Interpret türkçesi Interpret nedir

  • Canlandırmak.
  • Tercümanlık etmek.
  • Çevirmek.
  • Sözlü tercüme yapmak.
  • Tercüme etmek.
  • Tabir etmek.
  • Anlamını açıklamak.
  • Değerlendirmek.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Yorumlamak.
  • Oynamak.
  • Açıklamak.
  • Yormak.
  • Tercümanlık yapmak.

Interpret ile ilgili cümleler

English: Ali consulted a dream dictionary in order to interpret his nightmare.
Turkish: Ali kabusunu yorumlamak için rüya sözlüğüne baktı.

English: Don't interpret their silence as obedience.
Turkish: Onların sessizliğini itaat olarak yorumlama.

English: How do you interpret these sentences?
Turkish: Bu cümleleri nasıl çevirirsin?

English: I don't know how to interpret his words.
Turkish: Onun sözlerinin anlamını nasıl açıklarım bilmiyorum.

English: How do you interpret this poem?
Turkish: Bu şiiri nasıl çevirirsiniz?

Interpret ingilizcede ne demek, Interpret nerede nasıl kullanılır?

Interpret as : Şeklinde yorumlamak. Yorumlamak. Olarak yorumlamak.

Interpretable : Belirli bir şekilde anlaşılabilir. Tercüme olunur. Yorumlanabilir. Bir dilden başka bir dile tercüme edilebilir. Açıklanabilir.

Interpretation : Açıklama. Yasa, tüzük ve her tür işlemlerdeki yazılımların anlamlarını açıklama, çeviri yapma, birtakım eklemelerle gerçekten anlaşılır bir duruma sokma. Tabir. Canlandırma. Çeviri. Bir yapıtın anlamını aydınlatmada tutulan inceleme ya da düşünme yolu. Eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. İzah etme. Sözlü tercüme. Tefsir.

 

Interpretation of dreams : Rüya tabiri. Halkın, düşlere dayanarak kişi, nesne ve olayların geçmiş ya da gelecekleriyle ilgili olarak yaptığı geleneksel yorumlar, bk. halkbilgisi. krş. halk bitkibilimi, halk hayvanbilimi, halk havabilimi, halk yıldızbilimi, bakı. Düşlerin yorumu. Rüyaların açıklaması. Düşyorum.

Interpretation of treaties : Anlaşmaların yoğunlaşması. Antlaşmaların yorumu.

Interpreter : Dilmaç. Çevirmen. Yorumlamak program. Yorumlamalı program. Yorumlayıcı. Girdi olarak verilen deyim ya da yordamları, herhangi bir amaç izlence üretecek biçimde derlemeksizin, doğrudan uygulayan bir izlence, bk. çevirici, derleyici. Yorumcu. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Veri kartlarına işlenmiş olan bilgilerin dökümlerini yazılı olarak veren elektriksel araç. Tercüman.

Interpretational : Aydınlatıcı. Yorumlayıcı. Belirli bir karakterin dramatik sahnelenmesiyle ilgili. Yorumsal. Açıklayıcı. Yorumlamaya ait veya ilgili.

Interpreters : Çevirmen. Yorumlayıcı. Tercüman. Yorumcu.

Interpreting : Dilmaçlık. Sözlü tercümanlık. Sözlü çeviri. Sözlü tercüme yapma mesleği.

Interpreted : Açıklanmış. Belli bir üslup ile sahnelenmiş. Bir dilden başka bir dile sözlü olarak tercüme edilmiş. İzah edilmiş. Yorumlanmış. Aydınlatılmış. Belirli bir şekilde anlaşılmış veya açıklanmış.

İngilizce Interpret Türkçe anlamı, Interpret eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interpret ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Accelerator key : Hızlandırma tuşu. Belirli işlemler yapmak için hızlı erişim sağlayan tuş dizisi. Kısayol tuşu. Hızlı erişim tuşu. Hızlandırıcı tuş. İvmelendirme tuşu.

Appraise : Değer takdir etmek. Takdir biçmek. Kıymet takdir etmek. Değer biçmek. Değer tespit etmek. Paha biçmek. Fiyat saptamak.

Averts : Olmasını önlemek. Engellemek. Menetmek. Bertaraf etmek. Başka tarafa çevirmek. Gidermek. Meydan vermemek. Defetmek. Yön değiştirmek.

Construe : Mana çıkarmak. Anlamak. Çeviri yapmak. İncelemek. Tahlil etmek (cümleyi). Tümcenin öğelerini incelemek. Tefsir etmek.

Put into : Para yatırmak. -e tercüme etmek. -e yatırım yapmak. İçine koymak. (gemiyi) -e sokmak. -e ... katmak. (gemi) -e girmek. -e para vermek.

Act : -e etkimek. Bölüm. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Yapmak. Rol yapmak. Hukuk, kimya, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Yasa. Bir tiyatro yapıtında olay dizisinin ana kesimlerini oluşturan ve kendi içinde bütünlüğü olan bölüm. Oyuncunun gerekli ses uygulayımı ve gövde hareketleri ile bir oyun kişisini canlandırması ya da göstermesi. Numarası yapmak.

Brightens : Aklamak. Neşelendirmek. Yüzünde mutlu bir ifade belirmek. Aydınlatmak. Aydınlanmak. Mutlu olmak. Canlanmak. Parlamak. Canlılık vermek (bir yere).

Take : Avalanan hayvan miktarı. Çevirim eylemi. Yakalamak. Hasat. Kabul etme (vücut). Tutulan balık miktarı. Ele almak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Reaksiyon. Etkili olmak.

Interpret synonyms : literalise, mythicise, mythicize, spiritualise, re explain, render into, interprets, commenting, ascribe to, appraising, abbreviate, chop, read between the lines, averting, attributed, reckon, bend, decipher, accelerate, act a part, extract, ac adapter, brisked, attributes, spiritualize, clarifying, commented, assemble, commentating, annuls, access key, brisk up, doing up.

Interpret zıt anlamlı kelimeler, Interpret kelime anlamı

Spiritualize : Tinselleştirmek. Manevi değer kazandırmak. Manevi anlam vermek.

Literalize : Kelimesi kelimesine yorumlamak. Harfi harfine açıklamak. Gerçekçi yapmak (ayrıca literalise). Edebileştirmek. Aslına uygun bir şekilde yorumlamak.

Interpret ingilizce tanımı, definition of Interpret

Interpret kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to interpret the Hebrew language to an Englishman. To decipher. To define. To act as an interpreter. Applied esp. to language, but also to dreams, signs, conduct, mysteries, etc. To interpret an Indian speech. To expound. To translate orally into intelligible or familiar language or terms. To explain or tell the meaning of.