Eyeshots türkçesi Eyeshots nedir

Eyeshots ingilizcede ne demek, Eyeshots nerede nasıl kullanılır?

Eyeshot : Rüyet. Görüş mesafesi. Nazar. Bakış.

Eyeshade : Siper. Güneş siperliği. Göz siperi.

Eyeshades : Göz siperi. Siper. Güneş siperliği.

Eyeshadow : Far. Göz farı.

Eyes be bright with desire : Gözleri parlamak.

Closed his eyes to : Önemsemeyen. Dikkat etmeyen.

Feasted his eyes on : Hoşlanarak veya tutkuyla gözlerini dikerek bakan.

For your eyes only : Yalnız senin gözlerin için. Roger moore'un başrolde oynadığı 1981 yapımı james bond filmi (john glen tarafından yönetilen).

Eyes to eyes : Anlaşma içerisinde. Göz göze. Karşılıklı anlayışla.

Eyes front : İleri bak! (askeri komut).

İngilizce Eyeshots Türkçe anlamı, Eyeshots eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eyeshots ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Goosey : Aptal. Ahmak. Aptal tip. Kaz kafalı kimse.

Eye : Delik. Belirli insanların ya da hayvanların içindeki etkili, çarpıcı, hatta öldürücü olduğuna inanılan gücü ya da akımı dışa vurmasına aracı olan örgen. Dişi kopça. Görüş. Kuşkuyla bakmak. Bakmak. Gözetlemek. Göz. Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası. Işığa duyarlı olan ve görmeyi sağlayan, çeşitli hayvanlarda basit göz, bileşik göz gibi farklı yapılarda ve sayılarda bulunan organ. insanda, kafatasının orbit denilen çukuruna yerleşmiş, dışta sklera ve kornea tabakaları, ortada damar tabaka (koroit, silli cisimcik, iris) ve içte retina tabakasından oluşan, irisin önünde ve arkasında ön ve art odalar bulunan, bütün tabakaların çevrelediği en iç kısmı dolduran camsı (vitröz) maddeden yapılmış bir çift organ.

 

Reach : Geçirmek (yumruk). Uzanmak. Yetmek. Temas kurmak. Varmak. Bulmak. İletişim sağlamak. Anlayış. Görüşmek. Erişmek.

Eyebeam : Gözün bakışı. Gözün parıltısı.

Ocellus : Oselus. Nokta göz. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Osellus. Sade göz. Göz şeklinde leke. Gözcük. Bazı omurgasızlarda ve diğer basit yapılı organizmalarda görülen, mercek de taşıyabilen göz, nokta göz, osellus. Osel göz. Birçok basit yapılı organizmada ve bazı omurgalı hayvanlarda bulunan ve merceği olabilen göz. birçok böcek larvasında, bazen de ergin böcekte de bulunabilen göz. osellus, osel göz, nokta göz. 3.bazı böceklerin kanatlarında ve balıklarda bulunan göze benzer leke.

Gandering : Erkek kaz. Ahmak.

Hexing : Büyü yapmak. Hex. Hexadecimal. Onaltılı. Afsunlamak. Uğursuzluk. Onaltılık. Büyü. Nazarı değmek.

Field of vision : Görüş alanı. Görüş sahası. Geniş görüş alanı. Görüş açısı. Görsel alan. Bir kimsenin görebildiği alan. Görme alanı. Dürbünle görülebilen alan.

Eyebeams : Gözün parıltısı. Gözün bakışı.

Eyeshots synonyms : eyeshot, line of sight, view, apercu, ganders, gazes, hex, gazed, evil eye, opinion, visibility, apercus, hexes, dekko, field of view, marking, glanced, regard, sight distance, visibilities, gaze, visual range, range of vision, glance, range.