• Kursak.
  • Ekip biçme.
  • Ürün vermek.
  • Kanatlılarda yemek borusunun genişleyerek meydana getirdiği, yemlerin bekletilerek yumuşadığı ve sindirim için önemli bir depo organı, ingluvyes.
  • Dikmek.
  • Kesmek.
  • Ekin.
  • Kuşlarda besin depo edilen, boğazın kese şeklindeki genişlemiş bölgesi. böceklerde sindirim kanalının ön kısmında bulunan geniş kese.
  • Tarım kesiminde bir üretim döneminde üretilen ürün miktarı.
  • (hayvan) otlamak.
  • Kısa kesilmiş saç.
  • Kalabalık.
  • Yemek.
  • Hasat.
  • Rekolte.
  • Kesip kısaltmak.
  • Otlamak.
  • Biyoloji, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Verim.
  • Kırkmak.
  • Mahsul.
  • Ürün.
  • İşleme.
 

Crop ile ilgili cümleler

English: Corn is an important crop in the United States.
Turkish: Mısır, ABD'de önemli bir üründür.

English: Cassava is a drought-tolerant crop and consequently a major staple food for millions of people.
Turkish: Manyok kuraklığa dayanıklı bir ekindir ve bu nedenle milyonlarca insan için önemli bir temel gıdadır.

English: Corn is the most highly subsidized crop in America.
Turkish: Mısır, ABD'de en çok mali destek alan tarım ürünüdür.

English: Rice is the chief crop in this area.
Turkish: Pirinç bu alanda başlıca üründür.

English: It was exceptionally cold last summer, and the rice crop was the worst in 10 years.
Turkish: Geçen yaz oldukça soğuktu, ve pirinç ekini on yıl içinde en kötüydü.

Crop ingilizcede ne demek, Crop nerede nasıl kullanılır?

Crop bottom : Alttan kırp.

Crop eared : Kulağı kesilmiş. Kısa kesimli (saç).

Crop failure : Mahsul kıtlığı. Bereketsiz ürün.

Crop from : Kırp. Kırpma.

Crop insurance : Ürün sigortası. Tarım ürünü sigortası.

Crop rotation : Nöbetleşe ekim. Ürün nöbeti. Her yıl değişik ekin ekme. Sırayla değişik ekin ekme. Ürün rotasyonu. Ekim nöbeti. Toprak verimliliğini artırmak ve zararlılarla hastalıkları kontrol etmek için aynı araziye sürekli olarak değişik ürünler ekmek.

Crop plant : Kültür bitkisi.

Crop marks : Kırpma işaretleri. Kırpma imleri.

Crop picture : Resim kırp. Resmi kırp.

Crop right : Sağdan kırp.

İngilizce Crop Türkçe anlamı, Crop eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Harvest : İktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Toplamak. Hasat zamanı. Tarladan kaldırmak. Ekin biçmek. Mahsül. Hayvansal ürünün veya bitkisel ürünlerin bir bölgeden toplanması. Vericiden (donörden) nakledilecek iliği veya organı toplamak veya almak. Ekin biçme, ürün kaldırma işi.

Chowing : Azarlamak. Kayıntı. Nevale. Siyah renkli bir köpek. Yiyecek. Çin köpeği.

Cropper : Başarısızlık. Ekinci. Çok fena düşüş. Yıkım. Kursağını şişirebilen güvercin. Bozgun. Maraba. Ürün veren bitki. Demirci makası.

Turnouts : Katılanlar. Üretim. Katılım (sayısı). Grevci. Kıyafet. Katılım oranı. Giyiniş. Katılımcı sayısı. Malzeme.

Handling : Nakliye. Elle kullanma. Elleme. Tedavi. Kullanma. Gümrük gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden istiflenmesi, yerinin değiştirilmesi, büyük kaplardan küçük kaplara aktarılması, kapların yenilenmesi veya tamiri, havalandırılması, kalburlanması, karıştırılması. Dokunma. Dağıtım. Bir işi idare etme. İdare.

