Employers union türkçesi Employers union nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • İşverenlerin ortak hak ve çıkarlarını savunmak ve aralarındaki dayanışmayı artırmak amacıyla kurdukları sendika.
  • İşveren sendikaları.

Employers union ingilizcede ne demek, Employers union nerede nasıl kullanılır?

Employers : Patron. İşveren.

Union : İl, kent ve köy gibi yerel yönetim birimlerinin, bir ya da birden çok sayıdaki görevlerini daha iyi yerine getirmek amacıyla, yasalar uyarınca kimi kaynak ve örgenlerini birleştirerek oluşturdukları örgüt. birliklerin de, kent yönetimleri gibi, başkanları, genel kurulları ve yönetim kurulları bulunur. Evlilik. Bilezik (boru). Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan bir bağlantı parçası. Federasyon. Bağlantı. Birleştirme. Birleşme. Bileşim. Sendika.

Employers incentive : İşverenlerin yeni çalışanlar istihdam etmesi için ulusal sigorta birimi tarafından teşvik amaçlı olarak sunulan para miktarı. İşveren teşvikleri.

Employers liability : İşverenin finansal sorumluluğu. İşverenin sorumluluğu. İşveren mali sorumluluğu. Bir çalışanın aylığına ilaveten bir işverenin çalışanın çıkarlarını koruması sorumluluğu.

Employers liability insurance : İşçilere ilişkin sorumluluk getirici olaylara karşı yapılan güvence. Sorumluluk güvencesi.

 

Employers organization : İşveren sendikası.

İngilizce Employers union Türkçe anlamı, Employers union eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Employers union ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Employers union synonyms : abnormal budget expenditures, a change in demand, ability to pay approach, a shift in individual demand, ability rent, a group shares, union of employers.