Nazar nedir, Nazar ne demek

Nazar; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Nazar" ile ilgili cümleler

  • "İlk nazarda mağrur, azametli tesirini veriyor." - S. M. Alus

Yerel Türkçe anlamı:

Kervan.

Nazar isminin anlamı, Nazar ne demek:

Erkek ismi olarak; Bakma, göz atma. Düşünme. Göz değme. İtibar, saygı.

Bilimsel terim anlamı:

Belli kimselerde bulunduğuna inanılan; insanlara, özellikle çocuklara, evcil hayvanlara, eve, mala mülke, hatta cansız nesnelere de zarar veren; bakışla dışarı fırlayan çarpıcı ve öldürücü güç.

İngilizce'de Nazar ne demek? Nazar ingilizcesi nedir?:

evil eye

Nazar anlamı, tanımı:

Nazara gelmek : Göz değmek.

Nazar değmek : Göz değmek.

Nazarı değmek : Gözü değmek.

Nazar boncuğu : Nazar değmesin diye takılan mavi boncuk veya bunun yerini tutan başka şey, göz boncuğu. Eşi benzeri olmayan, tek.

Nazarıdikkat : Bir kimsenin herhangi bir konuya duyduğu yoğun ilgi.

Nazarıitibar : İlgi, dikkat.

Noktainazar : Görüş, görüş açısı.

Sarfınazar : Saymama, dikkate almama. Vazgeçme.

Nazaran : Göre, oranla, kıyasla.

Nazari : Kuramsal.

 

Nazarıdikkate almak : Göz önünde bulundurmak. dikkatle inceleyerek değerlendirmek.

Nazarıdikkatini çekmek : İlgisini çekmek.

Nazarıitibara almak : Dikkat etmek, dikkate almak.

Nazariyat : Kuramlar.

Nazariyatçı : Kuramcı.

Nazariye : Kuram.

Nazariyeci : Kuramcı.

Nazarlık : Nazarı etkisiz duruma getirdiğine inanılan kumaş parçası, mavi boncuk, kurşun, dua yazılı kâğıt, muska vb. şeyler.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Kıskançlık : Bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum, günücülük, hasetçilik, hasetlik, hasutluk.

Hayranlık : Hayran olma durumu. Tutku, aşırı istek.

İnsan : Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Âdemoğlu, âdem evladı.

Mülk : Vakıf olmayıp doğrudan doğruya birinin malı olan yer veya yapı. Ev, dükkân, arazi vb. taşınmaz mal. Devletin egemenliği altında bulunan toprakların bütünü, ülke.

Nesnel : Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif. Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif. Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı.

 

Kötülük : Kötü olma durumu, kemlik, şer. Zarar verecek davranış veya söz.

Bakış : Bakma işi.

Bakma : Bakmak işi.

Göz : Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. Görme organı, basar. Bazı deyimlerde, görme ve bakma. Bakış, görüş. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. Oda. Nazar. Terazi kefesi. Bölüm, hane. Delik, boşluk. Çekmece. Bazı yaraların uç bölümü.

Atma : Atmak işi.

Nazar çövdürmek : Nazar değdirmek.

Nazar salmak : Bakmak, alabildiğine bakmak

Nazar yetişmek : Görülebilir uzaklıkta olmak

Nazarat : Hapishane

Nazarında : Birinin düşüncesine göre, birinin gözünde. İlgili cümle: "“Bu, İsviçreliler nazarında bizim itibarımızı hayli yükseltmişti.”" Y. K. Karaosmanoğlu.

Nazariyecilik : Kuralcılık.

Nazariyye : kuram.

Nazar ile ilgili Cümleler

  • Erkeklere nazaran Japonca çalışan daha çok kadın var.
  • Geçen yaza nazaran bu yıl pek yağış yoktu.
  • Diğerlerine nazaran, Fransız pasaportu gerçekten berbat.
  • Bu nazar boncuğu bana iyi şans getirir.
  • Sana nazaran, Mustafa sadece bir çocuk.
  • Amerika'dakilere nazaran japon evlilikleri çok nadir biter.
  • Aman nazar değmesin!

Diğer dillerde Nazar anlamı nedir?

İngilizce'de Nazar ne demek? : [Nazar] n. look, eye, sight, blink, regard, evil eye, hex, whammy

Fransızca'da Nazar : le mauvais ìil

Almanca'da Nazar : der Blick

Rusça'da Nazar : n. взгляд (M), взор (M), глаз (M), внимание (N), сглаз (M)