Atma nedir, Atma ne demek
"Atma" ile ilgili cümleler
- "Yolda giderken balgamını herkesin geçtiği yola atmayı çok doğal sayanı neden seveyim?" - A. Ağaoğlu
Yerel Türkçe anlamı:
Yamaç ve yarlardaki kaya parçaları.
Yapıların üzerini örtmede kullanılan kalın ağaçlar.
Dokumacılıkta, halıcılıkta çözgüler arasına gelen ip.
Kış geceleri sırayla, haftada bir yapılmış olan yemekli sohbetler: Yarın akşam atmamız var, beni mazur görün.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Pantalonun ön kesiminde bulunan ve kemer görevi gören küçük atkı. (-Tokat)
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Erzincan kenti, İliç ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Erzincan kenti, Oğuz bucağına bağlı bir yer.
Atma tanımı, anlamı:
Cirit atma : Atletizmin ciridi fırlatmaya dayanan dalı.
Çekiç atma : Çekicin en uzağa atılması temeline dayanan atletizm dalı.
Disk atma : Atletizmde disk fırlatma yarışması.
Gülle atma : Tek elle taşınan gülleyi ileriye doğru fırlatma. Gülleyi en uzağa atmak amacıyla yarışılan atletizm dalı.
Atma recep din kardeşiyiz : "söylediklerin hep yalan, hep abartma ancak biz bunun farkındayız" anlamında kullanılan bir söz.
Atmaca : Kartalgillerden, ava alıştırılabilen küçük bir yırtıcı kuş, akkuş (Accipiter nisus).
Atmak : Götürmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Çatlamak. Uzatmak. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Terk etmek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. İçki içmek. Rastgele bir kenara koymak. Yalan veya abartmalı söz söylemek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Söylemek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Geri bırakmak, ertelemek. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Sille, tokat vurmak. Çıkarmak, dışarıya vermek. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Koymak. Değerini eksiltmek. Yırtılmak. Göndermek, yollamak. Örtmek.
Atmasyon : Uydurma.
Adım atmak : Yürümek için ayağını öne doğru uzatıp basmak. bir işe ilk kez girişmek.
Adım atmamak : Gitmemek, uğramamak.
Adımını geri atmak : Başladığı bir işten geri dönmek.
Ağ atmak : Balık avlamak için denize ağ salmak.
Ağzına atmak : Yemek için ağzına koymak.
Ağzına bir kemik atmak : Birini küçük bir çıkarla susturmak.
Altına imza atmak : Destek vermek amacıyla aynı düşüncede olduğunu göstermek.
Arkasından atmak : Dedikodusunu yapmak.
Auta atmak : Topu sahadan dışarıya atmak.
Ayak atmak : İlk kez gitmek. girmek.
Ayak atmamak : Bir yere hiç gitmemek, uğramamak.
Ayak ayak üstüne atmak : Otururken bir bacağını ötekinin üstüne almak.
Bacak bacak üstüne atmak : Bir bacağını ötekinin üstüne koyarak oturmak.
Bakış atmak : Kısa bir süre bakıp geçmek.
Başlık atmak : Bir yazıya başlık olarak ad bulmak.
Benzi atmak : Ansızın yüzünün rengi sararmak, solmak.
Beti benzi atmak : Herhangi bir sebeple kanı çekilip yüzü solmak, korkmak.
Beyni atmak : Tepesi atmak.
Bıçak atmak : Bir hedefe bıçak fırlatmak. bıçaklamak. ameliyat etmek.
Bir ilke imza atmak : Bir konuda hiç kimsenin veya kuruluşun yapmadığı bir işi gerçekleştirmek.
Bir köşeye atmak : Gerektiğinde kullanılmak için bir yere koymak.
Bir tek atmak : Bir kadeh içki içmek.
Bok atmak : Birine leke sürmek, kara çalmak.
Boy atmak : Boyu uzamak, boylanmak, gelişmek.
Boyası atmak : Boyası solmak.
Boyunduruğa atmak : Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolamak.
Çalım atmak : Çalımlamak.
Çamur atmak : Birini kötü bir işe karışmış göstermek, kara çalmak, iftira etmek.
Çamura taş atmak : Çirkefe taş atmak.
Can atmak : Şiddetle arzu etmek, çok istemek.
Canını dar atmak : Bir tehlikeden güçlükle kurtularak bir yere sığınmak.
Çelme atmak : Birini çelme ile yıkmaya çalışmak. bir işi veya bir kimseyi baltalamak, gelişmesini engellemek.
