Slaw türkçesi Slaw nedir

  • Bir çeşit salata.
  • Lahana salatası.

Slaw ile ilgili cümleler

English: Ali bought a bucket of extra-spicy fried chicken and a container of coleslaw.
Turkish: Ali bir ekstra-baharat kovası, kızarmış piliç ve bir konteyner lahana salatası ısmarladı.

Slaw ingilizcede ne demek, Slaw nerede nasıl kullanılır?

Slaws : Lahana salatası.

Coleslaw : Lahana salatası.

Coleslaws : Lahana salatası.

Slab : Kat. Plak. Beton yol (amerikan ingilizcesi). Plaka. Beysbolde vuruş. Kalın tabaka. Kalın dilim. Tabla (masaya ait). Levha yapmak. Kalın tabaka yapmak.

Slab sided : Düz kenarlı. Kenarları düz olan.

Slabbed : Kalın tabaka yapmak. Plaka haline getirmek. Levha yapmak. Plaka haline getirilmiş. Levha haline getirilmiş.

Slack : Tembellik etmek. Gevşek. Hafiflemek. Serbestlik. Uyuşuk. Kesat. Kaytarmak. Yavaşlatmak. Gevşetmek.

Slabbery : Salyalı veya salya bulaşmış.

Slack away : Boş vermek.

Slabbering : Dikkatsizce döküp saçmak (bir içecek veya yemeği). Salya ile ıslatma. Ağzının suyu akmak. Tükürükle ıslatmak. Ağızından tükürük damlatmak.

İngilizce Slaw Türkçe anlamı, Slaw eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slaw ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Salad : Salata.

Slaw synonyms : slaws, coleslaws, coleslaw.

Slaw ingilizce tanımı, definition of Slaw

Slaw kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Sliced cabbage served as a salad, cooked or uncooked.