Bosses türkçesi Bosses nedir
Bosses ile ilgili cümleler
English: "And where are the bosses?" – "At dinner".
Turkish: "Peki patronlar nerede?" - "Akşam yemeğinde."
Bosses ingilizcede ne demek, Bosses nerede nasıl kullanılır?
Embosses : Kakmak. Kabartma ile işlemek. Kabartmalı işlemek. Gofre yapmak. Üzerine kabartma yapmak. Kabartmak. Kabartma yapmak. Kabartma desenle süslemek. Gofrelemek. Çekiçle dövmek.
Bossed : Damlataşı. Kabartma yapmak. Patron. İdare etmek. Otoriter olmak. Patronluk yapmak. Ustabaşı. Kabara. Yönetmek.
Embossed : Kabarmalı işlenmiş. Kabartılmış. Kabartmalı işlenmiş. Kabartma. Kabartmalı. Gofrajlı.
Embossed crepe : Kabartma krep.
Embossed note paper : Gofreli kağıt.
Embosser : Kabartan. Kabartma yapan kimse. Kabartmalı basıcı. Şekil veren.
Embossers : Kabartma yapan kimse. Şekil veren. Kabartan. Kabartmalı basıcı.
Boss about : Patron gibi davranmak. Amirlik taslamak. Emirler yağdırmak.
Be the boss : Patron olmak.
Boss eyed : Şaşı.
İngilizce Bosses Türkçe anlamı, Bosses eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bosses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Archons : Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı (yunanistan). Hükümdar. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı.
Blains : Apseli şişkinlik. Uçuk. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Çıban. Şiş.
Engagers : Sözleşmeye taraf olan. Bir anlaşmanın tarafı olan kimse. Bir uğraşın içerisinde yer alan kimse.
Risings : Şiş. Ayaklanma. Yükselme. Doğma. Doğuş. Yükselen. Çıkış. İhtilal. Ucu sararmış sivilce.
Dragging : Acı çekerek ve yavaşça ölme. Tırmıklama. Ağır ilerleyen. Çekmek. İnsan gücü veya mekanik bir güçle istihsal alanında sürüklenerek çekilmek suretiyle kullanılan, toplanıp karaya veya gemiye alınabilen taraklı kepçe, dreç kirişli trol, kankava, voli ağları, tarata, tarlakoz, manyat ığrıp ve trol araçlarıyla yapılan avcılık. Sürütme avcılık. Sürükleme. Ağır işleyen. Sürüklemek.
Protuberance : Kamburluk. Kabartı. Protuberans. Yumru. Çıkıntı. Tümsek. Kabarıklık.
Hirer : Kiralayan. Kiralayıcı. İşe alan. Kiraya veren. Kirayla tutan kimse. Kiracı. Kira sözleşmesini imzalayanlardan biri. her hangi bir şeyi kira ile tutan kişi.
Acting manager : Tiyatronun sanat dışındaki her türlü yönetsel ve parasal işlerinin başında olan yetkili. Tiyatronun sanat dışındaki işlerini yürüten görevli. Tiyatro sorumlusu.
Embossments : Kakma.
Rising : Doğma. Baş kaldırma. Yükselen. Ucu sararmış sivilce. Doğan. Artış. İlerleme. İhtilal. İsyan.
Bosses synonyms : glyph, admins, governor, lump, blain, chief, baas, administrant, bossing, raising, puffiness, admin, gaffers, big boss, employer, embossed, swelling, bump, administrator, governors, effervescing, chilblain, administrants, raisings, losings, business leader, intumescence, feature, business manager, exhibit, bloating, nodule, embossing.
Bosses zıt anlamlı kelimeler, Bosses kelime anlamı
Lack : Yoksun kalmak. İhtiyacı olmak. -sizlik. Yoksun olmak. Eksiklik. -sizlik çekmek. Eksik olmak. Olmamak. -e sahip olmamak. -den yoksun olmak.
Winnings : Kazanç. Kumarda kazanılan para. Kazanç (para olarak). Kazanılan para.

Bu kısımda Bosses kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bosses ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bosses anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bosses ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.