Brush down türkçesi Brush down nedir

Brush down ingilizcede ne demek, Brush down nerede nasıl kullanılır?

Brush : Çalılık. Sürtünme. Süpürmek. Tilki kuyruğu. Çalı. Hafifçe değmek. Temizlemek. Temas. Sıyırmak. Değinmek.

Down : İndirmek. Yere yıkmak. Bozuk. Aşağı. Aşağısına doğru. Yıkmak. Beri. Alaşağı etmek. Boyunca.

Brush against : -e sürtünmek. Birine veya birşeye karşı süpürme veya ovalayarak sürme.

Brush aside : Önemsememek. Aldırmamak. Boş vermek. Yabana atmak. Boşlamak. Bir kenara itmek.

Brush away : Fırçalamak. Dikkate almamak. Bertaraf etmek. Fırçalayarak temizlemek veya çıkarmak.

Brush border : Fırçamsı kenarlı. Fırça kenar. Böbrek epitel hücrelerinin üst yüzeyinde emme yüzeyini genişletmek maksadıyla oluşan, içinde akün filamentlerinden oluşmuş göbek proteinleri bulunan, böcek malpighi tüpü hücreleri gibi bazı özel hücrelerde ise içinde mitokondrilerin de bulunduğu, ışık mikroskobunda fırça kenarı görüntüsü oluşturan, muntazam sıralı mikrovillüs denilen parmak şeklindeki katlanmaların oluşturduğu yapı.

İngilizce Brush down Türkçe anlamı, Brush down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brush down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Admonishing : Nasihat etmek. Uyarmak. Kulağını bükmek. Kulağını çekmek. İhtar etmek. Öğüt vermek. Tembih etmek. Nasihat vermek. İhtar vermek.

Brushes : Süpürmek. Sürtünmek. Değmek. Sıyırmak.

Bawl out : Azarlama. Fırça atmak. Azarlanma. Haşlamak. Paylamak. Bağırıp çağırmak.

Call on the carpet : Fırça atmak. Paylamak.

Bawling out : Haşlamak. Bağırıp çağırmak. Paylama. Azarlama.

Admonished : İhtar etmek. Tembih etmek. Uyarmak. Fırça yemiş. Azarlanmış.

Have words : Fırça atmak. Paylamak. Tartışmak. Atışmak. Ağızdalaşı yapmak. Kavga etmek. Ağız dalaşı yapmak. Münakaşa etmek.

Castigates : Dövmek. Kınamak. Düzeltmek. Haşlamak. Yerden yere vurmak. Paylamak. Cezalandırmak. Kıyasıya eleştirmek.

Basted : Yağ sürmek. Yağlamak. Paylamak. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Dövmek. Dayak atmak. Haşlamak. Sopa atmak. Kurumaması için etin üzerine su dökmek. Erimiş yağ dökmek.

Jaw : Can sıkıcı öğüt. Ağız. Çene çalmak. Laflamak. Vırvır. Fırça atmak. Paylamak. Sıkıcı konuşmak.

Brush down synonyms : chides, blister, berate, chew out, berates, scoured, baste, bring up, lambaste, come down on, brush up, brush away, castigate, scour, come down upon, brushing up, brush, call down, bastes, lambast, chide, came down on, blow up, haul over the coals, chidden, admonish, scours, admonishes, dress down, berated, dust.