Employers türkçesi Employers nedir
Employers ile ilgili cümleler
English: Employers cannot refuse to hire workers because of their race, religion, ethnic origin, skin colour, sex, age, marital status, disability or sexual orientation.
Turkish: İşverenler ırkları, dinleri, etnik kökenleri, deri renkleri, cinsiyetleri, yaşları, medeni durumları, engellilikleri ya da cinsel yönelimleri nedeniyle işçileri işe almayı reddemezler.
English: Children must obey their parents and parents must obey their employers.
Turkish: Çocuklar ebeveynlerine itaat etmek zorundadır ve ebeveynler patronlarına itaat etmek zorundadır.
English: Some employers are reluctant to take on people who have recently been released from jail.
Turkish: Bazı işverenler, hapishaneden yeni çıkmış insanları işe almaya isteksizdirler.
English: Employers sometimes exploit their workers.
Turkish: Patronlar bazen işçilerini sömürürler.
Employers ingilizcede ne demek, Employers nerede nasıl kullanılır?
Employers incentive : İşverenlerin yeni çalışanlar istihdam etmesi için ulusal sigorta birimi tarafından teşvik amaçlı olarak sunulan para miktarı. İşveren teşvikleri.
Employers liability : İşveren mali sorumluluğu. İşverenin finansal sorumluluğu. İşverenin sorumluluğu. Bir çalışanın aylığına ilaveten bir işverenin çalışanın çıkarlarını koruması sorumluluğu.
Employers liability insurance : Sorumluluk güvencesi. İşçilere ilişkin sorumluluk getirici olaylara karşı yapılan güvence.
Employers organization : İşveren sendikası.
Employers union : İşveren sendikaları. İşverenlerin ortak hak ve çıkarlarını savunmak ve aralarındaki dayanışmayı artırmak amacıyla kurdukları sendika.
Employed : Çalışan. İşe alınan. Çalışan (kimse). Kullanılmış. İş sahibi. İşi olan. Meşgul.
Turkish confederation of employer associations : Türkiye işveren sendikaları konfederasyonu. Türkiyede işverenlerin hak ve çıkarlarını korumak amacıyla 1961 yılında istanbul işveren sendikaları birliği adıyla kurulan, 1962 yılında yapılan ıı. olağan genel kurul toplantısındaki tüzük değişikliğiyle bugünkü adını alan ve merkezi ankarada olan üstbirlik.
Employer provisions : İşveren yollukları. Yolluk. Bir işverenin bir çalışanın aylığına ilaveten ödediği masraflar.
Union of employers : İşveren sendikaları. İşverenlerin ortak hak ve çıkarlarını savunmak ve aralarındaki dayanışmayı artırmak amacıyla kurdukları sendika.
Employe : Memur. Bir başkası hesabına ücret karşılığında çalışan kimse. Bir işverene çalışan kimse. Çalışan. İstihdam edilen kimse. İşçi.
İngilizce Employers Türkçe anlamı, Employers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Employers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Gaffers : Şef. İhtiyar. Saka. Dede. Ustabaşı. Moruk. Yaşlı adam. Yaşlı insan. Pinpon.
Turncock : Vana. Musluk.
Sweeper : Defans arkası oyuncu. Mayın tarayıcı. Süpürme makinesi. Sokak süpürücü. Elektrik süpürgesi. Mekanik süpürge. Libero. Halı temizleme makinesi. Çöpçü. Süpürge.
Hireling : Ücretli adam. Para ile tutulmuş adam. Paragöz tip. Uşak. Yanaşma.
Trainman : Tern görevlisi. Demiryolu çalışanı. Demiryolu görevlisi. Bir treni çalıştıran mürettebatın üyesi (özellikle yardımcı kondüktör). Eğitici.
Potman : Bar garsonu.
Delivery boy : Kargocu. Teslimatçı. Kargo görevlisi. Kurye.
Staff member : Personel. Eleman.
Sales representative : Pazarlama temsilcisi. Pazarlama mümessili. Satış sorumlusu. Plasiyer. Satış danışmanı. Şirketin ürünlerini pazarlayan satış ajanı. Satış temsilcisi.
Spotter : Mağaza güvenlik görevlisi. Nöbetçi. Gözcü. Gözetleyici. Lekeleyici. Dedektif. Gözleyici.
Employers synonyms : stocktaker, stock taker, dining room attendant, working person, company man, pullman porter, hired help, dog catcher, restaurant attendant, simon legree, stage technician, mixologist, line worker, toll taker, organization man, toll agent, tollkeeper, chief, porter, deliveryman, baas, principal, barman, deliverer, sales rep, barkeeper, employer, scribe, taskmaster, railway man, stagehand, slave driver, engagers.
Employers zıt anlamlı kelimeler, Employers kelime anlamı
Nonworker : İşsiz güçsüz. İşsiz olan kimse. Çalışmayan kimse. Çalışmayan.
Employer : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İşletme sahibi. İş sahibi. İşçileri düşünü ya da beden gücüyle çalıştıran gerçek ya da tüzel kişi. İşveren. Patron. Çalıştıran. İşçi çalıştıran. İstihdam eden. Bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı işçi çalıştıran tüzel ya da gerçek kişi.
Employee : Eleman. Müstahdem. Personel. Adam. Görevli. Hizmetli. Memur. Çalışan. İşçi.
Employers antonyms : follower.

Bu kısımda Employers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Employers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Employers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Employers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.