Turkish confederation of employer associations türkçesi Turkish confederation of employer associations nedir

  • Türkiye işveren sendikaları konfederasyonu.
  • Türkiye’de işverenlerin hak ve çıkarlarını korumak amacıyla 1961 yılında istanbul işveren sendikaları birliği adıyla kurulan, 1962 yılında yapılan ıı. olağan genel kurul toplantısındaki tüzük değişikliğiyle bugünkü adını alan ve merkezi ankara’da olan üstbirlik.
  • İktisat alanında kullanılır.

Turkish confederation of employer associations ingilizcede ne demek, Turkish confederation of employer associations nerede nasıl kullanılır?

Turkish : Türk. Türkçe. Türk uyruklu. Öğrencilere türk dilini doğru ve etkili bir biçimde kullanma alışkanlığını kazandırmak ereğiyle ilkokuldan başlayarak bütün ortaöğretim kurumlarıyla kimi üniversite ve yüksek okullarda okutulan ders. Türkiyeli.

Confederation : Birleşik devletler. Birden fazla ülkenin genellikle dış işleri ve savunma alanlarında federasyona göre biraz daha ılımlı bir bağımlılık içinde ortak politika ve yönetim izleyip diğer alanlarda ise bölgesel yönetimlerinde serbest bulundukları devletler topluluğu. çeşitli ortaklıkların, daha çok sendikaların kümeleşmesi. İttihat. İttifak. Devletler birliği. Üstbirlik. Devletlerin oluşturduğu birlik veya ittifak. Konfederasyon. Birlik.

Of : İle ilgili. Li. In. -den. -li. Nin. Yüzünden. Hakkında. -den övünerek bahsetmek. Den.

 

Employer : İşçileri düşünü ya da beden gücüyle çalıştıran gerçek ya da tüzel kişi. İş sahibi. Bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı işçi çalıştıran tüzel ya da gerçek kişi. İstihdam eden. Patron. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İşletme sahibi. İşveren. Çalıştıran. İşçi çalıştıran.

Associations : İlişkiler. Ortaklık. Dernekler. Birleşme. İşbirliği. Akla getirme. Çağrıştırma. Arkadaşlık. Dernek. İştirak.

İngilizce Turkish confederation of employer associations Türkçe anlamı, Turkish confederation of employer associations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turkish confederation of employer associations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

 

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Turkish confederation of employer associations synonyms : a type mutual funds, ability to pay principle, a shift in individual demand, abolition of forced labour convention, a change in individual demand, a group shares.