Keep to türkçesi Keep to nedir

  • Bağlı kalmak.
  • Sadık olmak.
  • Kendini vermek.

Keep to ile ilgili cümleler

English: George doesn't mix much; he likes to keep to himself.
Turkish: George çok kaynaşmaz; o kendi başına kalmayı sever.

English: When you drive in Japan, remember to keep to the left.
Turkish: Japonya'da araba sürdüğünüzde soldan gitmeyi unutmayın.

English: You should keep to the regulations.
Turkish: Düzenlemelere uymalısınız.

English: In most of the countries in Europe, cars have to keep to the right.
Turkish: Avrupa'nın çoğu ülkesinde arabalar sağdan gitmek zorundadır.

English: You should keep to the right.
Turkish: Sağdan gitmelisin.

Keep to ingilizcede ne demek, Keep to nerede nasıl kullanılır?

Keep : İç kale. Bakım. Saklamak. Geçim. Bakmak. Konumunda tutmak. Yerine getirmek. İlerlemek. İşletmek (otel vb). Tutmak.

To : İla. -e göre. Ye. Oranla. İle. Kala. E doğru. E. Ya. Arasında.

Keep to oneself : Sır saklamak. Çekingen olmak. Sokulgan olmamak. İçine kapanmak. Kendi halinde olmak. Gizli tutmak. İnsanlardan uzak durmak. Kendine saklamak. İçine kapalı olmak.

Keep to the left : Soldan gitmek.

Keep to the point : Konudan sapmamak. Konuya sadık kalmak.

Keep to the right : Yolun sağından gitmek. Yolun sağında kalmak. Sağdan gidiniz.

Keep to the straight and narrow : Doğru yoldan ayrılmamak. Doğru yoldan sapmamak.

 

İngilizce Keep to Türkçe anlamı, Keep to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keep to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Give way : Kuvveti tükenmek. Yol vermek. Küreklere asılmak. Kapılmak. Kırılmak. Çökmek. Öncelik tanımak. Boyun eğmek. Kopmak.

Gave way : Çökmek. Boyun eğmek. Dayanamamak. Küreklere asılmak. Yol vermek. Öncelik tanımak. Kapılmak.

Apply : Müracaat etmek. Gitmek (birine). Sürmek. Özen göstermek. Yaymak. İlgisi olmak. Uygulamak. Uygun düşmek. Başvurmak. Kullanmak.

Give oneself over : Kendini bırakmak. Kendini alamamak.

Adhere : Bağlanmak. İltihak etmek. Yapışmak. Bağlı olmak. Katılmak. Üyesi olmak. Bitiştirmek. Girmek.

Abandon oneself : Kapılmak.

Pore over : Gözünü dikmek. Konsantre olmak. Derin derin düşünmek. Dalmak. Tetkik etmek. İncelemek.

Resign : İstifasını vermek. Çekilmek. Bırakmak. Ayrılmak. Görevden ayrılmak. Vazgeçmek. İstifa etmek. Emanet etmek. Terketmek.

Devote : Ayırmak. Vakfetmek. Tahsis etmek. Hasretmek. Adamak. -e hasretmek. Vermek.

Stick to : Sıkı sıkıya sarılmak. Tutmak. Sadık kalmak. Yapışmak. Değiştirmeyi reddetmek. Bir konuya yoğunlaşmak. Terketmemek. Vazgeçmemek. Yerine getirmek.

Keep to synonyms : given way, abide by, be caught up in, adhere to, devotes, adheres, absorbed in, hold to, devoting, adhering, adhered, devote oneself to, apply oneself.