Stare at türkçesi Stare at nedir
- Gözlerini dikip bakmak.
- Bakakalmak.
- Dik dik bakmak.
- Bakmak (dikkatle).
- Gözlerini dikmek.
Stare at ile ilgili cümleler
English: Don't stare at me like that.
Turkish: Bana öyle bakma.
English: Did you see her stare at that young man?
Turkish: Onun o genç adama baktığını gördün mü?
English: Don't stare at others.
Turkish: Diğerlerine bakmayın.
English: Ali continued to stare at himself in the mirror.
Turkish: Ali aynada kendine bakmaya devam etti.
English: Don't stare at people.
Turkish: İnsanlara bakmayın.
Stare at ingilizcede ne demek, Stare at nerede nasıl kullanılır?
Stare : Gözlerini dikip bakmak. Gözü dalmak. Belermek. Hayretle bakmak. Gözünü dikmek. Dikmek (gözlerini). Gözlerini dikmek. Transit ticarette, gümrük vergisine konu olup, henüz vergi ve resimleri ödenmemiş malların korunduğu, gerektiğinde küçük tamamlayıcı işlemlerin yapıldığı, gümrük binaları yakınında bulunan, kamu veya özel kesimce işletilen bir tür depo. krş. genel antrepo, özel antrepo. Boş boş bakmak.
At : Ye. A. Bir hareketin hedefini gösterir. De. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Üzere. Nezdinde. Yanında. E. Üzerinde.
Stare blankly : Boş bakmak.
Stare down : Alt etmek. Bakışlarıyla altetmek. Üstesinden gelmek. Yenmek.
Stare into space : Gözleri dalmak. Gözü dalmak.
Stare into vacancy : Boşluğa dalıp bakmak.
İngilizce Stare at Türkçe anlamı, Stare at eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stare at ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Glared at : Kinle süzmek. Sert sert bakmak. Yiyecekmiş gibi baktı. Gözlerini dikerek ters ters baktı. Dik dik baktı. Düşmanca bakmak. Kızgın bir şekilde baktı. Kızgınlıkla bakmak. Ters ters bakmak.
Gawk : Öküzün trene baktığı gibi bakmak. Aval aval bakmak. Ahmak. Utangaç kimse. Öküz gibi bakmak. Aptalca bakmak. Sakar kimse. Beceriksiz kimse. Bön bön bakmak.
Gazing : Dik dik bakma. Gözünü dikmek.
Gaze at : Seyretmek. Dalgın dalgın bir şeye bakmak. Gözünü dikmek. Dalgın dalgın bir yere bakmak. Bir şeye dalıp gitmek. Gözü dalmak. Gözünü dikip bakmak.
Gawking : Öküz gibi bakmak. Öküzün trene baktığı gibi bakmak. Aval aval bakmak. Beceriksiz kimse. Aptalca bakmak. Sakar kimse. Ahmak. Bön bön bakmak. Utangaç kimse.
Fixating : Takmak. Yapıştırmak. Katılaştırmak. Bağlamak. Tesbit etmek. Sabitleştirmek.
Glowers : Öfkeli bakmak. Öfkeli bakış. Ters ters bakmak. Yiyecek gibi bakmak. Ters bakış.
Gawks : Öküzün trene baktığı gibi bakmak. Aptalca bakmak. Beceriksiz kimse. Öküz gibi bakmak. Utangaç kimse. Ahmak. Sakar kimse. Aval aval bakmak. Bön bön bakmak.
Glare at : Sert sert bakmak. Düşmanca bakmak. Kızgınlıkla bakmak. Ters ters bakmak. Yiyecekmiş gibi bakmak. Kinle süzmek.
Glared : Parlamak. Göz kamaştırmak. Göz kamaştırıcı parıltı. Göz kamaştıracak bir şekilde parlamak. Kızgın bakmak. Parıltı. Göze batmak. Ters ters bakmak. Kötü kötü bakmak.
Stare at synonyms : stares, glower, gaped, stared, fixate, glowered, gaze, gazes, fixates, gape, gawping, gaze up on, gaze on, glares, gawked, gazed, stare.

Bu kısımda Stare at kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stare at ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stare at anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stare at ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.