Exuberant türkçesi Exuberant nedir

Exuberant ile ilgili cümleler

English: Ali is exuberant.
Turkish: Ali coşkulu.

English: Ali is exuberant, isn't he?
Turkish: Ali hayat dolu, değil mi?

Exuberant ingilizcede ne demek, Exuberant nerede nasıl kullanılır?

Exuberant granulation tissue : Granülasyon dokusunun gereksinimden fazla oluşarak ve yara yüzeyinden taşmasıyla belirgin bozukluk. atlarda kötü kan dolaşımı, çok az yumuşak doku, yetersiz drenaj ve aşırı hareketin varlığı gibi nedenlerle bacakların alt kısımlarındaki yaralanmaların ciddi bir komplikasyonudur. Taşkın granülasyon dokusu.

Callus exuberant : Kırık yerinde çok miktarda kallus dokusu oluşması, kallus eksuberant, kallus luksirians. Kallus eksuberant. Taşkın kallus.

Exuberantly : Bollukla.

Exuberance : Canlılık ve neşelilik. Coşkunluk. Laf kalabalığı. Coşku. Bolluk. Gürlük (bitkilerde). Çoşkunluk. Taşkınlık.

Exuberancy : Coşku. Coşkunluk. Taşkınlık. Bolluk. Laf kalabalığı.

Exuberate : Bol olmak. Bolluk bereket içinde olmak. Coşmak. Taşmak. Dolu dolu olmak.

İngilizce Exuberant Türkçe anlamı, Exuberant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exuberant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Effervescence : Coşku. Efervesans. Köpürme. Feveran. Coşma. Neşeli. Kabarma. Galeyan.

Active : Çalışan. İşleyen. Üretken. Faal. Bir başkasına etki yapabilen. kimyasal tepkimelere girmeye ya da fiziksel etkiler bırakmaya yatkın olan (özdek). Çevik. Hareketli. Tepkileşimlerde etkinliği önde gelen. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Alive and well : İyi durumda. Sağ selamet. Sağ ve sağlıklı. Hareketli. Cıvıl cıvıl. İyi ve hayat dolu. Sağ salim.

Cataract : Şelale. Büyük çağlayan. Çavlan. Perde. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Nehrin en akıntılı yeri. Aksu. Yüksekliği az olan. Katarakt. Akarsu yataklarındaki eğim kesikliklerinde oluşan ve akımı ile geçirdiği su çok büyük nicelik taşıyan düşüş.

Canty : Neşe dolu. Neşeli.

Feracious : Bol miktarda üreten. Meyvesi bol. Doğurgan.

Fertilized : Verimli kılmak. Döllenmiş. Gübrelemek. Gübrelenmiş. Gübreli. Verimli kılınmış. Döllemek. Aşılamak.

Airy : Hayali. Hava gibi hafif. Boş. Havalı. Çevik. Gevşek. Kendine bir hava veren. Çalım satan. Havai.

Goofy : Aptal. Salak. Akılsız. Saçma. Çatlak. Açık ağızlı. Kaçık. Şavalak. Budala.

Ample : Büyük. Bol bol yetecek kadar. Heybetli. Yeterli. Geniş. Etraflı. İri. Kafi.

Exuberant synonyms : exalted, bounteous, excessive, fruitful, blessed, emotionalistic, goofiest, floods, delirious, loamier, blustering, bobbish, stupids, cataracts, dewy, boisterous, efficiently, a great many, emotional, cornucopian, alive, corkiest, fecund, ardent, airier, cretinous, fructuous, bouncier, breezier, baggy, above, unripe fruit, effervescent.

 

Exuberant zıt anlamlı kelimeler, Exuberant kelime anlamı

Spiritless : Keyifsiz. Ruhsuz. Sönük. Cesaretsiz. Korkak. Miskin. Donuk. Cansız. Pısırık.

Restrained : Dar (tiyatro terimi). Tutulmuş. Ilımlı. Sakin. Sade. İhtiyatlı. Kontrollü. Kendine hakim. Bastırılmış. Ölçülü.

Exuberant ingilizce tanımı, definition of Exuberant

Exuberant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Exuberant foliage. Characterized by abundance or superabundance. As, exuberant goodness. Overflowing. Rich. An exuberant intellect. Plenteous. Copious or excessive in production.