Turkish türkçesi Turkish nedir

  • Türk.
  • Türkiyeli.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Öğrencilere türk dilini doğru ve etkili bir biçimde kullanma alışkanlığını kazandırmak ereğiyle ilkokuldan başlayarak bütün ortaöğretim kurumlarıyla kimi üniversite ve yüksek okullarda okutulan ders.
  • Türk uyruklu.
  • Türkçe.

Turkish ile ilgili cümleler

English: Ali learnt even some Turkish in Germany.
Turkish: Ali Almanya'da biraz Türkçe bile öğrendi.

English: Have you ever eaten Turkish food?
Turkish: Hiç Türk yemeği yedin mi?

English: A Turkish soft G and a Spanish H eloped and had lots of completely silent children together.
Turkish: Türkçe Ğ ve İspanyolca H kaçtı ve birlikte bir sürü tamamen sessiz çocuklar oldu.

English: Evliya Celebi was a Turkish traveller who lived in the 17th century.
Turkish: Evliya Çelebi 17. yüzyılda yaşamış bir Türk seyyahıdır.

English: Have you ever eaten Turkish food before?
Turkish: Hiç daha önce Türk yemeği yedin mi?

Turkish ingilizcede ne demek, Turkish nerede nasıl kullanılır?

Turkish airlines : Türk hava yolları.

Turkish angora cat : Türk ankara kedisi. Ankara kedisi.

Turkish angora goat : Türk ankara keçisi. Ankara keçisi.

Turkish aviation league : Türk hava kurumu.

Turkish bath : Alaturka hamam. Hamam. Türk hamamı.

Turkish economy : Türkiye ekonomisi. Türk ekonomisi.

 

Turkish caucasian sheepdog : Türk-kafkas köpeği. Kars çoban köpeği.

Turkish delight : Lokum. Türk lokumu.

Turkish cooperative association : Kooperatiflere danışmanlık hizmetleri vermek, yeni araştırmaları desteklemek ve yapılmış araştırmaları yayımlamak amacıyla 1931 yılında istanbul’da “türk kooperatifçilik cemiyeti” adıyla kurulan, 1948 yılında bugünkü adını alan ve merkezi ankara’da olan kurum. Türk kooperatifçilik kurumu.

Turkish capital : Türk başkenti.

İngilizce Turkish Türkçe anlamı, Turkish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turkish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abulia : İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Abuli. Abulya. Kayıtsızlık. İstenç yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İrade kaybı. İstem yitimi. İrade yitimi.

Accustoming : Ünsiyet. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Alıştırmak. Yetiştirim. Ülfet.

A priori knowledge : Önsel bilgi. A priyori bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

Academic preparation : Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık. Akademik hazırlık.

 

Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testi. Başarı testleri.

Abstract intelligence : Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği. Soyut zeka.

Academy : Yüksek okul. Bilim adamları topluluğu. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Medrese. Okul. Yüksekokul. Akademi.

Turkic language : Türk dili. Türk dilleri. Asya'nın batısında ve avrupa'nın doğusunda konuşulan 30'dan fazla altay dilinden oluşan diller ailesi (türkçe, azerice, türkmence, özbekçe, vb. kapsayan).

Turkish synonyms : turko tatar, turco, achievement age, turk, abnormal child, turko, abstract reasoning, turkic, turki, achromatopsia, academic year, academic intelligence, turkish language, active school, ability group.

Turkish ingilizce tanımı, definition of Turkish

Turkish kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to Turkey or the Turks.