Globe türkçesi Globe nedir

  • Uzay alanında kullanılır.
  • Top.
  • Fanus.
  • Karpuz.
  • Küre.
  • Yerküreyi simgeleyen model.
  • Yuvarlak.
  • Küre biçimine getirmek.
  • Dünya.
  • Yer yuvarlağı gibi, düzgün olmayan küresel biçim.
  • Yer yuvarı.
  • Gezegen.
  • Yuvar.
  • Abajur.
  • Dünya küresi.
  • Lambayı korumaya, ışığını yaymaya, dağıtmaya ya da ışığının rengini değiştirmeye yarayan, saydam ya da yayıcı maddeden yapılmış kılıf.
  • Küresel cisim.

Globe ile ilgili cümleler

English: Moving money and technology from one side of the globe to the other is not enough.
Turkish: Parayı ve teknolojiyi dünyanın bir tarafından diğerine taşımak yeterli değildir.

English: Nearly one billion people around the globe lack access to clean, safe water.
Turkish: Dünya çapında yaklaşık bir milyar insanın temiz, güvenli suya erişimi yok.

English: The equator divides the globe into two hemispheres.
Turkish: Ekvator dünyayı iki yarımküreye böler.

English: The new jet circles the globe in twenty-four hours.
Turkish: Yeni jet, dünyanın çevresini yirmi dört saatte dolaşıyor.

English: The Boston Globe gave the film an unfavorable review.
Turkish: Boston Globe filme olumsuz eleştiri verdi.

Globe ingilizcede ne demek, Globe nerede nasıl kullanılır?

Globe artichoke : Enginar. Papatyagiller (compositae) familyasından, sebze olarak kullanılan çok yıllık bir kültür bitkisi.

 

Globe fish : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, dört dişligiller (tetrodontidae) familyasından, 45 cm kadar uzunlukta, nil ve batı afrika sularında yaşayan bir tür. Fahaka. Dört dişli balık. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, dört dişligiller (tetrodontidae) familyasından, 30-60 cm kadar uzunlukta, vücutları yuvarlak, atlantik ve pasifik okyanusları kıyılarında yaşayan bir tür.

Globe fishes : Dört dişligiller. Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, çengel çeneliler (plectognathi) alt takımından, derileri sert ya da dikenli, yüzme keselerini şişirerek su üstünde yüzen, çoğunun eti zehirli, tropik ve sıcak denizlerde, birkaç türü tatlı sularda yaşayan bir familya.

Globe flower : Altın top. Küre biçiminde sarı çiçekleri olan bitki türü.

Globe icon : Küre simgesi.

Globefish : Balon balığı. Kirpi balığı. Fahaka.

Globe rolling act : Top üzerinde yapılan denge hareketlerinin tümü. Top gösterisi.

Globe trotter : Çok gezen kimse. Sık sık dünyayı dolaşan kimse. Mekik dokuyan insan.

Balance on globe rolling : Yuvarlanan ve hareket eden top üzerinde dengelenme. Top üzerinde denge.

Globed : Dünya. Gezegen. Yerküreyi simgeleyen model. Küre biçimine getirmek. Yuvar. Dünya küresi. Küre. Yer yuvarı. Küresel cisim. Yuvarlak.

İngilizce Globe Türkçe anlamı, Globe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Globe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absorptive power : Emici güç. Emebilme gücü veya kapasitesi. Bir ortamda, bir cisme giren ışığın çıktıktan sonraki yeğinlik azalma niceliğinin giren ışık niceliğine oranı. Emme veya soğurma eğilimi. Soğurma gücü. Boya alış gücü.

 

Lithosphere : Taşküre. Yerkabuğu ve manto (jeoloji). Yerkürenin kabuğu veya yüzeyi. Taşyuvarı. Taşyuvar. Yeryüzünün karasal kütleleri. Litosfer.

Domed : Kubbeli. Kubbe şeklinde. Kubbemsi. Kubbe gibi.

Accidental error : Dizgeli herhangi bir etki dışında, kurala ve düzene bağlı olmadan yapılan ölçü yanılgısı. Rastlantısal hata. İstemeyerek yapılan hata. Rasgele hata. Arızi hata. Tesadüfi hata. Rasgele yanılgı.

Coccoid : Yuvarlak, kok biçiminde olan. Kokoid. Daire şeklinde. Küresel. Kokoit.

Conglobate : Küre şekline sokmak. Toplanmak. Küre şeklinde. Top gibi. Küresel. Konglobat. Yuvarlaklaştırmak. Küre gibi. Küre gibi yapılmak. Küre gibi yapmak.

Gyrated : Devretmek. Sarmal. Döne döne gitmek. Topaç gibi dönmek. Dönerek sallanmak. Kendi ekseni çevresinde dönmek. Dönmek.

Altair : Uçucu (a aql). Kartal'ın a yıldızı. Eltair. Aquila (kartal) takımyıldızı'nın en parlak yıldızı.

Land : Arazi. Kıyıya çıkmak. Bir üretim faktörü olarak üretimin gerçekleştirildiği, korunabilen ancak yenilenemeyen, doğal kaynakları sağlayan ortamlardan biri. Memleket. İnmek. Arsa. Elde etmek. Vatan. Karaya çıkmak. Kara.

Faggot : Çalı çırpı. Demet. Homoseksüel. Demir çubuk demeti. Sevimsiz kimse. Çalı çırpı demeti. Çıra demeti. Homoseksüel erkek. İbne (argo sözcük). Sakatat yemeği.

Globe synonyms : van allen belt, bali, cannonballs, celestial globe, bolus, cannoned, corpuscule, absolute brightness, monde, hemisphere, accuracy, aerolite, watermelon, earth, sphericus, absolute orbit, orbs, fagot, natures, terra, dry land, ground, adhara, globus, abatjour, cycloid, nature, cannonballing, achondrite, bell glass, solar system, atmosphere, floor lamp.

Globe ingilizce tanımı, definition of Globe

Globe kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A sphere. A body whose surface is in every part equidistant from the center. A ball. A round or spherical body, solid or hollow. To gather or form into a globe.