Çenesi atmak : Can çekişirken çenesi titremek.
Çentik atmak : Çentiklemek.
Cevizi çift görmeden taş atmamak : İşi sağlama almadan yapmamak.
Çifte atmak : At, eşek arka ayakları ile vurmak. iki namlulu av tüfeğini patlatmak.
Çığlık atmak : Kulak tırmalayıcı korkunç sesler çıkararak acı acı bağırmak.
Çimdik atmak : Çimdiklemek.
Cirit atmak : Bir yerde çokça bulunmak, sık dolaşmak ve serbestçe davranmak.
Çirkef atmak : İftira atmak.
Çirkefe taş atmak : Edepsiz bir kimsenin tepkisine yol açacak bir davranışta bulunmak.
Dağarcığına atmak : Bir bilgiyi eski bilgilerine katmak, zihnine yerleştirmek.
Dalgasına taş atmak : İşini bozmak, keyfini kaçırmak.
Daraya atmak : Değer vermemek.
Dayak atmak : Dövmek, sopa ile dövmek.
Deliye taş atma başını yarar : "davranışlarında çılgınlık bulunan kimseye dokunma yoksa sana öyle çılgınca saldırır ki yaptığına pişman olursun" anlamında kullanılan bir söz.
Demir atmak : Bir kimse bir yerde uzun süre kalmak. gemi çıpasını denize salmak.
Desteksiz atmak : Abartılı konuşmak, yalan söylemek.
Destursuz atmak : Kolay yalan söyleyebilmek, palavra atmak.
Dikiş atmak : Yarılan veya yırtılan deriyi dikişle bir araya getirip tutturmak.
Dışarı atmak : Zararlı bir maddeyi terleme, idrar vb. yollarla vücuttan çıkarmak. kovmak.
Düğmük atmak : Düğümlemek.
Düğüm atmak : Düğümlemek.
El atmak : Yardım etmek, ilgilenmek. bir işe girişmek, teşebbüs etmek. birisinin işine karışmak, müdahale etmek. sarkıntılık etmek.
Elini kulağına atmak : Ezan okumak, gazel veya türkü söylemek için elini kulak kepçesinin arkasına koymak.
Eteğini başına atmak : Birini azarlamak, onur kırıcı sözlerle suçlamak.
Fareler cirit atmak : Bir yerde hiç insan bulunmamak, o yer çok ıssız olmak.
Fark atmak : İleri gitmek, çok üstün gelmek.
Fesini havaya atmak : Sevinmek.
Fişek atmak : Ortalığı karıştıracak bir söz söylemek. cinsel birleşmede bulunmak.
Format atmak : Biçimlendirmek.
Gerize taş atmak : Edepsiz bir kimseye edepsizliğini göstermeye fırsat vermek.
Gır atmak : Konuşmak, laf atmak.
Göbek atmak : Çok sevinmek. karnını hareket ettirerek oynamak.
Gol atmak : Topun karşı takımın kalesine girmesini sağlamak.
Gövdeye atmak : Oburca yemek.
Göz atmak : Kısa bir süre, fazla dikkat etmeden bakıvermek.
Güm güm atmak : Kalp heyecanla çarpmak.
Gün atmak : Güneş doğmak. davayı ileri bir tarihe bırakmak.
Hallaç pamuğu gibi atmak : Toplu durumda bulunan kişi veya nesneleri darmadağın etmek.
Han kapısından teğelti atmak : Defetmek, kovmak.
Harf atmak : Tanımadığı bir kadına uygunsuz sözler söyleyerek yaklaşmaya çalışmak.
Hava atmak : Herhangi bir üstünlüğünden dolayı şişinmek, caka yapmak.
Havlu atmak : Başarısızlığını kabul edip mücadeleyi bırakmak, pes etmek. çalıştırıcı, sporcusunun karşılaşmayı terk ettiğini bildirmek için ringe havlu fırlatmak.
İçeri atmak : Hapsetmek.
İçine ateş atmak : Aşırı acı, sıkıntı veya üzüntü verecek davranışta bulunmak.
İçine atmak : Yapılan bir kötülüğe karşı sesini çıkarmamakla birlikte bunu unutmamak. sıkıntısını kimseye belli etmemek.
İftira atmak : İftira etmek.
İlmik atmak : İlmik yapmak.
İmza atmak : İmzalamak.
İşkembeden atmak : Uydurarak söylemek.
Jilet atmak : Kendini jiletlemek. jiletle saldırmak.
