tanımı, definition of Sweet

Sweet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which is sweet to the taste. Having an agreeable taste or flavor such as that of sugar. As, a sweet beverage. Sweet fruits. To sweeten. Used chiefly in the plural. Opposed to sour and bitter. Sweet oranges. Sweetly. Saccharine.