Coccoid türkçesi Coccoid nedir

  • Daire şeklinde.
  • Yuvarlak.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Yuvarlak, kok biçiminde olan.
  • Kokoit.
  • Kokoid.
  • Küresel.

Coccoid ingilizcede ne demek, Coccoid nerede nasıl kullanılır?

Diplococcoid : Diplokok (çift halde oluşan küre biçimli bakteri) grubuna benzeyen.

Coccobacillus : Morfolojik olarak yuvarlak biçimiyle çubuk biçimli arasında yer alan bakteriler. Kokobasil. Koksobasil. Bakteri türü. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Oval çubuk şeklindeki bakteri.

Coccolith : Kokolit.

Alveococcosis : Echinococcus multilocularis’in neden olduğu ekinokokkozis. Alveokokkozis.

Avian staphylococcosis : Tüm kanatlı türlerinde, staphyloccocus aereus tarafından oluşturulan, eklemlerde, kemiklerde, tendo kılıflarında, deride, omurlarda heterofil granülosit infiltrasyonları, akciğer ve karaciğerde granülom oluşumlarıyla veya septisemik değişimlerle belirgin enfeksiyon, stafilokokkozis, kanatlılarda staphyloccocus aereus enfeksiyonu. Kanatlılarda stafilokokkozis.

Echinococcosis : Ekinokokkozis. Ekinokok hastalığı. Kist hidatiği. Bağırsak solucanı istilasından kaynaklanan hastalık. Hidatit hastalığı. Kist hidatik hastalığı. Ekinokokiyaz.

Enterococcosis : Enterokokkozis. Kanatlılarda, enterokok türü bakterilerin neden olduğu, septisemi veya eklem, kalp kesesi, kalp kasının nekrozuyla belirgin kronik seyirli hastalık.

 

Coccidiostat : Koksidiyostat. Hayvanlarda koksidiyoz kontrolünde kullanılan su ve yeme katılan ajanlar, antikoksidiyal, koksidiyostatik.

Coccidiomycosis : Koksidiyomikoz. Koksidiyomikozis. Coccidioides immitis tarafından oluşturulan, bütün hayvan türlerinde sistemik veya akciğer ve bölgesel lenf yumrularında sınırlı granülomlu reaksiyonla belirgin bir mantar hastalığı, kaliforniya hastalığı, posadas hastalığı, posadas-wernicke hastalığı.

Coccidiosis vaccine : Tavuklarda bağışıklık oluşumunu sağlamak amacıyla kullanılan tavuk orijinli canlı sporlanmış ookist. Koksidiyozis aşısı.

İngilizce Coccoid Türkçe anlamı, Coccoid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coccoid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nodular : Dermatofibrozis. Düğümlü. Yumrusal. Boğumlu. Düğüme ait. Yumrulu. Nodüler. Nodüler dermatofibrozis.

Ball shaped : Top gibi. Küre biçiminde.

Globe : Karpuz. Küresel cisim. Top. Yer yuvarı. Dünya küresi. Lambayı korumaya, ışığını yaymaya, dağıtmaya ya da ışığının rengini değiştirmeye yarayan, saydam ya da yayıcı maddeden yapılmış kılıf. Yuvar. Küre biçimine getirmek. Yer yuvarlağı gibi, düzgün olmayan küresel biçim.

Domed : Kubbe şeklinde. Kubbe gibi. Kubbemsi. Kubbeli.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

Aspheric : Asferik. Hafif küresel varyasyonu olan (örneğin, mercek üzerinde).

 

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Globed : Yuvar. Yerküreyi simgeleyen model. Küre. Küre biçimine getirmek. Küresel cisim. Yer yuvarı. Dünya. Dünya küresi. Gezegen.

Annular : Halka biçiminde. Halkalı. Anüler. Halka şeklinde. Dairesel. Halkasal. Halkamsı.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Coccoid synonyms : wheel shaped, spheric, abdomen, globular, globous, cycloid, a amplitude mod, a crochordon, abdominal pain, conglobate, roundest, gyrated, abdominal fat necrosis, gyrate, spherical, a clay, a c deformity, circulars, a dna, gyrates, abaxial, globoids, abattoir, abamectin, globate, globing, globose, orbicular, annulary, abdominal ovariectomy, circular, spheral, global.

Coccoid zıt anlamlı kelimeler, Coccoid kelime anlamı

Square : Kare. Kare yapmak. Karesini almak. Anıtların, tarih yapıtlarının, önemli yapıtasarcılık yapıtlarının çevresinde ya da yakınında, genellikle taşıt dolaşımına açık tutulmayan, herkesin oturup dinlenmesine elverişli duruma getirilmiş, dileyenlerin, gereğinde siyasal toplantılar da yapabilecekleri genişçe düzlük. Uymak. Bir niceliğin, kendisiyle çarpılarak elde edilen ikinci kuvveti. Üstiki. Ayarlamak. Bağdaşmak.