Kafa atmak : Kavga sırasında karşıdakinin yüzüne, sert ve şiddetli bir biçimde kafayla vurmak.
Kafasının kontağı atmak : Çok sinirlenmek, öfke ile dolmak.
Kahkaha atmak : Yüksek sesle gülmek.
Kamış atmak : Birine oyun etmek, arabozanlık etmek.
Kapağı atmak : Sıkıntısız, rahat bir yere sığınmak, kaçıp kurtulmak.
Kapak atmak : Aşırı, tıka basa dolmuş olmak.
Kazık atmak : Aldatmak, kazıklamak.
Keçeyi suya atmak : Ar ve namusu hiçe saymak.
Kelek atmak : Birisini beklemediği anda hile ve dalavere yaparak zarara sokmak.
Kement atmak : Kemendi bir ucu elde kalacak biçimde ileri doğru fırlatmak.
Kemik atmak : Susturmak, oyalamak için birini küçük bir şeyle avutmak.
Kenara atmak : Bir şeyin üstünde durmamak, önemsememek.
Kendini ateşe atmak : Bile bile tehlikeli bir işe girişmek.
Kendini atmak : Vakit geçirmeden hemen gitmek.
Kendini dar atmak : Güçlükle ve ivedi olarak bir yere sığınmak, kaçmak.
Kendini sokağa atmak : Sıkıntıdan dolayı rahatlamak amacıyla açık havaya çıkmak.
Kesip atmak : Uzun uzadıya düşünmeden kesin yargıya varmak. kesin olarak çözmek, bitirmek.
Kestirip atmak : Ayrıntılı düşünmeden kesin yargıya varmak.
Kıç atmak : Çok istemek. çifte atmak.
Kıçına tekmeyi atmak : Birini kovmak.
Kılçık atmak : Bir kimsenin işini karıştırmak, bozmak.
Kirliye atmak : Yıkanmak için bir kenara koymak, bir yerde biriktirmek.
Kıtır atmak : Yalan söylemek.
Kıyıya atmak : Karaya çıkartmak veya sürüklemek.
Kol atmak : Bitkinin gövdesinden ayrılan bir dal bir yöne uzanmak. çevreye yayılmak, genişlemek, ulaşmak, uzanmak.
Kontak atmak : Dengeyi kaybetmek, sinirlenip olağan dışı davranmak. elektrik donanımında karşı uçların birbirine dokunmasıyla elektrik akımı kesilmek.
Koparıp atmak : İlgisini kesmek, önem vermemek. koparmak.
Köpeğin ağzına kemik atmak : Karşı gelerek bağırıp çağıran birini susturmak için ona bir çıkar sağlamak.
Köprüleri atmak : Bir işten vazgeçme veya geri dönme imkânı kalmayacak biçimde kesin bir davranışta bulunmak.
Kötek atmak : Dövmek, dayak atmak.
Kulaç atmak : Yüzerken kolları, sırayla üstten ileriye doğru atıp suyu arkaya doğru çekmek.
Külahını havaya atmak : Pek çok sevinmek.
Kulun atmak : Kısrak veya eşek yavru düşürmek.
Kündeden atmak : Aldatarak tuzağa düşürmek. güreşçi, rakibini belinden kavrayıp kendi üzerinden aşırarak arka üzeri atmak.
Kurşun atmak : Silahla mermi atmak. düşmanlık etmek.
Kurusıkı atmak : Korkutmak veya yıldırmak amacıyla aslı olmayan söz söylemek.
Laf atmak : Söyleşmek, konuşmak. sözle sarkıntılık etmek. uzaktan, dolayısıyla dokunacak söz söyleyip işittirmek.
Lafını yabana atmamak : Söylenen söze değer vermek.
Lağımla atmak : Bir kayayı delip içine patlayıcı maddeler koyduktan sonra bu maddeleri ateşleyerek parçalamak.
Madik atmak : Dolap çevirmek, hile yapmak.
Mantar atmak : Yalan söylemek, martaval atmak.
Martaval atmak : İnanılmayacak sözler söylemek, yalan söylemek.
Maskesini atmak : Amaçlarını gizlemesini bilen kimse, bu tutumunu bırakarak gerçek kişiliğini ve amaçlarını açığa vurmak.
Mavra atmak : Gevezelik etmek. palavra atmak.
Mekik atmak : Mekiği arışlar arasından hızla geçirmek. hiçbir yerde duramayıp iki yer arasında gidip gelmek.
Mektup atmak : Mektubu postaya vermek.
