Yıkılmak nedir, Yıkılmak ne demek
- Yıkma işi yapılmak veya yıkma işine konu olmak

- Devrilmek, yığılmak.
- Yok olmak, mahvolmak.
- Yenilmek.
- Yüklenmek.
- İstenmeyen biri çekilip gitmek, defolmak.
- Herhangi bir sebeple çökmek, göçmek.
"Yıkılmak" ile ilgili cümle örnekleri
- "... yüzükoyun yıkılıp kalmış bir kadın, kaçışan hizmetçiler..." - Y. K. Karaosmanoğlu
- "Bütün işler onun üstüne yıkılmıştı." - R. N. Güntekin
- "Zira cehalet, bakımsızlık, menfaat yüzünden her gün millî varlığımızın bir parçası koparılmakta ve yıkılmaktadır." - M. Kaplan
- "Daha birçok yalılar da metruk, bakımsız bir hâlde çöküyor, yıkılıyor, yerinde yeller esiyor." - A. H. Çelebi
Yerel Türkçe anlamı:
Hasta bitkin, perişan olmak.
Birinin evinde çağırısız yatıya, yemeğe kalmak.
Güreşte yenilmek.
Yıkılmak tanımı, anlamı:
Yıkılma : Yıkılmak işi.
Dünya başına yıkılmak : Çok sıkılmak, umutlarını yitirmek.
Üstüne yıkılmak : Yamanmak.
Yere yıkılmak : Yere düşmek.
Yıkma : Yıkmak işi.
Yapılmak : Yapma işine konu olmak. Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak.
Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.
Çökmek : Oturmak, birdenbire oturmak. Tortu dibe inmek. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Basmak, yayılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Çömelmek. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Yoğun bir biçimde duymak. Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak.
Göçmek : Oturmak. Çökmek. Bazı hayvanlar, sıcak iklimli ülkelere gitmek. Ölmek. Yerleşmek amacıyla mahalle, köy, şehir veya ülke değiştirmek.
Devrilmek : Devirme işi yapılmak. Yok edilmek, ortadan kaldırılmak. Dönmek.
Yığılmak : Çok sayıda birikmek, toplanmak. Yığma işine konu olmak veya yığma işi yapılmak. Düşmek, yıkılmak, kendini tutamayıp çökmek.
Herhangi : Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.
Bir : Eş, aynı, bir boyda. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Sadece. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Bir kez. Ancak, yalnız. Beraber. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Tek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Sayıların ilki.
Biri : Bilinmeyen bir kimse. Bir tanesi.
Gitmek : Makine, işlemek, çalışmak. Geçmek. Çıkmak, ulaşmak. Değerlendirmek, saymak, karşılamak. Yeter olmak, yetmek, yetişmek. Yapmak. Yürümek, yol almak. Satılmak. Yok olmak, elden çıkmak. Bir yerden veya bir işten ayrılmak. Götürülmek, gönderilmek. Başvurmak, yapmak. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak. Sürmek, devam etmek. Bir şey zarar görmüş olmak. Tüketilmek, harcanmak. Ölmek. Yakışmak, yaraşmak. Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak. Herhangi bir durumda olmak. Dayanmak. Bir yere doğru yönelmek.
Defolmak : Savuşmak, çekilip gitmek.
Yok : Yasak. Birinin söylediği sözlerden genel olarak kuşkulanıldığında veya sözler hafifsendiğinde kullanılan bir söz. Olmayan, bulunmayan şey. Birbirine karşıt iki cümleden, ikincisinin başına getirilen bir söz. Savunulan bir düşünceyi doğrulayan sözün başına getirilir. Bulunmayan, mevcut olmayan (nesne, kimse vb.), var karşıtı. "Hayır" anlamında kullanılan bir söz.
Olmak : Yol açmak. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Gerçekleşmek veya yapılmak. Uymak, tam gelmek. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Sürdürmek, yürütmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Yitirmek, elinden kaçırmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Sarhoş olmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Geçmek, tamamlanmak. Herhangi bir durumda bulunmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Bulunmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek.
Mahvolmak : Boşa gitmek, heba olmak. Bozulup yararsız duruma gelmek. Yok olmak. Onulmaz duruma gelmek.
Yenilmek : Savaş veya yarışmada karşısındakinden aşağı durumda kalmak, kaybetmek, mağlup olmak. Yeme işi yapılmak veya yeme işine konu olmak. Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğramak, kaybetmek.
Yüklenmek : Bir yükü taşımayı üstüne almak. Üstüne düşmek, zorlamak. Bir şeyi yapmayı kabul etmek, üstüne almak. Yükleme işi yapılmak veya yükleme işine konu olmak. Kendi ağırlığını başka bir şey üzerine vermek, bedeniyle abanmak.
Diğer dillerde Yıkılmak anlamı nedir?
İngilizce'de Yıkılmak ne demek? : v. break down, cave, cave in, collapse, come down, crack-up, crumble, drop down, fall, fall down, fall over, fall to pieces, founder, go to pieces, go to ruin, shipwreck, tumble, tumble-down, wither away
Fransızca'da Yıkılmak : être démoli, affaisser, crouler, s'effondrer, s'ébouler, s'écrouler, se ruiner
Almanca'da Yıkılmak : v. einfallen, einstürzen, zerfallen, zusammenbrechen, zusammenfallen, zusammenkrachen, zusammenstürzen
Rusça'da Yıkılmak : v. валиться, сваливаться, разваливаться, обваливаться, заваливаться, обрушиваться, рушиться, разрушаться, падать, разламываться, ломаться, дряхлеть, опускаться, свалиться, развалиться, обвалиться, завалиться, обрушиться, рухнуть, пасть, упасть, сломаться, опуститься

Bu kısımda Yıkılmak nedir? Yıkılmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yıkılmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yıkılmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.