Gazes türkçesi Gazes nedir
- Gözünü dikmek.
- Gözünü dikerek bakmak.
- Sürekli bakış.
- Bakış.
- Dik dik bakmak.
- Nazar.
- Gözünü dikme.
- Dik bakış.
Gazes ile ilgili cümleler
English: Our client wants to build a house with an internal courtyard in order to avoid unwelcome gazes from the outside.
Turkish: Müşterimiz dışarıdan istenmeyen bakışları önlemek amacıyla iç avlusu olan bir ev inşa etmek istiyor.
Gazes ingilizcede ne demek, Gazes nerede nasıl kullanılır?
Stargazes : Yıldızları gözlemlemek. Hayallere dalmak.
Gaze at : Bir şeye dalıp gitmek. Gözünü dikmek. Bakakalmak. Seyretmek. Dik dik bakmak. Gözü dalmak. Dalgın dalgın bir yere bakmak. Gözünü dikip bakmak. Dalgın dalgın bir şeye bakmak.
Gaze hound : Avı işaret eden köpek. Av köpeği. Kurbanını kokusunu alarak değil de gözlemleyerek kovalayan ve avlayan tazı.
Gaze on : Gözünü dikmek. Dik dik bakmak. Dalıp gitmek. Gözü takılı kalmak.
Gaze round : Şaşkın şaşkın etrafa bakınmak. (bir şeylerin arasında) sevinç ya da şaşkınlıkla dolanmak. Şaşkınlıkla çevresini incelemek.
Wistful gaze : Hevesli bakış. Özlemli bakış. Hüzünlü bakış. Arzulu bakış.
Gazed : Sürekli bakış. Nazar. Gözünü dikerek bakmak. Dik bakış. Gözünü dikmek. Bakış. Gözünü dikme. Dik dik bakmak.
Gaze : Dik bakış. Bakış. Gözünü dikerek bakmak. Gözünü dikme. Dik dik bakmak. Nazar. Sürekli bakış. Gözünü dikmek.
Gazeboes : Kule. Manzaralı balkon. Taraça. Balkon.
Gazed into the distance : Gözünü dikerek uzağa baktı. Ufka doğru baktı.
İngilizce Gazes Türkçe anlamı, Gazes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gazes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Gandering : Ahmak. Erkek kaz.
Glanced : Bakmak. Kısa bakış. Göz gezdirmek. Bakıvermek. Göz atmak. Kısaca bakış. Parıldamak. Göz.
Gaze at : Dalgın dalgın bir şeye bakmak. Bir şeye dalıp gitmek. Gözünü dikip bakmak. Dalgın dalgın bir yere bakmak. Gözü dalmak. Bakakalmak. Seyretmek.
Eyebeams : Gözün parıltısı. Gözün bakışı.
Eye : Görüş. Göz. Gözlemek. Belirli insanların ya da hayvanların içindeki etkili, çarpıcı, hatta öldürücü olduğuna inanılan gücü ya da akımı dışa vurmasına aracı olan örgen. Delik. Kuşkuyla bakmak. Gözetlemek. İğne deliği.
Opinion : Görüş. Kanıtlanmış sayılmak için yeterli dayanağı olmayabilen, ancak doğru olduğuna inanılan ve anlıksal etkinlikler yoluyla varılmış olan bir yargı. uzman sayılan kişinin belirttiği görüş. Yargı. Akıl. Kanı. Önemseme. Düşünce. İnanç. Bireyin belli bir konudaki süreğen ya da kalıcı düşünce, yargı ve değerlendirmelerinin toplu ürünü. bk. görüş, tutum.
Apercu : Hulasa. Kavrama. Kısa özet. Özet.
Ganders : Göz atma. Erkek kaz. Kaz. Ahmak.
Gazes synonyms : gazed, gaze, apercus, outstare, glance, glared at, hex, stared, pore over, gazing, pored, stare, hexes, hexing, eyebeam, pore, goosey, stargaze, eyeballing, glare at, outface, evil eye, glares, look, glowers, gaze upon, eyeshots, eyeshot, gaze on, poring, dekko, regard, gawping.

Bu kısımda Gazes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gazes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gazes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gazes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.