Mendil atmak : Herhangi bir duyguyu, gizli bir mesajı haberleşilen insana çeşitli anlamları olan renkli mendille bildirmek.
Menzil atmak : Ok atma yarışlarında rekor kırmak.
Mesaj atmak : Cep telefonu veya Genel Ağ aracılığıyla ileti göndermek.
Mesnetsiz atmak : Dayanağı olmadan konuşmak.
Meteliğe kurşun atmak : Parası kalmamak, hiç parası olmamak.
Meydan dayağı atmak : Birini kalabalık içinde iyice dövmek.
Meydana atmak : Ortaya çıkarmak.
Minder dışına atmak : Ortadan kaldırmak, silmek, kovmak.
Nabzı atmak : Ortaya çıkmak, görünmek, belli olmak. kalp vuruşu sürmek.
Nara atmak : Yüksek sesle uzun uzun haykırmak.
Not atmak : Öğretmen, öğrencinin çalışma durumunu not vererek değerlendirmek.
Nutuk atmak : Uzun, sıkıcı bir konuşma yapmak veya özden yoksun bir söylev vermek.
Ok atmak : Miras kalan malları paylaştırmak için ad çekmek. oku fırlatmak.
Olta atmak : Tuzak kurmak. balık yakalamak için olta takımını suya atmak.
Omzuna atmak : Ceket vb. şeyleri tam olarak giymeden sırtına koymak.
On paraya on takla atmak : Az bir miktar kazanabilmek için bile onursuzca bir sürü şey yapmak.
Ortaya atmak : Söylemek, ileri sürmek.
Ortaya balgam atmak : Bir iş kıvamındayken, biri herkesin zihnini bulandıracak bir söz söylemek.
Osmanlı tokadı atmak : Bir kimseye sert ve etkili bir biçimde tokat atmak. sert ve etkili bir biçimde uyarmak. bir kimseye üstünlüğünü kabul ettirmek.
Pabucunu dama atmak : Kendinden üstün birini gözden düşürmek.
Paçasından tutup atmak : Hakaretle kovmak.
Palavra atmak : Uydurma, asılsız bir söz veya haberi gerçekmiş gibi ortaya atmak. abartarak konuşmak, başarılardan abartarak söz etmek.
Pamuk atmak : Yay ve tokmakla pamuğu ditmek.
Parasını sokağa atmak : Değeri olmayan bir mala para vermek.
Parayı denize atmak : Parayı boşuna harcamak, israf etmek.
Parmak atmak : Birini parmakla taciz etmek. sorun yaratmak.
Partal atmak : Yalan söylemek.
Pas atmak : Bazı top oyunlarında bir oyuncu takım arkadaşına top geçirmek. karşı cinse umut ve cesaret vermek.
Pençe atmak : Gücüne güvenerek bir şeyi elde etmeye çalışmak. yırtıcı hayvan ön ayaklarıyla saldırmak, vurmak.
Perende atmak : Havada çark gibi dönerek takla atmak.
Pıt pıt atmak : Korku, heyecan vb. bir sebeple kalbi fazla çarpmak.
Postaya atmak : Mektup, gazete, paket vb.ni gideceği yere ulaşması için posta kuruluşuna vermek, postalamak.
Remil atmak : Kumda birtakım çizgiler çizerek fala bakmak.
Rengi atmak : Korku, heyecan vb. sebeplerle benzi sararmak. solmak.
Şafak atmak : Birden önemli bir durumla karşı karşıya olduğunu anlamak. öfkelenmek. korku ve telaşa kapılmak.
Safra atmak : İnsana veya araca fazla yük olan malzemeleri atmak. sıkıntı veren bir kimseden veya bir şeyden kurtulmak. kusmak.
Salto atmak : Rakibe salto oyunu uygulamak.
Şamar atmak : Şamarlamak.
Şaplak atmak : Elin içiyle vurmak.
Satır atmak : Herkesi öldürmek, kırıp geçirmek.
Segman atmak : Aşınan segmanı değiştirmek.
Servis atmak : Voleybol, masa tenisi vb. oyunlarda oyuna başlama vuruşunu yapmak.
Sigorta atmak : Bir arıza sonucu sigortada elektrik akımı kesilmek.
Sigortası atmak : Çok sinirlenmek.
Silah atmak : Silahtan mermileri boşaltmak.
Silip atmak : İlgi ve ilişkisini tamamen kesmek.
Silkip atmak : Her türlü ilgisini kesmek.
