Spend time türkçesi Spend time nedir
- Vakit harcamak.
- Vakit geçirmek.
- Zaman harcamak.
- Zaman geçirmek.
- Harcanılan zaman.
- Kalmak.
Spend time ile ilgili cümleler
English: A man who doesn't spend time with his family cannot be a real man.
Turkish: Ailesi ile zaman geçirmeyen bir erkek gerçek bir erkek olamaz.
English: Ali wants to spend time with Mary.
Turkish: Ali Mary ile vakit geçirmek istiyor.
English: Ali wants to spend time with his children.
Turkish: Ali çocukları ile vakit geçirmek istiyor.
English: Ali wants to spend time with me.
Turkish: Ali benimle zaman geçirmek istiyor.
English: Ali used to love to spend time at the zoo.
Turkish: Ali hayvanat bahçesinde zaman geçirmeyi severdi.
Spend time ingilizcede ne demek, Spend time nerede nasıl kullanılır?
Spend : Kasasından çıkmak. Sperm dökmek (balık). Para harcamak. Geçirmek (vakit). Tüketmek. Borç karşılığı ödeme, mal ve hizmetler karşılığında para ya da başkaca bir değer verme. mal ve hizmetlerin para ile tanımlanan değeri. Sarfetmek. Sarf etmek. Giderleme.
Time : Kez. Yerbilim zamanı. Temposunu belirlemek. Süre tutmak. Zaman. Zamanlamak. Önel. Süre. Akıp giden olayların tekrar eden gök olaylarına göre sıralanmasından doğan bir kavram. güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına (saat açısına) karşılık bir ölçü. Kurmak.
Spend a penny : İşemek. Hacet bitirmek. Çişini etmek. (tuvalet) ihtiyaç gidermek. Tuvalete gitmek. Ufak su dökmek. Çişini yapmak. Su dökmek. Çiş yapmak.
Spend a wakeful night : Uykusuz bir gece geçirmek.
Spend freely : Bezletmek.
Spend itself : Fırtına hızını kaybetmek. (fırtına) dinmek. (fırtına) durulmak. (fırtına) yatışmak. (fırtına) sakinleşmek.
İngilizce Spend time Türkçe anlamı, Spend time eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Spend time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dillydallies : Vakit öldürmek. Sallanmak. Ayak sürümek. Başka bir zamana bırakmak. Geciktirmek. (argo) oyalanmak. Ertelemek. Oyalanmak. Ağır davranmak.
Cease : Son vermek. Durdurmak. Kesmek. Bırakmak. Kesilmek. Vazgeçmek. Dinmek. Durmak. Sona ermek.
Abides : Sadık kalmak (vaade veya karara). Durmak. Katlanmak. Uymak. Sadik kalmak. İkamet etmek. Beklemek. Çekmek. Dayanmak.
To waste time : Tamamlanmamış bir görevi yerine getirmeksizin zamanın geçmesine sebep olmak. Geciktirmek. Ağırdan almak. Oyalanmak. Zamanı boşa harcamak.
Bed : Nehir yatağı. Yatacak yer. Tarh. Genel olarak, birkaç katmandan oluşmuş kayaç birimi. Zemin. Tabaka. Katman. Yatak. Sabitleştirmek. Yatırmak.
Pass the time of day : Muhabbet etmek. Laklak etmek. Zaman öldürmek. Hasbıhal etmek. Oyalanmak. Selamlaşıp hoşbeş etmek.
Potter : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Ufak işlerle oyalanmak. New york eyaletinde yerleşim yeri. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Oyalanmak. Çömlekçi. Georgia eyaletinde şehir.
Continues : Sürdürmek. Uzamak. İdame etmek. Devam etmek. Devam ettirmek. Devamı gelmek. Ertelemek. Olagelmek. Dayanmak.
Fool : Maskaraya çevirmek. Soytarı. Budala. Oynatmak. Ahmak. Salak. Enayi yerine koymak. Eğlenmek. Şaka yapmak.
Spend time synonyms : pass the time, ceased, buy time, play for time, daff, pottered, abided, dillydallying, fooled, waste time, continue, dawdle, fiddle around, be left, while away the time, kill time, abide, dillydallied, devolve, come to, ceases, lollygag, descend from, dillydally, abideth, burn daylight, fools, expend time, dawdles, be, pottering, spend, dawdled.

Bu kısımda Spend time kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Spend time ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Spend time anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Spend time ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.