Stared türkçesi Stared nedir
- Boşluğa bakmak.
- Gözü dalmak.
- Gözünü dikmek.
- Bakakalmak.
- Uzun uzun bakmak.
- Boş boş bakmak.
- Hayretle bakmak.
- Gözlerini dikmek.
- Belermek.
- Dikmek (gözlerini).
- Gözlerini dikip bakmak.
- Dik dik bakmak.
Stared ile ilgili cümleler
English: Ali and Mary stared at each other angrily.
Turkish: Ali ve Mary öfkeyle birbirlerine baktılar.
English: "I can't think with that noise," she said, as she stared at the typewriter.
Turkish: O, daktiloya bakarken "o gürültü yüzünden düşünemiyorum" dedi.
English: Ali and Mary stared at each other for a few moments.
Turkish: Ali ve Mary bir an birbirlerine baktılar.
English: After the earthquake, people stared into the deep hole in the ground in surprise.
Turkish: Depremin ardından, insanlar şaşkınlıkla yerdeki derin çukura baktılar.
English: Ali and Mary both stared at John.
Turkish: Ali ve Mary her ikisi de John'a bakıyordu.
Stared ingilizcede ne demek, Stared nerede nasıl kullanılır?
Outstared : Bakışlarıyla altetmek. Yenmek. Alt etmek. Üstesinden gelmek.
Stare at : Gözlerini dikmek. Gözlerini dikip bakmak. Dik dik bakmak. Bakakalmak. Bakmak (dikkatle).
Stare blankly : Boş bakmak.
Stare down : Bakışlarıyla altetmek. Üstesinden gelmek. Alt etmek. Yenmek.
Stare into space : Gözü dalmak. Gözleri dalmak.
Stare somebody in the face : Eli kulağında olmak. Gözünün önünde olmak. Karşısında durmak.
Stare : Dik dik bakmak. Transit ticarette, gümrük vergisine konu olup, henüz vergi ve resimleri ödenmemiş malların korunduğu, gerektiğinde küçük tamamlayıcı işlemlerin yapıldığı, gümrük binaları yakınında bulunan, kamu veya özel kesimce işletilen bir tür depo. krş. genel antrepo, özel antrepo. Uzun uzun bakmak. Gözü dalmak. Boş boş bakmak. Boşluğa bakmak. Antrepo. Gözlerini dikmek. Gözlerini dikip bakmak. Bakakalmak.
Star anise : Yıldız anason.
Outstare : Bakışlarıyla altetmek. Alt etmek. Üstesinden gelmek. Yenmek.
Stare into vacancy : Boşluğa dalıp bakmak.
İngilizce Stared Türkçe anlamı, Stared eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stared ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Country : Taşra. Millet. Memleket. Bölge. Taşraya ait. Ülke. Ulus. Kırsal. Halk. Köy.
Territorial division : İdari bölge. Bölgesel ayırım.
Province : İlgi alanı. İl. Uzmanlık. Ç.taşra.
Gaze : Nazar. Gözünü dikme. Sürekli bakış. Dik bakış. Bakış. Gözünü dikerek bakmak.
Fasten : Dikmek. Birleşmek. Yüklemek. Tespit etmek. Kopçalamak. Kilitlemek. İliklemek. Takmak. Tutturulmak.
Stargaze : Hayallere dalmak. Yıldızları gözlemlemek.
Gazes : Nazar. Gözünü dikerek bakmak. Sürekli bakış. Gözünü dikme. Dik bakış. Bakış.
Fixating : Takmak. Tesbit etmek. Sabitleştirmek. Bağlamak. Yapıştırmak. Katılaştırmak.
Poring : Bir şeye odaklanma. İyice düşünmek. Dalmak. Konsantre olmak. Düşünüp taşınmak. Dikkat kesilmek.
Stared synonyms : australian state, soviet socialist republic, canadian province, italian region, stare, land, administrative division, gaze upon, look, eye up, fixates, gaped, gawk, glares, stare at, outface, gawked, gazing, stare down, glower, pored, pore, stares, fastens, gaze on, glare at, pore over, stare into space, administrative district, gaze up on, gawks, gape, glared.
Stared zıt anlamlı kelimeler, Stared kelime anlamı
End : Sonuca ulaşmak. Kafa. Uç çekit. Amaç. Bitiş çekidi. Son. Sona erdirmek. Uç. Sonuç.
Lie : Palavra. Durmak. Kandırmak. Atmak. Kalmak. Yatmak. Mideye oturmak. Yalan atmak. Yalan. Yalan söylemek.
Sit down : Yerine oturmak. Yere inmek. Oturmak. Oturtmak. Koyulmak. Yerinden kalkma. İniş yapmak.
Stared antonyms : lie down, sit.

Bu kısımda Stared kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stared ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stared anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stared ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.