Spend türkçesi Spend nedir

  • Giderleme.
  • Geçirmek (vakit).
  • Yemek.
  • Kasasından çıkmak.
  • Tüketmek.
  • Harcamak.
  • Harcama yapmak.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Borç karşılığı ödeme, mal ve hizmetler karşılığında para ya da başkaca bir değer verme. mal ve hizmetlerin para ile tanımlanan değeri.
  • Etkisini azaltmak.
  • Sarf etmek.
  • Zaman geçirmek.
  • Para harcamak.
  • Sperm dökmek (balık).
  • Geçirmek (geceyi vb).
  • Sarfetmek.

Spend ile ilgili cümleler

English: A man who doesn't spend time with his family cannot be a real man.
Turkish: Ailesi ile zaman geçirmeyen bir erkek gerçek bir erkek olamaz.

English: After much debate, we decided to spend our holidays in Spain.
Turkish: Uzun tartışmadan sonra, tatilimizi İspanya'da geçirmeye karar verdik.

English: Ali and Mary spend a lot of time together.
Turkish: Ali ve Mary beraber epey zaman geçirdiler.

English: Ali and Mary invited us to spend the weekend with them.
Turkish: Ali ve Mary hafta sonunu onlarla geçirmemiz için bizi davet etti.

English: Ali and Mary frequently complained that they never had time to spend together without the children.
Turkish: Ali ve Mary çocuklar olmadan birlikte geçirecek zamanlarının olmadığı konusunda sık sık şikayetçi oldu.

Spend ingilizcede ne demek, Spend nerede nasıl kullanılır?

Spend a penny : Çişini yapmak. Çişini etmek. Su dökmek. Tuvalete gitmek. (tuvalet) ihtiyaç gidermek. Ufak su dökmek. Çiş yapmak. Hacet bitirmek. İşemek.

 

Spend a wakeful night : Uykusuz bir gece geçirmek.

Spend freely : Bezletmek.

Spend itself : (fırtına) durulmak. (fırtına) sakinleşmek. (fırtına) yatışmak. Fırtına hızını kaybetmek. (fırtına) dinmek.

Spend money : Para harcamak. Harcanılan para.

Spend the winter : Kışı geçirmek. Kışlamak.

Spend the winter in : Kışı geçirmek.

Spend the night : Gecelemek. Geceyi geçirmek. Konaklamak.

Can we spend the night here : Geceyi burada geçirebilir miyiz.

Spend prodigally : Saçıp savurmak.

İngilizce Spend Türkçe anlamı, Spend eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spend ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abrade : Aşındırma. Aşınmak. Bilemek. Sıyırmak. Aşındırmak.

Summer : Yazı geçirmek. Gençlik çağı. Haziran, temmuz, ağustos aylarını içine alan zaman aralığı (kuzey yarımküre için). gökbilimde 22 haziran ile 23 eylül arası. Yaz boyunca beslemek (sığır vb.). Hayatın baharı. Refah dönemi. Yazlık. Yaz mevsimi. Yaz. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır.

Save : Bağışlamak. İdareli kullanmak. Kazandırmak. Tutmak. Kurtarma. (para) biriktirmek. Artırmak. Kayda geçirmek. Kaydetmek.

Drains : Suyu çekilmek. Suyunu çekmek. Süzülmek. Kanalizasyon şebekesi. Boşaltmak. Pansuman yapmak. Akmak. Süzmek. Kurutmak.

Economise : İhtiyatlı kullanmak. Kullanmak. Tasarruf etmek. Kesinti yapmak. (britanya ingilizcesi) tasarruf yapmak. Kısmak. Tutumlu davranmak (economize olarak da yazılır). Masrafları kısmak. İdareli olmak. İdare etmek.

 

Dillydallied : Kararsız. Sallanmak. Tereddüt etmiş. Ayak sürümek. Geciktirmek. Başka bir zamana bırakmak. Ağır davranmak. Vakit öldürmek. Ertelemek.

Weekend : Haftasonu. Hafta sonunu geçirmek. Hafta tatili. Hafta sonu. Hafta sonu yapılan.

A posteriori information : Ardıl bilgi.

Dining : Yemekli. Yemek yeme. Yemek yiyerek. Akşam yemeği yeme.

Dillydally : Ertelemek. Ağır davranmak. Başka bir zamana bırakmak. Vakit öldürmek. Oyalanmak. Geciktirmek. Sallanmak. Ayak sürümek. (argo) oyalanmak.

Spend synonyms : piddle away, wanton away, nickel and dime, put, crop, exerting, invest, cushion, dinner, abrades, holiday, spend money, outlay, wipe out, pay, trifle, disburses, sojourn, exert, trifle away, a priori analysis, get through, devour, pass the time of day, expended, dillydallies, dispose of, eat, a level, disbursing, soldier, stultified, overwinter.

Spend zıt anlamlı kelimeler, Spend kelime anlamı

Divest : Görevden almak. Kurtulmak. Elden çıkarmak. Soymak. Yoksun bırakmak. Mahrum etmek. Verilen hakkı geri almak. Çıkarmak.

Overspend : Fazla para harcamak. Açılmak. Fazla harcamak. Fazla sarf etmek. Fazla masraf yapmak. Fazla harcama yapmak. Bütçeyi aşmak.

Underspend : Payına düşenden daha az para kullanmak. -dan daha az harcamak. Az harcamak.

Spend ingilizce tanımı, definition of Spend

Spend kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To dispose of. To weigh or lay out. As, he who gets easily spends freely. To expend money or any other possession. As, to spend money for clothing. To consume, use, waste, or part with, anything. To part with.