Dining türkçesi Dining nedir

  • Yemek yiyerek.
  • Akşam yemeği yeme.
  • Yemek yeme.
  • Yemek.
  • Yemekli.

Dining ile ilgili cümleler

English: Ali put his keys on the dining table.
Turkish: Ali anahtarlarını yemek masasına koydu.

English: Ali is alone in the dining room with Mary.
Turkish: Ali Mary ile yemek odasında yalnız.

English: Ali flipped on the dining room light.
Turkish: Ali yemek odası lambasını açtı.

English: Ali went into the dining room.
Turkish: Ali yemek odasına gitti.

English: Has the house got a dining room?
Turkish: Evin bir yemek odası var mı?

Dining ingilizcede ne demek, Dining nerede nasıl kullanılır?

Dining area : Yemek yemek için ayrılmış alan. Yemek alanı.

Dining car : Lokanta bölmesi. Yemek vagonu. Restoranlı vagon. Yemekli vagon. Lokanta vagonu. Diner. Vagon restoran.

Dining hall : Yemek salonu. Yemekhane. Kafeterya.

Dining out : Akşam yemeğine çıkmak. Dışarda akşam yemekleri. Dışarıda akşam yemeği yemek.

Dining room : Salamanje. Yemek odası. Kafeterya.

Attitudinizes : Tavır takınmak. Yapmacık davranmak. Tavır almak. Tavır koymak. Çalım satmak. Trip atmak. Kasılmak. Poz yapmak. Havalara girmek. Trip yapmak.

Dinitrophenol : 2, 4-dinitrofenol. Dinitrofenol. Dnp.

Dinitolmide : Zoalen. Kanatlılarda koksidilere karşı koruyucu olarak 125 ppm, sağaltıcı olarak 250 ppm kullanılan madde.

 

Attitudinize : Tavır takınmak. Poz yapmak. Tavır koymak. Havalara girmek. Kasılmak. Trip atmak. Tavır almak. Trip yapmak. Yapmacık davranmak. Çalım satmak.

Diningroom : Yemek odası.

İngilizce Dining Türkçe anlamı, Dining eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crop : Kesip kısaltmak. Verim. Ürün. Kısa kesilmiş saç. Ekip biçme. Hasat. Kalabalık. Ürün vermek. İşleme.

Devours : Yiyip bitirmek. Parçalayıp yutmak (avı). Bir çırpıda yiyip bitirmek. Silip süpürmek (yemeği). Yalayıp yutmak. Bir solukta okumak. Yiyip yutmak. Yiyip bitirmek (bir duygu). Mideye indirmek.

Ate : Yemek yemek. Çok yemek yemek. Tüketmek. Kemirmek. İçmek (çorba). Aşındırmak.

Abrade : Aşınmak. Aşındırmak. Sıyırmak. Aşındırma. Bilemek.

Eating : Yiyim. Yemelik. Yıpratıcı. Yenilmeye uygun. Yeme.

Dinner : Akşam yemeği. Ziyafet. Günün esas yemeği.

Dinners : Akşam yemeği. Ziyafet.

Abrades : Bilemek. Aşındırma. Aşındırmak. Sıyırmak.

Dish : Mahvetmek. Tabak. Bombeleştirmek. Sunmak. Atlatmak. Güzel kız. Oymak. Tabağa koymak. Servis yapmak.

Believe : Kani olmak. Kanmak. İnancı olmak. Güven duymak. Sanmak. İman etmek. Varsaymak. İnanmak. Güvenmek.

Dining synonyms : dining room table, article of furniture, piece of furniture, chowed, furniture, devour, feeding, chow, bite, dutch treat, chowing, chows.

Dining zıt anlamlı kelimeler, Dining kelime anlamı

Employer : İşletme sahibi. Bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı işçi çalıştıran tüzel ya da gerçek kişi. İstihdam eden. İşveren. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İşçileri düşünü ya da beden gücüyle çalıştıran gerçek ya da tüzel kişi. İş sahibi. Çalıştıran. Patron. İşçi çalıştıran.

Dining ingilizce tanımı, definition of Dining

Dining kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : From Dine.