Gaze at türkçesi Gaze at nedir

  • Bakakalmak.
  • Dalgın dalgın bir şeye bakmak.
  • Gözünü dikmek.
  • Dalgın dalgın bir yere bakmak.
  • Seyretmek.
  • Dik dik bakmak.
  • Bir şeye dalıp gitmek.
  • Gözünü dikip bakmak.
  • Gözü dalmak.

Gaze at ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary gaze at each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirlerine dik dik bakıyor.

Gaze at ingilizcede ne demek, Gaze at nerede nasıl kullanılır?

Gaze : Nazar. Gözünü dikerek bakmak. Dik dik bakmak. Gözünü dikme. Sürekli bakış. Bakış. Dik bakış. Gözünü dikmek.

At : Ya. Bir hareketin hedefini gösterir. Ye. Üzerinde. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Nezdinde. Hatta. Üzere. De. Bir miktarı göstermek için kullanılır.

Gaze hound : Av köpeği. Avı işaret eden köpek. Kurbanını kokusunu alarak değil de gözlemleyerek kovalayan ve avlayan tazı.

Gaze on : Gözünü dikmek. Dalıp gitmek. Dik dik bakmak. Gözü takılı kalmak.

Gaze round : Şaşkın şaşkın etrafa bakınmak. Şaşkınlıkla çevresini incelemek. (bir şeylerin arasında) sevinç ya da şaşkınlıkla dolanmak.

Gaze up on : Dik dik bakmak.

İngilizce Gaze at Türkçe anlamı, Gaze at eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gaze at ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gawked : Aptalca bakmak. Utangaç kimse. Sakar kimse. Ahmak. Bön bön bakmak. Öküz gibi bakmak. Aval aval bakmak. Beceriksiz kimse. Öküzün trene baktığı gibi bakmak.

 

Pore over : Kendini vermek. İncelemek. Konsantre olmak. Dalmak. Tetkik etmek. Derin derin düşünmek.

Fleetest : Süratli. Filo. Park. Fani. Çevik. Yürük. Donanma. Çabuk. Alay.

Fastens : Takmak. Dikmek. Kopçalamak. Raptiyelemek. Bağlanmak. Kilitlemek. Tutturulmak. Birleşmek. Bağlamak.

Gape : Ağzı açık bakmak. Esneme. Yarılmak. Bön bön bakmak. Ağzı açık kalmak. Alık alık bakmak. Esnemek. Şaşkınlıkla bakmak. Ağzını açıp alık alık bakmak.

Gaped : Esnemek. Ağzı açık kalmak. Şaşkın şaşkın bakmak. Açılmak.

Gawping : Aval aval bakmak. Bön bön bakmak. Öküz gibi bakmak.

Gazes : Bakış. Nazar. Gözünü dikerek bakmak. Sürekli bakış. Dik bakış. Gözünü dikme.

Fasten : Tutturmak. Yüklemek. Gözünü ayırmamak. Raptiyelemek. Sabitlemek. Tutturulmak. Kilitlemek. İliştirmek. Takmak. Bağlamak.

Contemplate : Niyet etmek. Niyetinde olmak. Düşünüp taşınmak. Dikkatle izlemek. Süzmek. Üzerinde düşünmek. Kafa yormak. Düşünmek. Dikkatle seyretmek.

Gaze at synonyms : gaze up on, beholding, glower, fleeted, gawks, stares, gaze, gawk, fleeter, contemplated, stare into space, eyeball, glared at, glowered, beholds, gazed, gazing, gawking, pore, contemplates, behold, eye up, eyeballed, stare at, gaze upon, glared, fleet, glares, beheld, contemplating, stare, glare at, cruised.