Sırça köşkte oturan komşusuna taş atmamalı : "insan kendinde herhangi bir kusur varken başkalarını aynı kusurla suçlamamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.
Sırtından atmak : Başından savmak veya birinin, bir şeyin sorumluluğunu, yükünü üzerine almamak.
Slogan atmak : Sloganı bağırarak söylemek.
Sokağa atmak : Para, eşya vb.ni boş yere harcamak. birini düşkün, yoksul kalacak biçimde evden, iş yerinden uzaklaştırmak veya kovmak.
Söküp atmak : Gözden çıkarmak, kıymak, feda etmek.
Sopa atmak : Dövmek.
Söz atmak : Laf atmak.
Sözünü yabana atmamak : Lafını yabana atmamak.
Stres atmak : Bir etkinlikte bulunarak gerginlikten, sıkıntıdan kurtulmak.
Takla atmak : Bir kimseye yaranmak için onun hoşuna giden davranışlarda bulunmak, dalkavukluk etmek. kaza sonucu taşıtlar devrilip yuvarlanmak. takla hareketini yapmak. çok sevinmek.
Tarih atmak : Bir şeyin üzerine tarih yazmak.
Tavla atmak : Tavla oynamak.
Tekme atmak : Ayakla bir yere sertçe vurmak. terk etmek. ihanet etmek. çifte atmak. yarı yolda bırakmak.
Temel atmak : Bir yapının temellerini yapmaya başlamak. herhangi bir işe başlamak, girişmek, bir şeyin gelişmesinin, büyümesinin başlangıcını oluşturmak.
Temiz bir dayak atmak : Adamakıllı dövmek.
Tepesi atmak : Birdenbire öfkeye kapılmak, öfkelenmek.
Tepesinin tası atmak : Birdenbire çok sinirlenmek.
Ter atmak : Vücudu rahatlatmak amacıyla aşırı derecede terlemek.
Tırpan atmak : Tırpanlamak.
Tokat atmak : Dolandırmak. el içi ile vurmak.
Tomruğa atmak : Tutukevine koymak.
Top atmak : Sınıfta kalmak. batkınlığa uğramak, iflas etmek.
Topu atmak : İflas etmek. sınıfta kalmak.
Topu taca atmak : Karşılaşmada topu yan çizgi dışına çıkarmak. konuşulan konuyu saptırmak.
Tüfek atmak : Tüfekle ateş etmek.
Tundan tuna atmak : Bir kişiyi uzaklara sürüp dolaştırmak.
Tur atmak : Dolaşmak, dolaşıp gelmek, dönmek. şampiyon olunca veya galip gelince takım oyuncuları seyircileri selamlayarak sahada dolaşmak.
Tüy atmak : Hayvan tüyünü değiştirmek.
Üç buçuk atmak : Çok korkmak.
Uçara atmak : Uçmakta olan kuşu vurmaya çalışmak.
Üstünden atmak : Bir şeyin kendi üzerinde bıraktığı etkiyi kaldırmak. bir şeyi ödev olarak kabul etmemek.
Üstüne atmak : Bir suçu birine yüklemek.
Üzerinden atmak : İşi başkasına devretmek. sıkıntı veren bir iş veya durumdan kurtulmak.
Üzerine atmak : Üstüne atmak.
Vitesten atmak : Çok kızmak.
Volta atmak : Bir aşağı bir yukarı dolaşmak.
Yabana atmak : Önem vermemek, önemsiz görmek.
Yakadan atmak : Savıp kurtulmak.
Yalan atmak : Yalan söylemek.
Yardan atmak : Kazaya uğratmak.
Yavru atmak : Gebe hayvan yavrusunu düşürmek.
Yazı tura atmak : Bir oyunda ilk başlayacak olanı tespit etmek amacıyla veya girişilen bir iddiada kazananı belirlemek için metal parayı havaya döndürerek atmak ve yere düştüğünde hangi yüzün üste geldiğine bakarak karar vermek.
Yorgunluk atmak : Dinlenmek. yaptığı işten, yorgunluğu unutturan, sevindirici bir sonuç almak.
Yüksekten atmak : Yapamayacağı şeyleri yapabilirmiş gibi söylemek.
Yumruk atmak : Yumrukla vurmak.
Zar atmak : Henüz başarısını kanıtlamamış biri için önceden olumlu düşünce belirtmek. birinin ağzından laf alabilmek için onun düşüncesindeymiş gibi konuşmak. zarı hızla yuvarlamak. kader ile oynamak, geleceği için plan uygulamak.
