Abajur nedir, Abajur ne demek

Abajur; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi.
  • Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba

"Abajur" ile ilgili cümle

  • "Etajerin sağında bir telefon, ortasında bir heykel, solunda bir abajur." - N. F. Kısakürek

Abajur hakkında bilgiler

Abajur, bir lambanın ışığını belli bir noktaya yöneltmeye ya da yumuşatarak yaymaya yarayan aygıt demektir. Ayrıca üzeri siperlikli lamba anlamına da gelmektedir.

Lambanın abajurla donatılmaya başlanması, Avrupa'da 17. yüzyıla rastlar. İstenilen ışığa göre, abajur ışık geçirmez (kalın kâğıt, metal) ya da yarı saydam olabilir (cam, porselen, kumaş, hasır). Abajurun biçimi ve malzemesi modaya bağlı olarak gelişti. 19. yüzyılda opalinden yarı küresel abajurlar, 1900'de tavan askısı bakır abajurlar; 1930'lu yıllarda yuvarlak lambalara takılan koni biçiminde abajurlar, 1950'li yıllarda silindir biçiminde abajurlar yapıldı.

Çağdaş ışıklandırma gereçlerinde pleksiglastan, kalıba dökülmüş plastikten, lake saçtan, çelikten vb. geometrik biçimde abajurların yapılmaya başlanmıştır.

Abajur, Fransızca abat-jour sözcüğünden gelir. Bu sözcük Fransızca kısmak anlamındaki abattre eyleminden abat sözcüğü ile gün, ışık anlamındaki jour sözcüğünün birlikte kullanılmasıyla oluşmuş olup; "ışık kısar", "lamba siperi" anlamlarına gelmektedir.

 

Abajur anlamı, kısaca tanımı:

Kumaş : Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme. Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma.

Lamba : Radyo ve televizyonlarda kullanılan, havası boşaltılmış veya içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik veya çelikten ampul. Petrol gibi yanıcı bir madde yakarak veya elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet. Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti.

Siper : Askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek. Güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka, kasket vb.nin önüne yapılmış olan çıkıntı, siperlik. Kuytu, korunulabilen. Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer. Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda.

Abajurcu : Abajur yapan veya satan kimse.

Abajurculuk : Abajurcunun yaptığı iş.

Abajurlu : Abajuru olan.

Abajursuz : Abajuru olmayan.

 

Toplamak : Şişmanlamak, kilo almak. Hizmete çağırmak. Bir araya getirmek. Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulmak. Devşirip kaldırmak. Dağınıklıktan kurtarmak. Bir araya getirmek, düzene sokmak, düzeltmek. Devşirmek. Artırıp biriktirmek. Çıban, yara irinlenmek. Vergi veya bağışı verecek olanlardan almak.

Vurma : Vurmak işi.

Önlemek : Ortaya çıkan veya çıkacağı düşünülen bir tehlikeyi durdurmak, önüne geçmek. Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak.

Maden : Bu mineralden yapılmış. Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral. Uyuşturucu, esrar, eroin. Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse. Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak. Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri. Metal. Maden ocağı veya maden işletmesi.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse). Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici.

Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Ayaklı : Ayağı olan. Bir destekle yere dayanan. Ayakla işletilen.

Nokta : Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Orta nokta. Nöbetçi bulunan yer. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Yer. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Sınır, derece, radde. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Çok küçük boyutlarda işaret, benek.

Diğer dillerde Abajur anlamı nedir?

İngilizce'de Abajur ne demek? : [abajur (m) ] n. lampshade, table lamp

n. lampshade, shade placed over a lamp, globe

Fransızca'da Abajur : abat-jour [le]

Almanca'da Abajur : Lampenschirm, Schirm

Rusça'da Abajur : n. абажур (M)