Employer türkçesi Employer nedir

  • İstihdam eden.
  • İşçi çalıştıran.
  • Bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı işçi çalıştıran tüzel ya da gerçek kişi.
  • İşveren.
  • Çalıştıran.
  • İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • İşletme sahibi.
  • İş sahibi.
  • İşçileri düşünü ya da beden gücüyle çalıştıran gerçek ya da tüzel kişi.
  • Patron.

Employer ile ilgili cümleler

English: Children must obey their parents and parents must obey their employers.
Turkish: Çocuklar ebeveynlerine itaat etmek zorundadır ve ebeveynler patronlarına itaat etmek zorundadır.

English: No one dares to contradict his employer for fear of being fired.
Turkish: Kovulma korkusundan kimse işvereni ile çelişmeye cüret edemez.

English: Ali saw his former employer at a conference.
Turkish: Ali eski patronunu bir konferansta gördü.

English: Jale said that she would reveal all of her employer's secrets if he did not raise her wage.
Turkish: Jale, onun ücretini yükseltmeseydi onun işverenin tüm sırlarını açığa vuracağını söyledi.

English: He had words with his employer and was fired.
Turkish: Patronu ile tartıştı ve kovuldu.

Employer ingilizcede ne demek, Employer nerede nasıl kullanılır?

Employer provisions : Bir işverenin bir çalışanın aylığına ilaveten ödediği masraflar. Yolluk. İşveren yollukları.

 

Employer responsibility : İşverenin, yasalarda belirtilen durumlarda ve yasalarda belirtilen sınırlar içinde işçilere karşı sorumluluğu. İşveren sorumluluğu.

Employee employer relations : İşçi-işveren ilişkileri. Çalışanlarla işverenlerinin karşılıklı ilişkileri.

Turkish confederation of employer associations : Türkiye’de işverenlerin hak ve çıkarlarını korumak amacıyla 1961 yılında istanbul işveren sendikaları birliği adıyla kurulan, 1962 yılında yapılan ıı. olağan genel kurul toplantısındaki tüzük değişikliğiyle bugünkü adını alan ve merkezi ankara’da olan üstbirlik. Türkiye işveren sendikaları konfederasyonu.

Conditional brevet for employer : Çalışma sırasında bulunacak yenilikler için, işverenin belge alması önceden uygun bulunmuş ve anlaşmaya varılmış bulgular. İşverenin olacağı kararlaştırılmış bulgu.

Employed : Kullanılmış. İş sahibi. İşe alınan. İşi olan. Meşgul. Çalışan (kimse). Çalışan.

Employers : Patron. İşveren.

Union of employers : İşverenlerin ortak hak ve çıkarlarını savunmak ve aralarındaki dayanışmayı artırmak amacıyla kurdukları sendika. İşveren sendikaları.

Employers liability insurance : Sorumluluk güvencesi. İşçilere ilişkin sorumluluk getirici olaylara karşı yapılan güvence.

Employers liability : İşverenin finansal sorumluluğu. İşveren mali sorumluluğu. İşverenin sorumluluğu. Bir çalışanın aylığına ilaveten bir işverenin çalışanın çıkarlarını koruması sorumluluğu.

İngilizce Employer Türkçe anlamı, Employer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Employer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bosses : Şişlik. Kabartma. Yönetici.

Big boss : En tepe adam. Büyük patron. Baş yönetici (bir şirket büro firma vs'nin). Kontrolü elinde bulunduran kimse. Lider.

Governors : Bey. Müdür (banka, hapishane). Vali. Valiler. Baba. Eyalet valisi (amerikan ingilizcesi). Yönetici.

Slave driver : Köle gibi çalıştıran kimse. Köle gözcüsü. Kölecibaşı. Köle gibi çalıştıran amir. İnsanı köle gibi çalıştıran amir.

Baas : Efendi (g. afr.).

Master : Usta. Üstesinden gelmek. Ana. Yenmek. Esas. Efendi. Ana kayıt. Denetimi altına almak. Baş eğdirmek. Tam öğrenmek.

Gaffers : İhtiyar. Şef. Pinpon. Müdür. Moruk. Ustabaşı. Saka. Dede. Yaşlı adam.

Dress pattern : Elbise kalıbı. Elbise patronu. Terzi patronu.

Governor : Vali. Müdür (banka, hapishane vb). Eyalet valisi (amerikan ingilizcesi). Eyalet başkanı. Bey. Müdür (banka, hapishane). Şef. Düzenleyici. Amir.

Employer synonyms : simon legree, employers, jobholders, actuating, taskmasters, engager, keeper, taskmaster, head of a firm, client, gaffer, leader, chief, driving, hirers, job owner, padrone, bossed, hirer, principal, employed, jobholder, engagers, boss, mistress.

Employer zıt anlamlı kelimeler, Employer kelime anlamı

Employee : Adam. Memur. Müstahdem. Çalışan. İşçi. Görevli. Hizmetli. Eleman. Personel.

Follower : Takipçi. Destekçi. Mürit. Başlık. Kuyruk. Havari. Peyk. Ahşap başlık. Taraftar. Baskıcı.

Employer ingilizce tanımı, definition of Employer

Employer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, an employer of workmen. One who employs another.