Sig türkçesi Sig nedir

  • Çok özellikli bir konuyu tartışmak için toplanan bir bilgisayar kullanıcıları grubunun alt bölümü.

Sig ile ilgili cümleler

English: "How do you pronounce the sign @ in this language?" "at"
Turkish: "Bu dilde @ işaretini nasıl telaffuz ediyorsunuz?" "Et"

English: A long tongue is a sign of a short hand.
Turkish: Uzun bir dil, kısa bir elin işaretidir.

English: A nod is a sign of agreement.
Turkish: Bir baş sallama bir onay işaretidir.

English: A significant quantity of mercury was found in the mackerel.
Turkish: Civanın önemli bir miktarı uskumruda bulundu.

English: "Mom, you need to sign this." "Let me read it." "No, it's okay. You don't have to."
Turkish: "Anne, bunu imzalamalısın." "Onu okuyayım." Hayır, o tamam. Okumana gerek yok."

Sig ingilizcede ne demek, Sig nerede nasıl kullanılır?

Sigh : Ah etmek. Uğuldamak. İç çekme. Hafifçe inlemek (rüzgar). İçini çekmek. Ahlamak. Of çekmek. İç geçirmek. İç çekmek. Ah çekmek.

Sigh for : Gözünde tütmek. Hasretini çekmek. Özlemek. Hasret kalmak.

Sigh of relief : Rahat bir nefes alma. Rahatlama (hissi veya duygusu). Derin bir nefes alma.

Sighed : Ah etmek. İç geçirmek. Ah çekmek. Of çekmek. Hafifçe inlemek (rüzgar). İç çekme. İçini çekmek. Göğüs geçirmek. İç çekmek. Uğuldamak.

 

Sighed for : Hasretini çekmek. Hasret kalmak. Hasret kalmış. Gözünde tütmek. Hasret.

Sighers : Bir kimsenin rahatlama veya dert işareti olarak yüksek sesle içini çekmesi veya nefesini boşaltması.

Sighs : Hafifçe inlemek (rüzgar). İç çekme. Ah çekmek. Ahlamak. İç geçirmek. Ah etmek. Of çekmek. Göğüs geçirmek. Uğuldamak. İçini çekmek.

Sight : Görünüm. Gözlemek. Kanı. Göz erimi. Görme yeteneği. Görmek. Bakmak. Gözlem yapmak. Nişan almak. Görülen şey.

Sigher : Bir kimsenin rahatlama veya dert işareti olarak yüksek sesle içini çekmesi veya nefesini boşaltması.

Sight draft : İbrazından ödenecek poliçe. Görüldüğünde veya ibrazında ödenecek senet. İbrazında ödenecek poliçe. Görüldüğünde ödenecek poliçe ya da kambiyo senedi. İbrazında ödenen poliçe. Görüldüğünde ödenecek poliçe. Vadesiz poliçe. Görüldüğünde ödenmesi gereken poliçe. İbrazında poliçe.

İngilizce Sig Türkçe anlamı, Sig eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sig ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hunker : Topuklarının üstüne çömelmek. Çömelmek. Topuklarının üzerine çömelmek. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri.

Lounge : Oyun gösterisine ara verildiğinde, seyircilerin dinlenmeleri için ayrılan yer. Aylaklık etmek. Şezlong. Divan. Tembelce uzanmak. Yayılmak. Başka bir yere hareket etmeyi beklerken insanlar kısa süreyle otursun veya dinlensinler diye tasarlanmış yer. Salon. Tembellik etmek. Yayılıp oturmak.

 

Interpret : Sözlü tercüme yapmak. Yormak. Açıklamak. Tercüme etmek. Yorumlamak. Oynamak. Tabir etmek. Çevirmek. Değerlendirmek.

Scrunch : Çatırdamak. Ezmek. Sığışmak. Çatır çutur yemek. Kırışmak. Buruşmak. Sığıştırmak. Çatırdatmak. Çıtırdamak. Hışırdatmak.

Rest : Dikmek (bakış). Es. Durmak. Huzur. Dinlenme. Güvenmek. Uyku. Kalan. Yaslanmak. Durup dinlenmek.

Seat : Oturacak yer. Kıçını tamir etmek (pantolon). ...kişilik oturma kapasitesi olmak. Bir seyircinin tiyatro seyrederken oturduğu yer. Oturtmak. Merkez. Mevki. Koltuk. Yerine oturtmak. Ata oturuş biçimi.

Scrunch up : Buruşmak. Kırışmak. Çömelmek.

Sprawl : Yayılıp yatmak. Sere serpe uzanmak. Serilmek. Yayılma. Çok geniş bir alana yayılmak. Uzanmak. Yayılmak. Dağılma. Sereserpe uzanmak. Genişlemek.

Hymn : İlahi okuyarak kutlamak veya ifade etmek. Ulusal marş. İlahi söylemek. Milli marş. İlahi. İlahi okumak.

Perch : İlişmek. Tavukların geceleri uyuduğu, dinlendiği bölme. Oturmak. Tatlısulevreği. Yerleştirmek. Tatlı su levreği. Avrupa ve kuzey asya tatlı sularında yaşayan, çeşitli solucanların, bu arada geniş tenyanın arakonakçısı balık. Tünemek. Tünek. Tüneklemek.

Sig synonyms : hunker down, solmizate, squat, crouch, sit down, roost, carol, madrigal, troll, render.

Sig zıt anlamlı kelimeler, Sig kelime anlamı

Lie : Palavra. Mideye oturmak. Kalmak. Kandırmak. Yalan. Durmak. Yatmak. Yalan atmak. Yalan söylemek. Yasal olmak.

Stand : Ayaklık. Kullanılmadığı zamanlarda gitarı dengede tutmak için altına yerleştirilen sehpa. Desteklemek. Kanıtlamak. İhtiyaç duymak. Gitar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Statif. Kalmak. Bulunmak. Alıcı ya da göstericinin çalıştırılması sırasında sallanmamalarını sağlamak amacıyla kullanılan üç ayaklı destek.

Small : Mütevazi. Basit. Fakir. Arka. Zayıf. Mini. Ufak. Minik. Önemsiz. Hafif.

Sig antonyms : little.

Sig ingilizce tanımı, definition of Sig

Sig kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Urine.