İşveren nedir, İşveren ne demek

  • İşçileri ücretle çalıştıran gerçek veya tüzel kişi, çalıştıran, patron

"İşveren" ile ilgili cümle

  • "Fabrikaları, atölyeleri gezin, işçilerle, işverenlerle konuşun." - S. F. Abasıyanık

Hukuki terim anlamı:

(iş sözleşmesinde): iş sahibi.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı işçi çalıştıran tüzel ya da gerçek kişi.

Bilimsel terim anlamı:

İşçileri düşünü ya da beden gücüyle çalıştıran gerçek ya da tüzel kişi.

İngilizce'de İşveren ne demek? İşveren ingilizcesi nedir?:

employer, principal

İşveren hakkında bilgiler

İşveren, 506 sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasındaki tarife göre; “Kanunun uygulanmasında 2. maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişilerdir.” Türk iş hukukuna göre işveren, hizmet akdine dayanarak başkalarını çalıştıran gerçek veya tüzel kişidir.

İşveren ile ilgili Cümleler

  • Kovulma korkusundan kimse işvereni ile çelişmeye cüret edemez.
  • Bazı işverenler, hapishaneden yeni çıkmış insanları işe almaya isteksizdirler.
  • İşverenler ırkları, dinleri, etnik kökenleri, deri renkleri, cinsiyetleri, yaşları, medeni durumları, engellilikleri ya da cinsel yönelimleri nedeniyle işçileri işe almayı reddemezler.
  • Jale, onun ücretini yükseltmeseydi onun işverenin tüm sırlarını açığa vuracağını söyledi.
  • Rahmetli Kemal Sunal mazlumdu onun işvereni ise zalimdi. Bana Mazlum'u getirin diye bağırıyordu.
  • Kız işverenin parasını aşırdı.
 

İşveren anlamı, kısaca tanımı:

Çalış : Çalma işi.

Gerçek : Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Gerçeklik. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Yalan olmayan. Doğruluk. Yapay olmayan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Temel, başlıca, asıl. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat.

Tüzel : Hukukla ilgili, hukuki, hukuksal. Hükümle ilgili, hükmi.

Kişi : Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca. Erkek.

İşçi : Toplu olarak yaşayan böceklerde üreme yeteneği olmayan, topluluğun işlerini gören dişi veya erkek. Başkasının yararına bedenini, kafa gücünü veya el becerisini kullanarak ücretle çalışan kimse.

Ücret : Kiralanan veya satın alınan bir şey için ödenen para. İş gücünün karşılığı olan para veya mal.

Patron : Kumaşın biçilmesine yarayan, bir giysi örneğindeki parçaların biçimine göre kesilmiş kâğıt, kalıp. Bir ticaret veya sanayi kurumunun sahibi, başı, işvereni. Sözü geçen paralı kimse. Bir kuruluşta, bir iş yerinde makam bakımından yetkili kimse.

Sayılı : Az görülen, önemli, mahdut. Sayısı belli olan, sayılmış olan. Herhangi bir sayısı olan.

 

Kanun : Yasa. Dikdörtgen biçiminde, bir köşesi kesik, yassı bir sandık üzerine gerilmiş tellerden oluşan, tırnak adı verilen çalgıçlarla çalınan ince saz çalgısı. Geçerli olan kural.

Madde : Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Duyularla algılanabilen nesne. Molekül. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Para, mal vb. ile ilgili şey. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Bir cismi oluşturan öge, öz.

Fıkra : Köşe yazısı. Kısa ve özlü anlatımı olan, nükteli, güldürücü hikâyecik. Kanun maddelerinin kendi içlerinde satır başlarıyla ayrıldıkları ufak bölümlerden her biri. Paragraf. Omur.

Diğer dillerde İşveren anlamı nedir?

İngilizce'de İşveren ne demek? : n. employer, boss, taskmaster

Fransızca'da İşveren : employeur/euse [le][la], patron/ne [le][la]

Almanca'da İşveren : n. Arbeitgeber

Rusça'da İşveren : n. работодатель (M), наниматель (M), предприниматель (M), поднаниматель (M)

adj. предпринимательский