Azarlamak nedir, Azarlamak ne demek

  • Kırıcı ve sert söz söylemek, paylamak, tekdir etmek

Azarlamak tanımı, anlamı:

Azarlama : Azarlamak işi, paylama.

Azar : Paylama.

Kırıcı : Kırma işini yapan. Kaba, sert, çevresindekileri inciten (davranış, söz vb.). Senet, tahvil, bono ve süresi gelmemiş alacaklarla ilgili alışveriş veya işlem yapan kimse veya kuruluş. Kırınım oluşturan. Bir şeyin gerektiği gibi gelişmesini, oluşmasını önleyen, engelleyen.

Sert : Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Titizlikle uygulanan, sıkı. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Gönül kırıcı, katı, ters. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli.

Söylemek : Düşündüğünü veya bildiğini sözle anlatmak. Sipariş etmek. Yazmak, düzmek. Haber vermek. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Yapılmasını istemek. Türkü, şarkı vb. okumak.

 

Paylamak : Birine kusurundan ötürü sert sözler söylemek, azarlamak.

Tekdir : Azarlama, paylama.

Azarlamak ile ilgili Cümleler

  • Ali Mary'yi azarlamak için kendini ikna edemedi.
  • Geç kaldığı için canım onu azarlamak istemedi.

Diğer dillerde Azarlamak anlamı nedir?

İngilizce'de Azarlamak ne demek? : v. reprimand, reproach, admonish, chide, scold, baste, bawl out, berate, blow up, bring up, call down, carpet, castigate, chew out, come down on, decry, dress down, let smb. have it, inveigh, jaw out, keelhaul, lace into, lambaste, lash, lecture

Fransızca'da Azarlamak : gronder, réprimander, blâmer, admonester, donner sur les doigts, doucher, houspiller, invectiver

Almanca'da Azarlamak : v. anblasen, anpfeifen, anranzen, ansäuseln, aussetzen, auszanken, brummen, losziehen, rechten, rüffeln, rügen, schelten, schimpfen, tadeln

Rusça'da Azarlamak : v. упрекать, ругать, бранить, отчитывать, выговаривать, журить, распекать, корить, упрекнуть, изругать, выругать, отругать, выбранить, отчитать, выговорить, распечь