Pore over türkçesi Pore over nedir

  • İncelemek.
  • Tetkik etmek.
  • Konsantre olmak.
  • Dalmak.
  • Gözünü dikmek.
  • Derin derin düşünmek.
  • Kendini vermek.

Pore over ingilizcede ne demek, Pore over nerede nasıl kullanılır?

Pore : Gözenek. Por. İyice düşünmek. Dalmak. Biyolojik yapılarda çeşitli görevleri olan farklı çaplardaki küçük delik, por. Ağaç türüne göre büyüklüğü değişebilen, işlenmiş kereste üzerindeki küçük girintiler. Biyoloji, gitar, uzay, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konsantre olmak. Gözünü dikmek. İncelemek.

Over : Üzerine. Fazla. Devirmek. Sona ermiş. Üzerinden. Fazladan. Yukarıda. Bitmiş. Üstüne. Aşkın.

Pore canals : Böceklerin kutikulasında bulunan epikutikulaya geçmeyen, çok ince spiral geçitler. derisi dikenlilerde su kanal sistemine ait taş kanalın (madrepor kanalı) dışarıya açıldığı yerde bulunan elek safihadaki kanallar. Por kanalları.

Pore cell : Süngerlerde, vücut dış duvarında bulunan suyun içeri girmesini sağlayan özel hücreler, porosit. Por hücresi. Süngerlerde, vücut dış duvarında bulunan ve suyun içeri girmesini sağlayan özel hücreler. porosit. Porosit.

Pore organ : Por organı. Dezmidlerde, boşaltım kanalını çevreleyen yapı.

Pore space : Por aralığı. Boşluk hacmi. Toprağın parçacıkları arasındaki açıklık. Boşlukların oylumu.

 

İngilizce Pore over Türkçe anlamı, Pore over eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pore over ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scrutinize : İyice incelemek. Yakın takibe almak. İnce eleyip sık dokumak. Dikkatle gözden geçirmek. Oy saymak (şirketlerin genel kurul toplantılarında oylama sonrası). Bütün boyutlarıyla ele almak. Dikkatle bakmak. Mercek altına almak. Mütalaa etmek.

Audit : Dinlemek. Hesapları denetlemek. Sistemli inceleme. Kontrol etmek. Hesap denetimi. Tecimsel kuruluşlara ilişkin sayışımların düzeninde olup olmadığı, yasaları, tüzük ve yönetmeliklerine uygun bir yönde doğru olarak yürütülüp yürütülmediği izlenilmek üzere yapılan inceleme ve denetlemeler. işlemlerin tümünün sonuna kadar yazılımı ve tekrar gözden geçirilmesi, plan ve amaçlar çerçevesinde bu işlemlerin çözümlenmesi, önceden planlanmış amaçlara ulaşılmak için bu işlemlerin plana göre yönetilmesi ve gerektiğinde gerekli değişikliklerin yapılması. Resmi hesap bilanço kontrolü yapmak. Denetlemek. Yıllık hesap denetimi.

Stared : Hayretle bakmak. Gözlerini dikmek. Dik dik bakmak. Boşluğa bakmak. Belermek. Dikmek (gözlerini). Boş boş bakmak. Uzun uzun bakmak. Bakakalmak.

Abandon oneself to : Kendini -e vermek. Kendini teslim etme. Bağımlı hale gelme (kendinden vazgeçme). -e kapılmak. Tüm sınırları kaybetme. Kendini kaptırmak.

Give way : Çökmek. Küreklere asılmak. Kırılmak. Kapılmak. Yol vermek. Öncelik tanımak. Dayanamamak. Kuvveti tükenmek. Çekilmek.

Analyse : Çözümlemek. Analiz etmek. Tahlil yapmak. Analiz yapmak. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Araştırmak. Tahlil etmek.

 

Focalise : Odaklanmış olmasına sebep olmak. Odaklamak. Küçük bir alana sınırlamak. Bir yere toplamak. Odak noktasına getirmek. Odaklanmak. Belirli bir bölgeye hapsetmek veya sınırlamak (ayrıca focalize).

Break : Kontrol etmek. Yakın dövüşü bırakmak. Açıklık. Kopmak. Batırmak. Kırmak. Sona ermek. Yarmak. Mahvetmek.

Barged : Ev gib kullanılan duba. Mavna. Karışmak. Toslamak. Kesmek. İçeriye paldır küldür girmek. Çarpmak. Duba. Mavna ile taşımak.

Be engrossed in : İle meşgul. Dalıp gitmek. Kendini kaptırmak.

Pore over synonyms : assess, analyze, ruminate over, ruminate about, fastens, gazing, concentrate on, analyzed, absorbed in, gave way, pored, apply, gaze, focalises, devotes, concentrate, analysed, resign, explores, be lost in thought, chews, analysing, bounces, apply oneself, peruse, construe, gazes, devoting, chew the cud, devote, focus attention, con, view.