Sigh türkçesi Sigh nedir

  • İçini çekmek.
  • Hafifçe inlemek (rüzgar).
  • Göğüs geçirmek.
  • Ah çekmek.
  • İç çekmek.
  • İç çekme.
  • Ah etmek.
  • Uğuldamak.
  • Ahlamak.
  • Of çekmek.
  • İç geçirmek.

Sigh ile ilgili cümleler

English: He gave a sigh of relief.
Turkish: O rahat bir nefes verdi.

English: Ali gave a sigh of relief.
Turkish: Ali oh dedi.

English: Ali let out a big sigh of relief.
Turkish: Ali büyük bir rahatlama nefesi verdi.

English: Everybody in the room let out a sigh of relief.
Turkish: Odadaki herkes rahat bir nefes verdi.

English: I could not but sigh when I heard the news.
Turkish: Haberi duyunca nefes alamadım.

Sigh ingilizcede ne demek, Sigh nerede nasıl kullanılır?

Sigh for : Özlemek. Hasret kalmak. Hasretini çekmek. Gözünde tütmek.

Sigh of relief : Derin bir nefes alma. Rahat bir nefes alma. Rahatlama (hissi veya duygusu).

Breathe a sigh of relief : Rahat bir nefes almak. Derin bir oh çekmek.

Breathe a sigh : Oflamak.

Deep drawn sigh : Derin iç çekiş.

Sighers : Bir kimsenin rahatlama veya dert işareti olarak yüksek sesle içini çekmesi veya nefesini boşaltması.

Sighed : İç çekmek. Ah çekmek. Hafifçe inlemek (rüzgar). Göğüs geçirmek. İç geçirmek. Of çekmek. Uğuldamak. İçini çekmek. İç çekme. Ah etmek.

Heave a sigh : İç çekmek. İç geçirmek. Ah çekmek. Of çekmek. İçini çekmek.

 

Fetch a sigh : İç geçirmek. İç çekmek.

Sighing : Göğüs geçirmek. İç çekmek. Hafifçe inlemek (rüzgar). Ah çekmek. İç geçirmek. Ah etmek. İç çekme. Ahlamak. Of çekmek. Uğuldamak.

İngilizce Sigh Türkçe anlamı, Sigh eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sigh ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Howled : Ürümek. İnlemek. Bağırmak. Havlamak. Bağırma. Kahkaha atmak. Ulumak. Uğuldamak (rüzgar).

Howls : Ürümek. Bağırmak. Havlamak. Ulumak. İnlemek. Kahkaha atmak. Uğuldamak (rüzgar). Bağırma.

Bombinate : Vızıldamak.

Boom : Yükselmek. Gümbürtü. Yıldızı parlamak. Üzerine üst üste çeşitli ışıldaklar yerleştirilebilen direk. Hızla artmak (ticaret). Gelişmek. Ortaklıktaki darlıktan yararlanarak aşırı kazanç sağlamak için kurulan düzenin ortaya çıkması sonucunda pay ve borç belgiti ederlerinin yükselmesini zorlama. İktisat, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Genel satakda canlılık. Artırmak.

Damn : Lanetlemek. Küfretmek. Değersiz şey. Lanetlenmek. Beddua. Mahkum etmek. Lanet. Sövmek. Lanet etmek.

Hum : Vızıldamak. Vızlamak. Vızıltı. Hımlamak. Mırıltı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mırıldanmak. Vınlamak. Hımlama. Vızır vızır çalışmak.

Suspire : Nefes almak.

Howl : İnleme. Uluma. Ürümek. Bağırmak. Bağırma. İnlemek. Uğuldamak (rüzgar). İnilti. Ulumak.

Sigh synonyms : sighed, draw a sigh, booms, buzz, bombilate, buzzed, utterance, vocalization, buzz around, gabbled, heave a sigh, groan, sighing, gabbles, fetch a sigh, damns, sighs, inhale, inhales, suspiration, suspired, groans, breathe, groaned, respire, take a breath, boomed, gabble, buzzes.

 

Sigh ingilizce tanımı, definition of Sigh

Sigh kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of sighing. To make a deep single audible respiration, especially as the result or involuntary expression of fatigue, exhaustion, grief, sorrow, or the like. A deep and prolonged audible inspiration or respiration of air, as when fatigued or grieved. To exhale (the breath) in sighs. To inhale a larger quantity of air than usual, and immediately expel it.