Bakış nedir, Bakış ne demek

"Bakış" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Görenin kanını kaynatan bir tadı vardı duruşunun, bakışının." - Y. Kemal

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: bakma]

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Kahramanmaraş kenti, Gücük nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Bakış tanımı, anlamı:

Bakış atmak : Kısa bir süre bakıp geçmek.

Bakış açısı : Bir olay, konu veya düşünce incelenirken izlenen belirli yön, görüş açısı, açılım, perspektif.

Bakış tarzı : Algılama ve değerlendirme biçimi.

İçe bakış : Deneğin bilincinde olanları izleyerek ruhsal süreçlerin özellik ve nitelikleri hakkında bilgi vermesi durumu.

Süzgün bakış : Üst göz kapakları biraz kapalı bir biçimde nazlı, işveli bakış.

Yan bakış : Ters bakma. Yan gözle bakma.

Horoz bakışı : Dik ve ters bakış.

Kuş bakışı : Yüksek bir yerden aşağıya doğru, bütün genişliği içine alacak biçimde bakış. Genel olarak.

Ceylan bakışlı : Süzgün ve tatlı bakışlı.

Koyun bakışlı : Bön bön bakan, budala, şaşkın.

Neyzen bakışlı : Boynunu yana çarpıtarak bakan.

Şahin bakışlı : Sert ve keskin bakışlı (kimse).

İlk bakışta : Görür görmez.

Bakışım : Eksen olarak alınan bir doğrudan, benzer noktaları karşılıklı olarak aynı uzaklıkta bulunan iki benzer parçanın birbirine göre olan durumu, tenazur, simetri. İki veya daha çok şey arasında konum, biçim ve belirli bir eksene göre ölçü uygunluğu, simetri.

 

Bakışımlı : Bakışımı olan, simetrili, simetrik.

Bakışımsız : Aralarında bakışım bulunmayan (iki şey) veya iki yanı arasında bakışım olmayan (bir şey), simetrisiz, asimetrik.

Bakışımsızlık : Bakışımsız olma durumu, simetrisizlik, asimetri.

Bakışma : Bakışmak işi.

Bakışmak : Kaçamak ve gizli olarak birbirine bakmak. İki veya daha çok kimse birbirine bakmak.

Giydiği yakışırken eller bakışırken : "gençken, güzelken" anlamında kullanılan bir söz.

Bakma : Bakmak işi.

Bakış çerçevesi : Bir bireyin ya da toplumsal kümenin, içinde bulunduğu toplumsal gerçekliği algılayışını belirleyen kavramlar bütünü.

Bakış doğrultusu : Gözlemciyi gözlenen noktaya birleştiren doğrultu. Gözlemcinin gözlerini, gözlenen noktayla birleştiren doğru.

Bakış uyuşumu : Bir görüntüdeki kimsenin bakış yönü ile bu kimsenin baktığı nesnenin, iki çekim arasında aynı doğru üzerinde bulunması durumu; bu uyuşum, gözlemci ile gözlenen konu arasındaki bakış doğrultusuna uyularak sağlanır.

Bakışabilme : Bakışabilmek işi.

Bakışabilmek : Bakışma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Bakışık : Bakışımlı olan özdek. [Bakınız: bakışımlı] Van ilinde, Saray ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Bakışık ayrım : (…)

Bakışık dekor : Bir eksene göre, iki yanı da göze eşit görünen dekor.

Bakışık düzen : Simetrili. Her yandan, göze dengeli görünen; bir eksene iki yanda da eşit olan düzen.

 

Bakışık noktalar : Düzlemde özek adını alan bir üçüncü nokta söz konusu noktaları birleştiren doğru parçasının orta noktası olacak biçimde iki nokta. Uzayda sırayla bakışım ekseni ya da bakışım düzlemi adım alan bir doğru ya da düzlem söz konusu iki noktanın dikortayı üzerinde olacak biçimde iki nokta.

Bakış ile ilgili Cümleler

  • Hayatıma giren insanları sevdim la ve hepsi bana bir şey kattı. Farklı bakış açılarını onlardan öğrendim.
  • İlk bakışta Totoro çok benzemeyen bir genetik kombinasyonu çalar saat, termos, kedi, tavşan ve penguen gibi.
  • Müşterimiz dışarıdan istenmeyen bakışları önlemek amacıyla iç avlusu olan bir ev inşa etmek istiyor.
  • "Güneş sarıdır. Bu sizin bakış açınıza bağlı. Ben sarılığın güneşli olduğu fikrindeyim."
  • japonya ve diğer ülkeler arasındaki farklılığın nedenlerinden biri eğitime bakışlarıdır.
  • Doku kültürü bakış açısından, bu deney için çevre daha katı bir şekilde tanımlanmış olmalıdır.
  • Hayata öğrendiklerin senin tecrübelerin ise tecrübelerin de senin hayata bakışın olur.
  • Şimdiye kadar olan hayatımı düşündükten sonra, bakış açımı değiştirmeye ihtiyacım olduğuna karar verdim.
  • Endişelenme. İlk bakışta korkutucu gözükebilir, ama aslında çok arkadaş canlısı bir insandır.
  • Kültür bir bireyin karakterinin, davranışının ve hayata bakış açısının şekillenmesinde dinamik bir rol oynar.

Diğer dillerde Bakış anlamı nedir?

İngilizce'de Bakış ne demek? : [Bakis] n. look, glance, eye, blink, view, dekko, gander, regard, slant

v. make eyes, make eyes at, look at in an alluring manner

Fransızca'da Bakış : regard [le], coup d'ìil, vue [la]

Almanca'da Bakış : n. Anblick, Blick, Schau

Rusça'da Bakış : n. взгляд (M), взор (M)