Eyebeams türkçesi Eyebeams nedir

Eyebeams ingilizcede ne demek, Eyebeams nerede nasıl kullanılır?

Eyebeam : Bakış. Gözün parıltısı. Nazar. Gözün bakışı.

Eyeball : (hapishanede) bir memura dik dik bakmak. Göz yuvarlağı. Göz yuvarlığı. Göz yuvarı. Gözküresi. Bakmak. Gözyuvarı. Kontrollü hava hareket pozisyonlar. Gözünü dikip bakmak.

Eyeball to eyeball : Göz göze. Göz küresi göz küresine. Yüz yüze. Bir insanla yüz yüze. Baş başa.

Eyeballed : Göz yuvarlağı. Bakmak. Gözyuvarı. Göz yuvarlığı. Göz küresi. Gözünü dikip bakmak. (hapishanede) bir memura dik dik bakmak. Kontrollü hava hareket pozisyonlar. Gözküresi.

Eyeballing : Gözünü dikme. Gözünün içine bakma.

Eyebrow : Kaş.

Eyebolt : Halkalı vida. Aybolt. Delikli cıvata. Mapa. Halkalı civata. Gözlü cıvata.

Eyeballs : Belirli bir siteyi ziyaret eden internet kullanıcıları. Spesifik bir ürün kullanan internet kullanıcıları.

Eyebolts : Halkalı vida. Delikli cıvata. Aybolt. Halkalı civata. Gözlü cıvata. Mapa.

Eyebath : Göz banyosu için kullanılan kadeh. Göz kabı. Gözü temizlemek için kullanılan küçük kap.

İngilizce Eyebeams Türkçe anlamı, Eyebeams eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eyebeams ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Gazes : Gözünü dikme. Dik dik bakmak. Dik bakış. Gözünü dikerek bakmak. Gözünü dikmek. Sürekli bakış.

Opinion : Önemseme. Mütalaa. Kanıtlanmış sayılmak için yeterli dayanağı olmayabilen, ancak doğru olduğuna inanılan ve anlıksal etkinlikler yoluyla varılmış olan bir yargı. uzman sayılan kişinin belirttiği görüş. Takdir. Görüş. İnanç. Adli davada bilirkişilerin verdikleri fikirler. Yargı. Kanı.

Apercus : Hulasa. Kısa özet. Özet. Kavrama.

Gazed : Gözünü dikme. Dik dik bakmak. Sürekli bakış. Dik bakış. Gözünü dikerek bakmak. Gözünü dikmek.

Ganders : Göz atma. Ahmak. Kaz. Erkek kaz.

Hexing : Onaltılı. Hex. Büyü. Büyü yapmak. Onaltılık. Afsunlamak. Hexadecimal. Uğursuzluk. Nazarı değmek.

Eye : Kuşkuyla bakmak. İğne deliği. Gözlemek. Gözünü dikip bakmak. Süzmek. Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası. Görüş. Bakmak. Görme gücü.

Eyeshots : Görüş mesafesi. Rüyet.

Glanced : Kısaca bakış. Kısa bakış. Bakmak. Göz. Göz gezdirmek. Göz atmak. Parıldamak. Bakıvermek.

Evil eye : Göz değmesi. Belli kimselerde bulunduğuna inanılan; insanlara, özellikle çocuklara, evcil hayvanlara, eve, mala mülke, hatta cansız nesnelere de zarar veren; bakışla dışarı fırlayan çarpıcı ve öldürücü güç. Kötü niyet ve etkin bakışlı, toplumuna göre mavi gözlü, sarı saçlı ya da kara gözlü, kara saçlı kişilerin, isteyerek ya da istemeyerek baktıkları, övdükleri, dokundukları canlıların, özellikle çocuk ve hayvanların, hastalanacakları, sakatlanacakları, yoksullaşacakları hatta ölebilecekleri; nesnelerin ise kırılacakları, yanacakları, yıkılacakları ya da yokolabilecekleri biçimindeki çok yaygın halk inanışı, bk. gözdeğmesinden korunma, gözdeğme sağaltımı, krş. muska. Gözdeğme. Kem göz.

 

Eyebeams synonyms : apercu, hexes, regard, eyebeam, gaze, eyeshot, hex, gandering, glance, dekko, goosey.