Küresel nedir, Küresel ne demek

Küresel; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

Osmanlıca Küresel ne demek? Küresel Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

kürevî

Küresel tanımı, anlamı:

Küresel gök bilimi : Gök küresi üzerinde var sayılan gök cisimlerinin konum ve hareketlerini inceleyen bilim dalı.

Küresel ısınma : Atmosferde karbondioksit ve ısıyı tutan diğer gazların düzeyinin yükselmesi.

Küresel üçgen : Bir küre yüzeyi üzerine çizilen ve kenarları üç büyük çember yayı olan üçgen.

Küresel valf : Doğal gaz sisteminde gaz akışını kesmeye yarayan alet.

Küreselleşme : Küreselleşmek durumu, globalleşme.

Biçim : Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Herhangi bir şeyin benzeri. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil.

Kürevi : Küresel, toparlak.

Dünya : Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Herkes. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Dış, çevre, ortam.

 

Ölçü : Ölçüt. Ölçme sonucu bulunan rakam. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Belirlenmiş boyut. Değer, itibar. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı.

Geniş : Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Eni çok olan, enli, vâsi. Bol (elbise). Çok. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

Bakış : Bakma işi.

Global : Toptan. Küresel.

Küre : Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı cisim. Madenci ocağı, maden fırını. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Yeryüzü, dünya.

İle : Bazı soyut adlara getirildiğinde "... olarak, ... bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.

 

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Küresel açı : Bir kürenin iki büyük çemberinin kesim noktasında çemberlere çizilen iki teğet arasındaki açı; iki büyük çemberin iki düzlemli açısı.

Küresel fiyatlandırma yaklaşımı : Küresel düzeyde etkinlikte bulunan bir firmanın sattığı mala dünyanın her yerinde aynı fiyatı uyguladığı fiyatlandırma yaklaşımı. krş. uyarlanabilir fiyatlandırma yaklaşımı, yermerkezli fiyatlandırma yaklaşımı

Küresel fonksiyonlarda rot operatörü :

Küresel geometri : Küre üstündeki geometrik şekilleri inceleyen geometri dalı.

Küresel gökbilim : Gökbilimin bir kolu. Gökcisimlerini gökküresi üzerinde birer nokta olarak alan, küre üzerindeki yerlerini, devinmelerini, aralarındaki uzaklıkları (açı olarak) inceleyen bilim.

Küresel iyi tarım uygulamaları : Bangkok’ta sekincisi gerçekleştirilen küresel konferansta alınan kararla Avrupa iyi tarım uygulamaları yerine 2007 yılında oluşturulan iyi tarım uygulamaları ölçünleri.

Küresel koordinat sistemi : Şekilde gösterilen koordinat sistemlerinden birisi. (...)

Küresel koordinatlarda laplace operatörünün gösterimi :

Küresel küme : Çok sayıda yıldızın tek bir merkeze doğru yığılmasıyla ortaya çıkmış olan küre biçimli topluluk. Bu tür kümelerde yıldız sayısı merkeze doğru hızla artar.

Küresel orta mallar : Dünya üzerindeki bütün bireyler tarafından tüketilebilen, okyanuslar ve atmosfer gibi doğal olarak bulunan orta malları ile ozon tabakasının korunması, çevre kirlenmesinin önlenmesine yönelik çalışmalar ve dünya sağlık örgütü tarafından yapılan sağlık hizmetleri gibi finansmanı küresel düzeyde sağlanan orta malları.

Küresel ile ilgili Cümleler

  • Kimse, meteor düşmesi gibi küresel bir doğal afeti hafife alamaz.
  • Şu anda bilgisayarınızı kapatırsan, küresel ısınmanın önlenmesine katkıda bulunursun.
  • Pasifik'teki düşük rakımlı bazı ada ülkelerinin, deniz seviyesinin küresel ısınma sonucu yükselmesiyle yok olmasından korkuluyor.
  • Küresel ısınma hakkında söylediklerini etkileyici buldum.
  • Bence küreselleşmenin olumlu olduğu kadar olumsuz etkileri de var.
  • Küresel düşün, yerel hareket et.
  • Bence küreselleşmenin pozitif olduğu kadar negatif etkileri de var.
  • Küresel ısınma hakkında endişeli misin?
  • Küresel bir kriz yakındır.
  • Küresel ısınma hakkında ne düşünüyorsun?
  • 1997 yılından beri küresel ısınma, daha önce tahmin edilenden iki kat daha hızlı daha meydana geldi.
  • Küresel ekonomi durgunluk içine düştü.
  • Bu, küresel ısınmadan sorumlu ana gaz olan karbondioksitin daha fazla üretimine yol açacak.
  • Küresel bir köyde yaşıyoruz.

Diğer dillerde Küresel anlamı nedir?

İngilizce'de Küresel ne demek? : adj. spherical, spheric, globular, globose, orbicular, round, conglobate

Fransızca'da Küresel : sphérique

Almanca'da Küresel : adj. ballig, kugelig, kuglig, sphärisch

Rusça'da Küresel : adj. сферический, шаровидный, шаровой