Eğlenmek nedir, Eğlenmek ne demek

  • Neşeli, hoşça vakit geçirmek.
  • Bir kimsenin herhangi bir kusuru veya zayıf noktası ile alay etmek
  • Bir yerde durmak, beklemek, tevakkuf etmek.
  • Oyalanmak.

"Eğlenmek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Yalnız bunları sordu ve inan ki benimle eğlendi." - M. Ş. Esendal
  • "Yemen'e gönderilirken Beyrut'ta bir hafta eğlenmiş hem şehri görmüş hem de Cebel köylerinde gezintiler yapmıştı." - R. H. Karay
  • "Masadakiler eğlenirlerken vali dalgınlaşmıştı, pek dinlemiyordu konuşulanları." - A. Kulin

Yerel Türkçe anlamı:

Acele etmemek.

İkram ederek alıkoymak.

Durdurmak.

Diğer sözlük anlamları:

Vakit geçirmek, beklemek, kalmak, oyalanmak, durup dinlenmek.

Eğlenmek anlamı, tanımı:

Eğlenme : Eğlenmek işi. Alay etme. Oyalanma. Neşeli, hoşça vakit geçirme.

Neşe : Mutlu olmaktan doğan ve dışa vurulan sevinç, şetaret. Hafif sarhoşluk, çakırkeyif olma.

Vakit : Geçim, para bakımından elverişli durum. Zaman. Çağ. Zaman anlatan kelimelere belirtilen durumunda geldiğinde "iken" anlamı veren bir söz. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler. Belirlenmiş olan zaman.

Geçirmek : Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Hastalık bulaştırmak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Vurmak. Etmek, yapmak. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Zaman harcamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Giymek, giyinmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Birine kötü söz söylemek.

 

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Kusur : Eksiklik, noksan, nakısa. Özür. Elverişsiz durum. Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama.

Zayıf : Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Önemli, güvenilir olmayan. Çok az. Başarısızlığı gösteren not. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan.

Nokta : Nöbetçi bulunan yer. Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Sınır, derece, radde. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Orta nokta. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Yer.

Neşeli : Sevinçli, keyifli, şen bir biçimde. Sevinçli, keyifli, şen, pürneşe.

Hoşça : (ho'şça) Hoş olarak, iyice, güzelce. Hoş bir biçimde olan.

Oyalanmak : Oyalama işine konu olmak. Beklemek. Vakit geçirmek. Boşuna zaman harcamak.

Eğlenmek ile ilgili Cümleler

  • Eğlenmek istiyor musun?
  • Ben eğlenmek için buradayım.
  • Eğlenmek istiyorum.
  • O, eğlenmek istedi.
  • Onlar sadece eğlenmek istiyor.
  • Eğlenmek için buraya geldik.
  • Kızlar yalnızca eğlenmek ister.
  • O sadece eğlenmek istiyor.
  • Eğlenmek için tam olarak ne yaparsınız?
  • Sadece eğlenmek istiyorlar.
  • Eğlenmek seni genç tutar.
  • Çocuklar sadece eğlenmek istiyor.
  • Eğlenmek için zaman ayıramayacak kadar çok meşgulüm.
 

Diğer dillerde Eğlenmek anlamı nedir?

İngilizce'de Eğlenmek ne demek? : v. have fun, have a good time, be amused, amuse oneself, recreate oneself, laugh away, make fun, make merry over, make merry, disport oneself, fool, frolic, revel, sport, go on a spree

Fransızca'da Eğlenmek : s'amuser, se distraire, se jouer, se récréer, se réjouir, se divertir, blaguer, plaisanter, rigoler, rire, s'égayer, se détendre

Almanca'da Eğlenmek : v. verlustieren, verulken, verarschen

Rusça'da Eğlenmek : v. веселиться, развлекаться, забавляться, гулять, гостить, подсмеиваться, насмехаться, потешаться, тешиться, подшучивать, вышучивать, глумиться, задерживаться, побыть, развлечься, погулять, потешиться, подшутить, задержаться