Salad türkçesi Salad nedir

Salad ile ilgili cümleler

English: I bought a bottle of salad oil.
Turkish: Bir şişe salata yağı aldım.

English: I like cold potato salad in the summertime.
Turkish: Yaz zamanı soğuk patates yemeyi severim.

English: Ali ate the salad that Mary made for him.
Turkish: Ali Mary'nin kendisi için yaptığı salatayı yedi.

English: Ali asked Mary to bring a salad to the party.
Turkish: Ali Mary'nin partiye bir salata getirmesini rica etti.

English: I ate a salad for lunch.
Turkish: Öğle yemeği için bir salata yedim.

Salad ingilizcede ne demek, Salad nerede nasıl kullanılır?

Salad bar : Salata barı.

Salad bowl : Salata kasesi. Salata tabağı.

Salad days : Gençlik ve tecrübesizlik günleri. Acemilik zamanı. Gençlik çağı.

Salad dodger : Şişko. Çok şişman kimse. Salata düzenbazı. Salata kaytarıcısı. Yağ tulumu. Salata gibi sağlıklı gıdaları yemekten imtina eden kimse.

Salad dressing : Salata sosu.

Salad oil : Salata yağı.

Combination salad : Karışık salata.

Bean salad : Fasulye salatası. Fasulye pilaki. Piyaz.

Caesar salad : Sezar salata. Sezar salatası.

Chicory salad : Radika salatası.

İngilizce Salad Türkçe anlamı, Salad eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Salad ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Salads : Salatalar.

Tuna salad : Ton balığı salatası. Ton balıklı salata. Küçük ton blığı dilimleri. Tuna balığı salatası.

Salmagundi : Karışık derleme. Et. Çeşitli malzemeler kullanılarak yapılan salata. Ançuez ve yumurtali bir yemek.

Lettuces : Kıvırcık salata. Vajina. Marul. Göbek. Toplu tecavüzcü mahkumlar. Yeşil salata.

Slaw : Lahana salatası. Bir çeşit salata.

Tabooli : Maydanoz. Yeşil soğan ve bulgurdan yapılan orta doğuya özgü bir salata. Nane. İnce dilimlenmiş domates.

Chicken salad : Tavuk salatası. Tavuklu salata.

Tabbouleh : Yeşil soğan ve bulgurdan yapılan orta doğuya özgü bir salata. Nane. Maydanoz. İnce dilimlenmiş domates.

Dish : İşini bozmak. Mahvetmek. Oymak. Ortasını çukurlatmak. Güzel kız. Tabağa koymak. Yemek. Sunmak. Servis yapmak. Tercih.

Salad synonyms : herring salad, crab louis, salad nicoise, molded salad, tossed salad, potato salad, pasta salad, salading, lettuce, coleslaw, tuna fish salad, fruit salad.

Salad ingilizce tanımı, definition of Salad

Salad kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tomato salad, etc. A preparation of vegetables, as lettuce, celery, water cress, onions, etc., usually dressed with salt, vinegar, oil, and spice, and eaten for giving a relish to other food. As, lettuce salad.