Give way türkçesi Give way nedir
- Boyun eğmek.
- Dayanamamak.
- Kendini vermek.
- Öncelik tanımak.
- Yol vermek.
- Çekilmek.
- Kopmak.
- Kuvveti tükenmek.
- Çökmek.
- Kapılmak.
- Yıkılmak.
- Küreklere asılmak.
- Kırılmak.
Give way ile ilgili cümleler
English: We must not give way to their demands.
Turkish: Biz onların taleplerine boyun eğmemeliyiz.
English: Always give way to traffic coming from the right.
Turkish: Her zaman sağdan gelen trafiğe yol ver.
English: You must not give way to those demands.
Turkish: Bu isteklere boyun eğmemelisin.
English: They will give way to you if your opinion is reasonable.
Turkish: Eğer senin fikrin makulsa onlar sana öncelik verecekler.
Give way ingilizcede ne demek, Give way nerede nasıl kullanılır?
Give : Tanımak. Dogruluğunu kabullenmek. Esnemek. Koparmak. Doğruluğunu kabullenmek. Düzenlemek. Hediye etmek. Bahşetmek. Gitmek. Armağan etmek.
Way : Civar. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Yapılış şekli. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Gelenek. Başarmak. Yön. Davranış tarzı. İş alanı. Gidişat.
Give way to : Kabullenmek. Dönüşmek. Yerini bırakmak. -e yerini bırakmak. -e boyun eğmek. -e yol vermek. (düşünceleri vb) üzerinden atmak. (trafikte) yol vermek. -a veya e dönmek. Yolunu açmak.
Give a bad name : Ad takmak. Adını kötüye çıkarmak. Adını karalamak.
Give a beating : Sopa çekmek. Dayak atmak. Ayağının altına almak. Yenmek. Dövmek.
Give a bias to : Peşin hüküm vermek.
İngilizce Give way Türkçe anlamı, Give way eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Give way ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fall prey to : Tutsağı olmak. Av olmak. - tarafından parçaları koparılan. - tarafından yıkıma uğratılan. -'ın kurbanı olan.
Make way : Yol açmak. İlerlemek. Öne geçmek. Yol almak.
Giving up : Ödün vermek. Vazgeçmek. Umudunu kesmek. Vazgeçme.
Bend the knee : Üstünlüğünü kabul etmek. Yola gelmek. Diz çökmek. Karşısında diz çökmek.
Caved : Oymak. Batmak. Partiden kopmak. Pes etmek. Kazmak. Açmak.
Bow out of : Bırakmak. Ayrılmak.
To give up : Vermek. Teslim olmak. Vazgeçmek. Teslim etmek. Kabullenmek. Ödün vermek. Kabullenmek zorunda kalmak. Bırakmak.
Bend : Çökmek (diz). Yönelmek. Bükmek. Oynama yapmak. Kıvrım menteşesi. Bükülmek. Bağlamak (yelken). Katlamak. Çevirmek. Kıvrım kanatlarının birbirine bağlandığı yer.
Keep to : Bağlı kalmak. Sadık olmak.
Give way synonyms : given way, come away, apply, acquiesces, crashed, give somebody the wall, be caught up in, be piqued at, make way for, back away, falling in, be carried away, come down, declined, be taken with, clear out, dismisses, be offended, crush, give priority to, succumbing, crumpled up, detaches, abdicating, dismiss, cannot bear, cave in, abandon oneself, crank, drop down, be seized, bow, buckle under.

Bu kısımda Give way kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Give way ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Give way anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Give way ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.