Have words türkçesi Have words nedir

Have words ingilizcede ne demek, Have words nerede nasıl kullanılır?

Have : Buyurmak. Almak. Bulunmak. Kabul etmek. -si olmak. Olmak. Dolandırmak. Elde etmek. Göz yummak. Etmek.

Words : Sözcük. Sözcük sayısı. Sözcükler. Ağız kavgası. Güfte. Kelimeler. Kavil. Laf. Hukuki terimler ve ibareler. Sözler.

Have words with somebody : Atışmak. Tartışmak.

Have words with someone : Biriyle tartışmak.

Have a baby : Bebeği olmak. Çocuk sahibi olmak. Doğurmak.

Have a bad name : Kötü şöhreti olmak. Adı çıkmış olmak.

İngilizce Have words Türkçe anlamı, Have words eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have words ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Admonish : İhtar etmek. Nasihat etmek. Nasihat vermek. Hafiçe azarlamak. Kulağını çekmek. Öğüt vermek. Uyarmak. Kulağını bükmek. İhtar vermek.

Exchange blows : Karşılıklı darbe indirmek. Birbirine vurmak. Yumruklaşmak. Savaşmak.

Bickers : Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Şırıldamak. Titremek. Çekişmek. Titreşmek. Didişmek. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak.

 

Burn up : Yakıp yok etmek. Alev alev yanmak. Yanıp yok olmak. Küplere bindirmek. Yangının içinde kalmak. Ateş tarafından hapsedilmek. Daha canlı yanmak. Yanıp bitmek. Nükleer yanma. Tamamen yanmak.

Dispute : Anlaşmazlık. Şüphe etmek. Reddetmek. Karşı koymak. Tartışma. Hukuk, eğitim alanlarında kullanılır. İtiraz etmek. Kavga. Tutumları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı kişinin yanıtları arasındaki benzeşmezlik.

Brabbled : Ağız kavgası yapmak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Ağız dalaşına girmek. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak.

Brawled : Sesli tartışmak. Gürül gürül akmak. Kavga. Dalaş. Dalaşmak. Arbede. Dövüşmek.

Bandies : Çarpık bacaklı. Lafa laf koymak. Sağa sola atmak (tenis). Sağa sola atmak. Yumruklaşmak. Öte beriye vurmak. Verip veriştirmek.

Discusses : Tadına varmak. Konuşmak. Müzakere etmek. Görüşmek. Söyleşmek. Tadını çıkarmak. Ele almak.

Fallen out : Külahları değişmek. Sıradan çıkmak. Bozuşmak. Dışarıya çıkmak. Dökülmek. Ortaya çıkmak. Eksilmek.

Have words synonyms : chides, baste, bicker, brawls, call down, bickered, give the stick, argufied, bandied, berates, argued, bastes, blister, discuss, give somebody a roasting, haul over the coals, feuded, chidden, come down on, castigate, bust up, brabbles, argufy, wrangle, brawl, bat around, bandy, blow up, bandy words with, bawl out, disagreed, dress down, jaw.