Abandon : El etek çekmek. Taşkınlık. Başlı-başına koymak. Yarıda kesmek. Çıkıp gitmek. Terk etmek. Bırakmak. Kendinden geçme. Kendini tamamıyla vermek.

Congestions : Sıkışıklık. Tıkanma. Birikme. Kan birikmesi. Sıkışma. İzdiham. Yoğunluk. Kan hücumu. Kan toplanması.

Clip : Bilgisayar, madencilik, tiyatro alanlarında kullanılır. Sarılmak. Hile yapmak. Kavramak. Vurmak. Tutturmak. Halat kenedi. Kısaltmak. Maşa. İndirmek (argo terim).

Gaster : Böcek karnının bir bölümü. Gaster. Omurgalılarda sindirim kanalının yemek borusuyla bağırsaklar arasında kalan torba biçimindeki şişkin kısmı, gaster. Mide. Stomakus.

Pasture : Genelde düzlük arazilerde ve taban suyu yakın bulunduğu yerlerde kendiliğinden gelişen veya yetiştirilen, otları sık ve boylu yem bitkilerinden meydana gelen, bu nedenle biçilmeye uygun otlak arazi. Yetiştiricilerin hayvanlarıyla birlikte yaz mevsimini geçirdikleri, hayvanlarını otlattıkları alan. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Otarmak. Hayvanları otlatmaya elverişli, doğal veya yapay bir bitki örtüsü bulunan, otları seyrek ve kısa boylu, biçilmeye uygun olmayan engebeli arazi. Çayırda otlatmak. Yaylak. Gütmek. Çayır. Hayvanların otlamasına, sürülerin yaylacılık sırasında geçmelerine bırakılmış, üzerinde yetişen otların türü bölgenin yüksekliği ve doğal koşullarına bağlı olarak değişen topraklara verilen ad.

Crop synonyms : fruitage, caboodle, drink off, cockbill, croppers, honey stomach, make, feat, pastured, constructing, yields, amputates, dinners, squinched, cultivation, fruits of the earth, devour, stomach, concourses, believe, bite, pick, cadger, assemblages, craws, capacity, cut back, squinches, chow, reaping, blow the whistle on, output, engraving.

Crop zıt anlamlı kelimeler, Crop kelime anlamı

Starve : Mahrum etmek. Midesi kazınmak. Acından ölmek. Sefalet çekmek. Aç olmak. Aç bırakmak. Açlıktan öldürmek. Açlık çekmek. Çok acıkmak. Açlıktan ölmek.

Crop ingilizce tanımı, definition of Crop

Crop kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cut off the tops or tips of. To yield harvest. To mow. The pouchlike enlargement of the gullet of birds, serving as a receptacle for food. The craw. To pluck. To bite or pull off. To browse. To reap.

Crop ile ilgili yorumlar  

Bu kısımda Crop kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Crop ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Crop anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Crop ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.

Popüler Konular

En Son Yorumlar

  • Difüzyon: DİFÜZYON (YAYINMA) OLAYI Ne demek? Farklı yoğunlukta iki ayrı fazda bulunan iki madde moleküllerinin birbiri içine yayılması...
  • Endikasyon: İki anlamı vardır. Herhangi bir hastalığa ilişkin izlenmesi gereken tedavi yöntemlerini ve tedavi içindeki sürecin gidişati...
  • Ekosistem: Ekosistemdeki bozulmaların çevreye etkileri nelerdir? Ekosistemdeki bozulma bir bütün olan çevrenin yapı ve işleyişini olumsu...
  • Ekosistem: Ekosistemlerin belirgin özelikleri nelerdir? Bir ekosistem biyosferin, bir bölümü ya da parçasıdır ; büyüklüğü ya da geni...
  • Yolantı: ..yolantı kelimesi YOLAK veya ( dağda ) patikadan çok farklı değil sanırım....( muğla ) yerkesikde patika az kullanılır..b...