Dawdled türkçesi Dawdled nedir

Dawdled ingilizcede ne demek, Dawdled nerede nasıl kullanılır?

Dawdle along : Ağırdan almak. Sallanmak. Ağır davranmak. Oyalanmak.

Dawdle away : Zamanı boşa harcamak. Boşa geçirmek.

Dawdle : Zaman harcamak. Aylaklık etmek. Boşa geçirmek. Ağır davranmak. Sallanmak. Eğlenmek. Salınmak. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Oyalanmak. İşi ağırdan almak.

Dawdler : Serseri. Boş gezenin boş kalfası. Avare. Aylak.

Dawdlers : Avare. Aylak. Serseri. Boş gezenin boş kalfası.

Daw : Küçük karga.

Dawn : Gün doğmadan bir süre önce ortalığın aydınlanması. Tan ağarmak. Gün ağarmak. Şafak sökmek. Şafak. Işımak. Aydınlanmak. Görünmeye başlamak. Doğmak. Gün doğmak.

Dawdles : Zaman harcamak. İşi ağırdan almak. Salınmak. Ağır davranmak. Aylaklık etmek. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Eğlenmek. Boşa geçirmek. Oyalanmak. Sallanmak.

Dawes plan : Birinci dünya savaşı sonunda almanya'nın müttefikler'e savaş tazıninatı ödemeye devam etmesine olanak vermek amacıyla 1924 yılında general c. g. dawes'in başkanlığında hazırlanmış plan. bu plan 1929 yılında yerini young planı’na bırakmıştır. Dawes planı.

 

Dawned : Şafak sökmek. Aydınlanmak. Gün ağarmak. Belirmek.

İngilizce Dawdled Türkçe anlamı, Dawdled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dawdled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fiddle away : Boşa harcamak. Vakti boşa geçirmek. İsraf etmek. Zamanı boş geçirmek. Vakit öldürmek.

Stick in the mud : Uyuşuk. Gerici. Ağır. Eski kafalı. Uyuz. Pısırık. Mıymıntı. Tutucu.

Be pleased with : Memnun kalmak. Haz duymak. Memnun olmak ( dan). -den hoşnut olmak. -den memnun olmak. Hoşlanmak. Memnun olmak. Hoşnut olmak.

Sway : Etkilemek. Sallanmak (bir yandan öbür yana). Yönlendirmek. Yönetim veya kontrol. Sallanma. Sarsılmak. Etki etmek. Aklını çelmek. Üzerinde etkisi olmak.

Amusing oneself : Zevk aldığı bir şeyi yapmak. Zevklenmek.

Frig : Vakit öldürmek. (cinsel) ilişkiye girmek. Mastürbasyon yapmak. Masturbasyon yapmak. Otuz bir çekmek. Cinsel ilişkiye girmek.

Spend time : Vakit harcamak. Vakit geçirmek. Zaman geçirmek. Kalmak. Harcanılan zaman.

Fribble : Tembellik etmek. Boşa zaman harcamak. Oynamak. Hafifmeşrep. Hoppa.

Straggler : Türkümden ayrılan kimse. Gruptan ayrılan kimse. Gruptan ayrılarak kendi başına kalmış kimse. Sürüden ayrılarak kendi başına kalmış kimse. Birliğini kaybetmiş asker. Avare. Sürüden ayrılan hayvan. Geride kalan. Dağınık yetişen bitki. Sona kalan.

 

Dawdled synonyms : strayer, potterer, putterer, expend time, loiterer, fiddle around, frigs, poke, dillydally, dillydallied, dillydallies, lollygag, sways, arse around, reel, dallies, waste, frigged, fiddles, idle away, fiddle, swayed, trailer, lingerer, waste time, be slung from, drone, bums, dilly dally, patterned, dillydallying, fiddled, bumming.

Dawdled zıt anlamlı kelimeler, Dawdled kelime anlamı

Plain : Süssüz. Düzlük. Açıklık. Düz. Yalın bir dille. (sürekli) şikayet etmek. Vuzuh. Sade bir biçimde. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri.

Precede : Önünde gitmek. Önde olmak. Önünde olmak. Önce davranmak. Önce gelmek. Önce olmak. -den önde yer almak. Üstün olmak. -den üstün olmak. -den önce gelmek.