Dispute türkçesi Dispute nedir
- Çekişmek.
- Birbirine aykırı düşünce, görüş ve tutumların karşılıklı savunulması.
- Şüphe etmek.
- Tutumları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı kişinin yanıtları arasındaki benzeşmezlik.
- Karşıt yaklaşım ya da görüşlerden kaynaklanan uzun süreli anlaşmazlık.
- Anlaşmazlık.
- Reddetmek.
- Kavga.
- Tartışma.
- Sürtüşmek.
- İtiraz etmek.
- Çekişme.
- Münakaşa etmek.
- Kavga etmek.
- Hukuk, eğitim alanlarında kullanılır.
- İhtilaf.
- Kabul etmemek.
- Karşı koymak.
- Uyuşmazlık.
- Tartışmak.
- Karşı çıkmak.
Dispute ile ilgili cümleler
English: After a long dispute the coal mines closed and the remaining miners were paid off.
Turkish: Uzun bir tartışmadan sonra kömür madenleri kapatıldı ve kalan madenciler işten çıkarıldılar.
English: That dispute has been settled once and for all.
Turkish: O tartışma bir zamanlar karara bağlandı ve herkes için.
English: After much negotiation, the two sides in the dispute reached a compromise.
Turkish: Görüşmelerden sonra iki taraf, anlaşmazlık konusunda bir uzlaşmaya vardılar.
English: Only after a long dispute did they come to a conclusion.
Turkish: Ancak uzun bir tartışmadan sonra bir sonuca vardılar.
English: I won't dispute that.
Turkish: Onu tartışmayacağım.
Dispute ingilizcede ne demek, Dispute nerede nasıl kullanılır?
Alternative dispute resolution : Adr. Alternatif sorun çözümü. Alternatif uyuşmazlık çözümü. Üçünü şahıs arabulucu aracılığı gerektiren ve anlaşmazlığın iki tarafı için de kabul edilir çözüm bulmayı amaçlayan çatışma çözümlenmesi yöntemi.
Area of dispute : Anlaşmazlık konusu olan bölge. Tartışma alanı.
Be beyond dispute : Tartışma götürmemek.
Be open to dispute : Su götürür olmak. Bir şey tartışılabilmek. Tartışmaya açık olmak. Farklı yorumlara açık olmak. Şüpheli olmak.
Beyond dispute : Su götürmez. Tartışmasız. Apaçık. Tartışma götürmez.
Collective labour dispute : Toplu iş ihtilafı. İş uyuşmazlığı. Ücret ve çalışma koşullarının korunması, değiştirilmesi veya yorumlanması konularında işçi ile işveren arasında ortaya çıkan anlaşmazlık. Toplu iş anlaşmazlığı.
Legal dispute : Yasal mücadele. Hukuki ihtilaf. Adli tartışma.
Labor dispute : İşçi-işveren anlaşmazlıkları. İş anlaşmazlığı. Grev ilan etmeden önceki yasal süreç. İşçi ve işveren arasındaki anlaşmazlık.
Deep dispute : Derin tartışma. Karışık anlaşmazlık.
Land dispute : Arazi tartışması. Arazi konularıyla ilgili olarak ortaya çıkan kavga. Araziyle ilgili anlaşmazlık.
İngilizce Dispute Türkçe anlamı, Dispute eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dispute ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Brawled : Dalaşmak. Dalaş. Ağız dalaşı yapmak. Gürül gürül akmak. Sesli tartışmak. Dövüşmek. Arbede.
Ambiguity : Anlam bulanıklığı. Şüpheli oluş. İki anlamlılık. Anlam karmaşası. Anlam belirsizliği. İki manalılık. Müphemiyet. Bir kavram, anlatım ve ölçümün anlamca kapalı ya da çokanlamlı olma durumu. Anlatım bozukluğu.
Quarrel : Becelleşmek. Kapışmak. Ağız kavgası. Atışmak. Küsmek. Kavga nedeni. Dalaşma. Bozuşmak.
Argufied : Anlaşmazlığa neden olmak.
Antagonise : Kızdırmak. Önlemek (ayrıca antagonize). Düşmanlığa sebep olmak. Düşman etmek. Husumeti tahrik etmek. Husumete sebep olmak. Kışkırtmak. Aleyhine çevirmek.
Contravenes : Çatışmak. Aykırı davranmak. Çiğnemek. Başkaldırmak. İhlal etmek. Karşı gelmek. Uymamak.
Disconformity : (jeoloji) tümü hemen hemen aynı eğimde olan bir tortu kayalıkları dizisi arasındaki kırıklık. Aşınma uyumsuzluğu. Düzensizlik. Üst üste ve birbirine koşut katmanların sıralanışında, aşınma yüzünden bir eksikliğin bulunması. Uyumsuzluk.
Cliffhanger : Heyecanlı resimli roman. Heyecanlı yarış. Çekişmeli yarışma. Dizi film. Heyecanlı dizi film. Arkası yarın. Heyecanlı dizi. En heyecanlı yerinde kesilen dizi film. Büyük çekişme.
Antagonize : Kışkırtmak. Kızdırmak. Düşman etmek. Aleyhine çevirmek.
Chaffering : Pazarlık etmek. Pazarlık. Alışverişte bulunmak.
Dispute synonyms : repugn, feud, confronts, demurred, demur, contravening, differences, doubts, antagonizes, cat and mouse, chaffer, disagree, disagreeing, be dead against, contentions, have a suspicion that, contravene, rubs, disputing, contestation, cample, discrepancy, abnegated, bickers, contests, abnegating, challenged, argufying, demurs, bandy, fall out, contravened, cast offs.
Dispute zıt anlamlı kelimeler, Dispute kelime anlamı
Agreement : Uygunluk. Gramer, iktisat, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Uyuşma. Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı kişinin yanıtları arasındaki benzeşme ya da uygunluk. Bir ölçer ya da ölçekle tutumları ölçülen kişilerin, herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimseyerek onaylamaları durumu, bk. uyuşma. Mukavele. Pakt. Antlaşma. Kabul etme. Sözleşme.
Dispute ingilizce tanımı, definition of Dispute
Dispute kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Contest by opposing argument or expression of opposing views or claims. To debate. To altercate. To contend in argument. Debate. To discuss. To argue pro and con. To make a subject of disputation. To wrangle. To argue against something maintained, upheld, or claimed, by another. Controversial discussion. Altercation. To discuss. To reason. Verbal controversy.

Bu kısımda Dispute kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dispute ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dispute anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dispute ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.