Damn türkçesi Damn nedir

Damn ile ilgili cümleler

English: Close the damn door!
Turkish: Şu lanet kapıyı kapat!

English: Just do it, god damn it.
Turkish: Sadece onu yap, Allah kahretsin.

English: I'd do any damn thing for you.
Turkish: Ben sizin için herhangi bir lanet şeyi yapardım.

English: I don't give a damn what people think about me.
Turkish: İnsanlar hakkımda ne düşünüyor zerre umrumda değil.

English: If countries were named after the words you first hear when you go there, England would have to be called Damn It.
Turkish: Ülkeler oraya gittiğinde ilk duyduğun kelimelerle isimlendirilse, İngiltere'ye Damn it denilmek zorunda olacaktı.

Damn ingilizcede ne demek, Damn nerede nasıl kullanılır?

Damn all : Hiçbir bok. Hiçbir şey.

Damn him : Lanet olsun. Allah belasını versin. Canı cehenneme.

Damn it : Kahretsin. Kahrolsun. Allah kahretsin. Lanet olsun. Lanet olası. Allah belasını versin. Kahrolası.

Damn well : Çok iyi. Kesinlikle. Pekala. Şüphesiz.

Damn with faint praise : Över gibi yapıp eleştirmek. (birini) isteksizce övmek. (birine) isteksizce alkış tutmak.

Damnable : Lanetli. Nefret edilen. Melun. Sıkıcı. Lanet olası.

 

Damn you : Allah seni kahretsin. Allah belanı versin. Kahrolası.

Nobody gives a damn : Burada konuşulacak kimse yok. Hiç kimsenin umurunda değil. Hiç kimse ilgilenmiyor.

Damnability : Lanetlenmeye layık olma. İğrenç olma. Lanetli olma.

God damn it : Allah kahretsin!. Lanet olsun.

İngilizce Damn Türkçe anlamı, Damn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Damn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Execrate : Nefret etmek. İğrenmek. Bela okumak.

Convicts : Hükümlü. Mahkum. Yargılı. Kabullendirmek. Hüküm giydirmek. Suçunu ispat etmek. Suçlu bulmak. Suçlu çıkarmak. Suçlandırmak.

Call forth : Meydan vermek. Gün ışığına çıkarmak. Neden olmak. Kullanmak. Çıkarmak. Ortaya çıkarmak. Yol açmak. Sarfetmek.

Curst : Beddua edilmiş. Lanetli.

Be ruin of somebody : Sonu olmak.

Blasphemes : Allah hakkında kötü konuşmak. Küfretmek (dine). Saygısızlıkta bulunmak. Dinsel konularda saygısızca konuşmak. Dine küfretmek. Kutsal şeylere saygısızlık.

Beggaring : Yoksullaştırmak. Herifçioğlu. Çapkın. Dilenci. Fakirleştirmek. Gerektirmek. Sefalete düşürmek. Dilenciye çevirmek. Kerata.

Bankrupts : Çökertmek. Borcunu ödeyememiş. Müflis. Batkın. İflas etmiş. İflas etmiş kimse. İflas. İflas ettirmek. Batırmak.

Darns : Örmek (kumaş vb). Yamamak. Örüp onarmak. Örerek onarmak. Yama örgü. İğneyle örerek onarmak. Bela okumak. Örülerek onarılmış delik.

Abuse : Kötüye kullanmak. Kötü davranmak. Doğru olmayan bir şekilde kullanmak. Tecavüz etmek. Sövüp sayma. Yolsuzluk. Suistimal etmek. Giydirmek. Kötü emellerine alet etmek. Suiistimal.

Damn synonyms : anathemise, blaspheme, imprecations, bankrupting, sighs, stir, blackguards, imprecate, cussword, bedamn, convict, bunkums, blew, cuss out, cursed, bring up, buncombe, damnation, bunkum, doom, put the blame on, beshrews, incriminate, groan, bawbee, bankrupt, condemn, condemns, arouse, bullshit, barbarized, curse, call down.

 

Damn zıt anlamlı kelimeler, Damn kelime anlamı

Blessed : Kutlu. Allah'ın. Bereketli. Huzurlu. Mutluluk veren. Mutlu. Kutsanmış. Kutsal. Mübarek.

Bless : Dua etmek. Takdis etmek. Hayırdua etmek. Kutsal saymak. Kutsamak. Şükretmek.

Damn ingilizce tanımı, definition of Damn

Damn kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To declare guilty. To adjudge to punishment. To condemn. To censure. To invoke damnation. To sentence. To doom. To curse.