Gave way türkçesi Gave way nedir
- Yol vermek.
- Kendini vermek.
- Öncelik tanımak.
- Kapılmak.
- Boyun eğmek.
- Küreklere asılmak.
- Dayanamamak.
- Çökmek.
Gave way ile ilgili cümleler
English: I gave way to their demands.
Turkish: Onların isteklerine boyun eğdim.
English: The balustrade gave way and several people fell to the ground.
Turkish: Korkuluk çöktü ve birkaç kişi yere düştü.
English: The bridge gave way because of the flood.
Turkish: Köprü sel nedeniyle dayanamadı.
English: The ice gave way under his weight.
Turkish: Buz onun ağırlığı altında çöktü.
English: He never gave way to temptation.
Turkish: O asla şeytana boyun eğmedi.
Gave way ingilizcede ne demek, Gave way nerede nasıl kullanılır?
Gave : Esnemek. Yapıvermek. Hediye etmek. Vermek. Gitmek. Düzenlemek. Uçlanmak. Ödemek.
Way : Yöntem. Huy. Davranış tarzı. Davranış. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Başarmak. Tarz. Durum. Yön. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler.
Gave a bad name : Alçaldı. Kötülendi. Adını kötüye çıkardı.
Gave a call : Telefon üzerinden aradı. Aradı. Telefonla aradı. Telefon etti.
Gave a comprehensive description : Tam tasvir sağladı. Ayrıntılı bir eşkal vermek. Eksiksiz açıklama yaptı. Ayrıntılı tarif verdi.
Gave a damn : - için önemliydi. Taktı. Umursadı.
İngilizce Gave way Türkçe anlamı, Gave way eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gave way ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Be overcome with : Kötü bir şekilde etkilenmek. Tarafından mağlup olmak.
Succumbed : Yenilmek. Pes etmek. Direnememek. Dayanamayarak karşı gelmekten vazgeçmek. Yenik düşmek (hastalığa). Karşı koyamamak. Yenik düşmek.
Be overcome by : Tarafından mağlup olmak. Kötü bir şekilde etkilenmek.
Devotes : Adamak. -e hasretmek. Hasretmek. Ayırmak. Vermek. Vakfetmek. Tahsis etmek.
Succumb : Karşı koyamamak. Yenik düşmek (hastalığa). Direnememek. Ölmek. Dayanamayarak karşı gelmekten vazgeçmek. Pes etmek. Yenik düşmek.
Cannot bear : Katlanamamak. Tahammül edememek.
Bow to : Kabul etmek. Uymak.
Be taken with : Etkilenmek. Yakalanmak. Bayılmak. Tutulmak. Hoşlanmak.
Break down : Yıkılmak. Parçalamak. Bozmak. Ruhen yıkılmak. Kırmak. Bölmek. Duygularını kontrol edememek. Kendinden geçmek. Yıkmak. Bozulmak.
Gave way synonyms : apply oneself, fall in, be besotted with, cannot stand, acquiesces, cowered, make way, be caught up in, come to grief, preferring, be seized with, yield precedence to, give priority to, devoting, cracks, give the right of way, to give up, cave, abideth, caved, devote oneself to, bends, keep to, give the boot, bow down, buckle, give way, give the push, prefers, pay off, back down, give somebody the wall, come down.

Bu kısımda Gave way kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gave way ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gave way anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gave way ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.