Zarf atmak : Karşısındakinin gerçek duygu ve düşüncelerini öğrenmek için kasıtlı olarak uygun sözler söylemek veya bazı davranışlarda bulunmak. dolandırıcı zarf vb. kullanarak bir tür para sızdırmak veya çarpmak.
Zifos atmak : Sataşmak. kara sürmek, iftira atmak.
Atma döngüsü : İçinde, disk, gülle, çekiç atma yarışları yapılan 50 m. çapında (çekiç atmada 2.13, 5 m.), çevresi 76 mm. lik metal ya da demirle kuşatılmış, tabanı sert, yuvarlak alan.
Atma ip : Dokumacılıkta enine atılan ve tarakla sıkıştırılan ip, argaç.
Atma recep, din kardeşiyiz : söylediklerin hep yalan, hep abartma ancak biz bunun farkındayız anlamında kullanılan bir söz.
Atma taş : Çocukların oynadığı bir taş oyunu.
Atmaca etmek : Atlatmak: Beni atmaca ediyon.
Atmaca kartalı : [Bakınız: tavşancıl] (Hieraêtus fasciatus): kartallar (Falconiformes) takımının kartalgiller (Falconidae) familyasından bir kuş türü. Sırtı koyu kahverengi, karnı pas sarısı, kuyruğu çizgilidir. Avrupa, Ön ve Güney Asyada ormanlarda yaşar.
Atmacacıbaşı : Osmanlı sarayında atmaca yetiştiren ve onları av için eğiten atmacacıların buyurucusu.
Atmaç : Çocukların kuş vurdukları sapan.
Atmadan atmak : Kündeden atmak, atlatmak.
Atmah : Atmak
Atma ile ilgili Cümleler
- ''Vefa nedir, bilir misin? Vefâ arkanda bıraktığını, giderken yaktığını yabana atmamandır. Vefâ; dostluğun asaletine, bir dua sonrası verilen sözlere, hayallere ihanet katmamandır. Vefâ; ötelerin sonsuz mükafatı karşısında, cehennemi hafife almaman, ulvi güzellikleri dünyaya satmamandır.'' Mevlânâ Celâleddîn-î Belhî Rûmî
- Ben sana ihanet etmedim, bana aşağılıkça iftira atmaman gerektiğini sana ailen öğretmedi mi?
- Yeni bir çalışma 65'ten daha büyük hastaların hastane kayıtlarının çoğunlukla yanlış olduğunu ortaya atmaktadır, bu durum ciddi tedavi hatalarına yol açabilir.
- Dünkü şiddetli kar yağışından dolayı, yer çok kaygandı. Dışarıya adım atar atmaz kaydım ve kıçımın üstüne düştüm.
- Bir dahaki sefere kazık atmaya çalıştığınız adamları daha dikkatli seçersiniz canım, değil mi?
- Her gün kahkaha atmakla ve ağlamakla çok meşgulüm bu yüzden ders çalışmak için zamanım yok.
- Ali eski video kaset çalarını atmak yerine satmaya çalıştı fakat hiç kimse onu almadı bu yüzden sonunda onu attı.
- Söylediğin lafları ve bana atmaya çalıştığın kazıkları, iftiraları sana yutturduğum günler gelecek.
- O kızı eve bırakırken yabancı bir numaradan bir telefon geldi ve o bastı gitti. Halbuki yabancı telefon numaralarını açmadığını söylemesine rağmen o numarayı görünce betinin benzinin atması dikkat çekici.
- Tabancayla, tüfekle atış yapmak istiyorum ayrıca öğretilirse pazartesi el bombası atmak istiyorum.
Diğer dillerde Atma anlamı nedir?
İngilizce'de Atma ne demek? : [Atman] adj. throwing, projectile
n. throwing, throw, shoot, chuck, cast, ejectment, banishment, bragging, elimination, fling, heave, heaving, hurl, inset, ouster, pelt, shy, volley
interj. tell us another
Fransızca'da Atma : décollement [le], expulsion [la], jet [le], lancement [le], lancer [le]
Almanca'da Atma : n. Abwurf, Ejektion, Wurf
Rusça'da Atma : n. бросание (N), швыряние (N), выбрасывание (N), выкидывание (N), сбрасывание (N), занос (M), биение (N), выселение (N), метание (N), подрыв (M), подкидывание (N), забрасывание (N), взрыв (M), выброс (M)
adj. взрывной, подрывной


Bu kısımda Atma nedir? Atma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Atma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Atma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.