Blessed türkçesi Blessed nedir

Blessed ile ilgili cümleler

English: I feel blessed.
Turkish: Ben kutsanmış hissediyorum.

English: I am blessed with good health.
Turkish: Ben iyi sağlık için kutsandım.

English: It is more blessed to give than to receive.
Turkish: Vermek almaktan daha hayırlıdır.

English: I am so blessed!
Turkish: Çok huzurluyum.

English: The priest blessed the newly built church.
Turkish: Rahip yeni yapılan kiliseyi kutsadı.

Blessed ingilizcede ne demek, Blessed nerede nasıl kullanılır?

Blessed be his soul : Tanrı kutsasın. Huzur içinde yatsın. Tanrı ruhunu kutsasın (geleneksel olarak bir cenaze töreninde veya ölmüş bir kişi ardından söylenir).

Blessed event : Bebeğin doğumu. Bebeğin dünyaya gelmesi.

Blessed sacrament : Eucharist. Kutsal komünyon (isa peygamber ve havarilerinin son akşam yemeği anısına düzenlenen hıristiyan töreni). Aşai rabbani (şarap içme ve ekmek yeme) ayini.

Blessed virgin : Kutsal meryem. Meryem ana. Bakire meryem. İsa peygamberin anası. Kutsal bakire.

Blessed with : Sahip olan.

The holy one blessed be he : Tanrı. Yaratıcı.

Unblessedness : Perişenlık. Kutsanmamış olma durumu. Keder. Sefillik. Sefalet. Mutsuzluk. Takdis edilmemiş olma durumu. Melunluk.

 

The blessed sacrament : Komünyonda kullanılan kutsanmış ekmek. Aşai rabbani ayini.

Being blessed with : İle kutsanmış olma. -sı bahşedilmiş olma. -a sahip olma.

Blessedness : Kutsanmışlık. Kutluluk. Mübareklik. Kutsallık.

İngilizce Blessed Türkçe anlamı, Blessed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blessed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Venerable : Evladiyelik. Mukaddes. Çok eski. Muhterem. Yaşlı ve saygıdeğer. Kaplanabilir. Kıymetli. Saygıdeğer.

Hallowed : Saygıdeğer. Takdis edilmiş.

Exuberant : Çok. Hışır. Canlı. Taşkın. Coşkun. Gür (bitkiler). Çok canlı ve neşeli. Hayat dolu. Bol.

Inviolate : Çiğnenmemiş. Bozulmamış.

Idyllic : Sessiz. Sakin. Pastoral. Sanki bir idilden alınmış. Saf ve sevimli. Cennet gibi. İdilik. Zarif. Tertemiz.

Content : Razı. Tatmin etmek. Toplumsal olguların kurucu öğelerinin toplamı; bu olgulardaki gelişmelerle biçim değişikliklerinin belirleyici etkeni. Hoşnut. Öz. Türetme veya birleştirme yolu ile kurulan bir kelimede, o kelimeyi oluşturan kök, ek gibi ögelerden her birinin yeni kelimeye getirdikleri anlam katkısı: ince/ince+lik, somur-/somur-t-/somur-t-kan; anla-/anla-t-/anla-t-ıl-a+bilmek; ayak+kabı, deve+dikeni hanım+eli vb. yukarıdaki kelimeleri oluşturan ögelerden her biri birer anlam yükü taşımaktadır. Lehte oy kullananlar. Memnun etmek. Memnun. Mutlu etmek.

Exultant : Bayram eden. Kabına sığmayan. Coşkun. Sevinçli. Çok sevinçli. Sevinçten uçan.

Blithe : Gamsız. Kaygısız. Şakrak. Sevinçli. Şen. Tasasız. Neşeli.

Fertile : Üreme yeteneği normal sınırlar içinde olan. Ongun. Artağan. Canlı yavrular meydana getirme yeteneğinde olma; yumurta ve sperma meydana getirebilme. fertil. Yumurta ve sperma oluşturma, yavru meydana getirme yeteneğinde olma, fertil. Üretken. Doğurabilen. Yaratıcı. Bitek.

 

Blamed : Suçlanmış. Tanrı'nın cezası. Kahrolası. Baş belası. Lanet olası. Melun (örneğin, she called me a blamed fool {bana tanrı'nın cezası dedi}, the blamed darned car would not start {lanet olası araba çalışmadı}) (pekiştirme amaçlı kullanılan bir terim). Suçlanan.

Blessed synonyms : comfortably, holier, blame, blithesome, saintliest, sacred, enshrined, happiest, delighted, calm, cornucopiate, divined, saintlier, at ease, beatifical, fructuous, sacramentals, foody, cheerful, deuced, ataraxic, darned, feracious, damned, auspicious, chuffed, easy, chirrupy, ataractic, calmer, saintly, fecund, goddamned.

Blessed zıt anlamlı kelimeler, Blessed kelime anlamı

Cursed : Talihsiz. Körolası. Melun. Huysuz. Beddua edilmiş. Lanet. Kör olasıca. Allah'ın belası. Lanetli. Lanet olası.

Blessed ingilizce tanımı, definition of Blessed

Blessed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Holy. Hallowed. Heavenly. Consecrated. Worthy of blessing or adoration.